Menü

Filiz Akın’ı Sevenler Kulübü

Yüzüne renk gelmiş Filiz Akın’ın. Bir dinlenmiş.bir uyumuş ki onu gören kış uykusundan kalktığını zannediyormuş. Son aylarda hiç durmamacasına çalışmış… Kendi filmleri bir taraftan, diğer firmalara yaptığı filmler bir taraftan, canından bezdirmiş genç kadını. Fakat kameraya “stop” dendiği günden bu yana, on beş gün ölmüş ve Filiz, bu on beş gün içerisinde, on beş dakika bile çıkmamış sokağa. Zaten çoktandır İlker’de annesini görmediği için huzursuzlanıyormuş. Şimdi anne-oğul, birbirlerinde hasret gidermeye çalışıyorlarmış:

– Bu işten en çok memnun olan da İlker, diyor.

Filiz Akın. Üzerinde portakal rengi lastik örgülü bir kazak ve sarı çiçek desenli kahverengi bir pantalon var. Onu gören, iki yaşında çocuk annesi olduğuna dünyada inanamaz. Sinemaya uçak şirketi memureliğinden gelen Filiz Akın’Ia; anne Filiz Akın arasındaki en önemli fark anneliğin verdiği ciddi bir olgunluk. Bunun dışında, yine canlı, yine neşeli ve yine kibar bir Filiz’le konuşuyor ve yanında kendinizi yalnız hissetmiyorsunuz.

Filiz Akın'ı Sevenler KulübüSon günlerde, oldukça büyük bir işi varmış genç kadının. Ve onun içinde, durmadan, yabancı dergileri tetkik ediyor Avrupalı, Amerikalı meslekdaşlarından geri kalmamak için gayret sarfediyormuş. liderleri İstanbul’da olan 250-300 kişilik bir genç kız gurubu, dünyanın bir çok yerinde olan, ”Jbonny Halliday’i sevenler”, “Rita Pavone’yi sevenler” gibi Türkiye’de de “Filiz Akın’ı sevenler kulübünü” kuracaklarmış. Şimdi kulübün hazırlıkları ile uğraşan hayranları, aktrisin çalışmamasından istifade ederek, işin detayını Filiz’e bırakmışlar, Bu jestin kendisini çok memnun ettiğini söyüyen Filiz Akın:

– Zannederim, böyle bir şey ilk defa yapılacak, diyor. Onun için elim izden geldiği kadar mükemmel olmasına çalışıyoruz. Bunun dışında, bir de gezi programı var Filiz’in… Mayıs ayı içerisinde, eşi ile birlikte Avrupa’ya gidecek. İki ay kalmayı düşünen mutlu, çift, hemen bütün Avrupa’yı gezeceklermiş, Filiz, İsviçre, İspanya, İtalya ve Fransa’yı, Türker İnanoğlu da, Almanya, İngiltere, Belçika, Hollanda ve Danimarka’yı görmek istiyormuş. Şayet gidecekleri güne kadar bir başka memleketi de görmek arzusunu duymazlarsa, gezi programı bu saydığımız ülkeler çevresinde olacakmış…

İşin buraya kadar olan kısmı, pek hoşuna gidiyormuş Filiz’in. Yeni yeni memleketler görmek, yeni insanlarla tanışmak oldukça cazipmiş, Fakat gel gelelim, İlker’den ayrılmak yok mu, işte o kurşun gibi çöküyormuş kalbine…

– İlker’i de bir götürebilsem, diyor. İşte o zaman dünyalar benim olacak.

Fotoğraflar çekilirken, annesinin yanma gelip poz veren İlker, ismini duydukça başım oyunca ayışından kaldırıp bize bakıyor ve Annesi, diyor.

Hele cevap vermeyi ihmal etsin Filiz. İş te o zaman, hiç susmamacasına:

– Filiz abla, diye bağırıyor. Bu sesleniş birazda Filiz’in hoşuna gittiği için, genç kadın çoğunlukla, oğlunun çağırmalarına ses vermiyormuş. İşte yeni yaşantısı bunların üzerine kuruluymuş. Geziler bitip, kulüpler kurulduktan sonra Filiz Akın tekrar çalışmaya başlıyacak ve uzun bir süre dinlenmek için fırsat kollıyacakmış…

(Alıntıdır. Bkz. http://www.tozlumagazin.net/shop/urun/pazar-dergisinin-1967-tarihli-550-sayisi/)

10.02.2017 16:17

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 26 Ağustos 2015 11:42

    Melis Çiftçi

    Kim sevme filiz akınııı
  • Yayınlandı: 7 Eylül 2015 12:22

    HALİT KUMRU

    sevemeyen varmıydı kendisini acaba :D
  • Yayınlandı: 7 Eylül 2015 12:22

    AHMET SEZEN

    güzelliği oyunculuğu nasıl sevilmezdi filiz akın :)