Menü

Francis Ford Coppola’nın Yeni Zaferi

«SAN Fransisco Sultan»… 70’li yıllarda peşpeşe aldığı Oscar ve Altın Palmiye ödüllerinden sonra Coppola bir süre böyle anılmaya başladı. İtalyan asıllı Amerikalı yönetmen için bu pek de abartılmış bir övgü sayılmazdı gerçekten. 1972’de «Baba» filmiyle aldığı ilk ödülden sonra Coppola başarılarını yükselttikçe yükseltti. «Baba – II», «Konuşmalar» (Conversation), «Kıyamet» (Apocalypse Now) adlı filmleriyle ödüller koleksiyonunu zenginleştirdi.

Rumble FishZengin ve başına buyruk kimliğiyle tanınır Coppola. Gerçekleştirmeyi çok istediği bir yapıt söz konusu ise filmin hem yapımcısı, hem yönetmeni olur. Senaryosunu yazar, hatta müziğini dahi kendi yapar. Kimseden yardım istemeyen bu tutumuyla bir sinema yönetmeninin olağan sınırlarını aşan bir kişidir. Nitekim, «Kıyamet» (Apocalypse Now) filmini Hollywood’daki yapımevlerinden bağımsız olarak tümüyle kendi parasıyla yapmış, bu filme yatırdığı 30 milyon dolarla sinema tarihinin en büyük kumarını oynamıştı. Bu kumardan Coppola alnının akıyla çıktı. Film büyük başarı sağlayarak sinema dünyasının en özgün, en kişisel yapımı olarak ünlendi ve Cannes’da Altın Palmiye ödülünü kazandı. İnişli – çıkışlı sinema yaşantısında derken, «One From the Nord» filmiyle Coppola bu defa beklenmedik büyük bir iflasın eşiğinde buldu kendini. Yine aynı hesap üzerinden yürümüştü, ama işler bu kez umduğu gibi çıkmadı. Varını yoğunu yitirdi. Mahvolmuş gözüyle bakıldı kendisine. Ancak «Outsider’s» filmiyle kendi mucizesini yarattı Coppola ve yeniden yükseldi.

GENÇLİK DESTANI

1984’teki en son filmi «Rumble Fish» adını taşıyor. Şubatta çekimi tamamlanan yapım bir «gençlik destanı» olarak tanımlanıyor ve yönetmenine dorukta kalmayı vaad eder görünüyor.

«Rumble Fish», Coppola’nın 11. yapımı. «Outsider’s» filmindeki aynı yapımcı, aynı yazar, aynı oyuncular rol alıyorlar. Konu aynı bunalan gençlik… Ve aynı teknik ekip. Ancak ortaya çıkan bambaşka «bir film. Yapımcısının defalarca silip bozduğu, stilize ettiği bir ürün. Eleştirmenlere göre süzme bir zevkin ürünü.

Film iki kardeş arasındaki çapraşık ilişkiyi konu ediyor. Rusty James alkolik babası ve çevresindeki bir grup arkadaşıyla yaşamını sürdüren Amerikalı bir gençtir. Ağabeyi ise mahallenin herkesçe kabullenilmiş korkulan ve saygı duyulan kabadayısıdır. «Motorcycle Boy» derler ona. Kardeşi kendisine taparcasına derin bir hayranlık duymaktadır. Bir dönem sonra «Motorcycle Boy» giriştiği bir kavgadan tükenmiş olarak çıkar. Dövülmüş, ezilmiştir, yarı sağır, peltek ve renk körü biri olur. Bu andan itibaren film de siyah-beyaza dönüşür. Sadece yer yer filme adını veren kavga balıkları (Rumble Fish) mavi ve kırmızı olarak görülürler.

Kavgacı balıklar, bir akvaryuma konulduğunda birbirini parçalarcasına kavgaya tutuşan Siyam balıklarıdır. Eğer önlerine bir ayna konursa bu kez de kendi akislerine saldırırlar. Filmde, yok olma pahasına birbirlerini öldürmeye ahdetmiş bunalımlı gençliğin simgesidirler. Hayatın bir döğüş olduğu söylenmiştir bu gençlere ve döğüş onlar için hayatın ta kendisi olur.

Tüm filmlerinde insanların ruh halini inceden inceye işlemesini seven Coppola ‘Rumble Fish’de konu ettiği gençlik için şöyle diyor: «Labirentte yollarını bulamayan fareler vardır. Günümüz gençliği bu durumdadır kanımca. Kendilerini özgürce geliştirecek alan bulamıyorlar. İçgüdüsel olarak verdiğimiz öğütler onları denetlemeye yetmiyor artık.»

ÇIRAKLIKTAN USTALIĞA

Yeni filmi bir ‘gençlik efsanesi’ olarak lanse edilen Coppola, bugün 45 yaşında. Sinema macerasına California Üniversitesi’nde sinema yüksek okulunun derslerini izleyerek başlamış. Ama esas eğitimini Roger Corman’ın yanında yapmış. «Corman’ın garajını süpürdüm, bahçıvanlığını yaptım, her işini gördüm» diyor eski çırak, yeni yönetmen.

Francis Ford CoppolaCoppola, tüm filmlerinde insanların ruh halini inceden inceye işlemesini seven bir yönetmendir…

Coppola kendini ilk kez «You are a Big Boy Now»la tanıttı. Birkaç senaryo denemesinden sonra «Fain’s Rainbow» pek tutunmayan bir film oldu. Bunu daha sonra «The Rain People» (Buhranlı Yıllar) izledi. Film Amerikan sinemasında kahraman imgesinin yıkılarak küçük basit sıradan insanların dünyasını perdeye yansıtan yeni bir anlayışın örneklerindendi. Ve sıra geldi ünlü «Baba» filmine. Paramount’un bu önerisine, başlangıçta asıl gerçekleştirmeyi arzuladığı «Conversation» filmi için zaman ve para kazanma fırsatı gözüyle baktığını söylüyor Coppola. Ama, film 72’de Cannes’te ‘en iyi film’ ödülünü aldı. Ardından «Baba-ll» 74’te tam 7 Oscar birden topladı. Gangster filmleri daha önce de çevrilmiş olmasına rağmen Coppola bu adamların yaşam öykülerini ele alarak konuya ayrı bir anlatım getiriyordu.

Bu iki film arasında Coppola kendi özlemi olan «Conversation»u çevirdi. Bir kadının özel yaşamını gizlice banda alan Harry’nin öyküsüydü bu. O dönemlerde cereyan eden Watergate skandalına benzer bir konuydu. 73’de yine ödül aldı.

1979’da Vietnam Savaşı’nın korkunçluğu ve dehşeti üzerine yaptığı «Apocalypse Now» filmine Coppola tüm varlığını, tüm servetini yatırdı. A’dan Z’ye, iğneden ipliğe kendisi ilgilendi bu filmle, sonunda da parlak bir zafer kazandı.

Şimdi gözler ünlü yönetmenin son filminde: «Rumble Fish» bakalım Coppola’nın ününü arttıracak mı?

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1984-tarihli-31-sayisi)

29.07.2019 23:49

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar