Menü

Frank Sinatra’yı Hayata Döndüren Aşk

Doktorlar, hastanın tehlikeyi atlattığını müjdeledikleri zaman uykusuzluktan avurtları çökmüş, rengi sararmış, üzgün kadının yüzü belli belirsiz bir tebessümle aydınlanmıştı. Yıllardan beri bir kere olsun bir dua mırıldanmak aklının köşesinden geçmemişti, ama şimdi aldığı haberin sevinci içinde gayri ihtiyari, «Tanrım sana şükürler olsun,» diyordu.

Frank Sinatra’yı Hayata Döndüren AşkHasta ilk çorbasını bu müşfik ve fedakar kadının elinden içti. Alnında biriken terleri gene bu müşfik kadının kolonya kokan mendiliyle kuruladı, yatağında doğrulmak istediği zaman bu fedakar dost arkasına yastıkları koydu, başını yastıklara dayadı. Hasta, kendini toplamaya başladığı zaman da gene bu kadının tatlı tebessümüyle karşılaştı ve her şeye rağmen kendini mutlu hissetti. Evet, Frank Sinatra’yı genç eşi Mia Farrow terk etmişti. Ağır bir zatürreeye yakalandığı zaman, «Kim bakacak bana?» diye düşünüyordu. Ümitsizliğe kapılmıştı. Ama başucunda oturan bu solgun yüzlü kadın, Frank Sinatra’ya geçirdiği üzüntüleri, uğradığı hayal kırıklıklarını bir anda unutturmayı başarmıştı. Frank Sinatra, gözlerini açıp da karşısında Ava Gardner’i gördüğü zaman hem şaşırmış hem de çok sevinmişti. Şaşırmıştı çünkü, Amerikan sinemasının bu ünlü yıldızıyla yıldırım aşkına tutulup evlendikten sonra fırtınalı bir evlilik hayatı sürüp gene fırtınalı bir şekilde boşanmıştı. Yıllarca sonra Ava’nın eski kırgınlıkları unutup hasta yatağının başucuna koşması Frank Sinatra için gerçekten şaşırtıcı bir olaydı. Aktör sevinmişti, çünkü bunca yıldır tanıdığı güzeller arasında en çok sevdiği Ava’sı gene yanıbaşındaydı. Frank Sinatra, Ava’dan ayrıldıktan sonra büyük bir hata işlediğini hemen anlamıştı. Fakat bunu kimseye belli etmemişti. Eski eşinin İspanya’da maceralı bir hayat sürmesi, Frank Sinatra’nın hislerini açığa vurmasını önlemişti. Daha sonra da Ava Gardner’in maceralarından vaz geçip tekrar sinemada yeni bir hamle yapmak istemesi, Sinatra’yla aralarında uzaktan uzağa bile olsa bir yakınlaşmanın doğmasını sağlamıştı.

Frank Sinatra’yı Hayata Döndüren AşkFrank Sinatra, nekahet devresini atlattıktan sonra Ava Gardner eski kocasını Palm Beach’teki villasına götürdü. Eski karı – koca burada yılların hasretini dindirdiler. Sinatra, Ava’nın varlığı sayesinde çabucak kendini toplamış, seki neşesine kavuşmuştu. Artık Mia Farrow ile geçirmiş olduğu günler ona korkunç bir kabus gibi geliyordu. Eski karı – koca, yıllarca önce aralarında geçmiş olan kırgınlıkları unutup her şeye yeniden başlamak azmindeydiler. Fakat bu kararlarını basının öğrenmesini istemiyorlardı. Zira her şeye rağmen eski kavgaların yeniden başlaması, eski dargınlıkların tekrarlanması ihtimali onları korkutuyordu.

Korkmakta da haklıydılar, çünkü Ava Gardner ve Frank Sinatra, karakter bakımından birbirlerine ikiz kardeş denecek kadar benzedikleri için anlaşmaları zor olmuştu. Frank Sinatra, Ava’nın uğruna ilk eşi Nancy Barbato’dan boşandıktan sonra nikah günü tesbit edilmiş, fakat o sabah nişanlılar kavga edip darıldıkları için nikâh geri bırakılmıştı. Ancak üç gün sonra iki tarafın müşterek dostları nişanlıları barıştırmışlar ve nikah yapılmıştı.

Ava ile Frank Sinatra’nın evlilik hayatı da çok fırtınalı geçmişti. Ava kavga konusu bulamazsa Frank Sinatra bir şey icat ediyor, karı – koca, gece – gündüz, her yerde, herkesin yanında kavga ediyorlardı. Netekim birbirlerini çok sevdikleri halde günden güne şiddetini artıran geçimsizlik kavgaları bu evliliğin uzun ömürlü olmasına imkan bırakmamıştı.

Tabii 1950 yıllarının Ava’sı ve Frank Sinatra’sıyla bugünün Ava’sı ve Frank Sinatra’sı arasında çok büyük farklar bulunduğunu da kabul etmek gerekiyor, ikisi de gençlik yıllarını çoktan geride bıraktılar. İkisi de birbirlerinden ayrı kaldıkları yıllarda çok acı tecrübeler geçirdikleri için, gerçek sevginin, bağlılığın ne demek olduğunu nihayet anlayabildiler. Sinatra, tekrar filim çalışmalarına başlamak üzere Hollywood’a döndüğü zaman herkes ondaki değişikliği hemen fark etti.

Bakalım, bu yeni aşk macerası ne zaman mutlu bir yuvaya temel olacak? Ama Frankie bu… Uçarı çapkın Frankie’nin gönlünde ne zaman, nasıl bir fırtınanın eseceğini kimse bilemez ki…

(Alıntıdır. Bkz. http://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1968-tarihli-36-sayisi)

10.08.2019 22:57

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 24 Ağustos 2015 18:24

    ANIL KUŞÇU

    Başlıkta yazdığı gibi hayata dönmüş kadın resmen :D
  • Yayınlandı: 24 Ağustos 2015 18:24

    BATUHAN AÇIKGÖZ

    öyle olmuş helal olsun :D