Menü

Futbolda Hazırlık Maçı Yoğunluğu

HAZIRLIK maçlarının iki amacı vardır. Bu amaçlardan birincisi, takımdaki futbolcuları birbirlerine kaynaştırmak ve yeni transferlerin takım oyununa uyumunu sağlamaktır. İkinci amacı ise, kasaya para doldurmaktır. Ne var ki bazı kulüplerin yöneticileri şu günlerdeki tutumlarıyla ikinci amaca yönelmiş görünüyorlar. Bu işte de başı Fenerbahçe çekiyor. Örnek aranırsa İran yolculuğu gösterilebilir.



300 BİN LİRA İÇİN

Durmadan dinlenmeden, oradan oraya koşarak haftada en azından iki maç yapıyor Fenerbahçe. Yöneticiler «Parra… Parra…» diyorlar da başka söz etmiyorlar; olan da futbolculara oluyor. Kısmetlerine son olarak İran seyahati çıktı. Bavullar toplandı, uçağa atlandı ve «Ver elini Tahran» denip gidildi… Sarı – Lacivertli futbolcular, geçen haftadan yorgun çıkmışlardı. Ağır idmanların yanında zorlu maçlar oynamışlardı. Ama kimse, istese de istemese de buna karşı çıkacak durumda değildi. Yöneticiler, «Transferde büyük harcamalar yaptık, bunun hiç olmazsa yarısını hazırlık maçlarından çıkarmak gereklidir» düşüncesindeydiler.



İşte Fenerbahçe, İran’a bu nedenle gitmişti. Ve sahada dolaşan takım 3 gol yemişti. Çünkü futbolcular maçı «Yasak savmak» için oynamışlardı. Başka türlü olsa, yakın geçmişte, Milli Takımın eksik kadrosuyla yendiği İran’dan 3 gol yemezlerdi. Sonra çileleri daha bir çoğalmıştı. Çünkü Fenerbahçe İran’a gittikten sonra Kıbrıs harekatı başlamış, bu yüzden takım önce Beyrut, sonra İstanbul’a dönmüştü. Futbolcular yorgundu. Ama yöneticiler için hiç de gam değildi. 300 bin lira kasaya girmişti… Önemli olan buydu.

HAYDİ DİYARBAKIR’A

Bitmek bilmiyordu serüven. Bir gece önce yurda dönenler şimdi de daha önce verilen sözü yerine getirmek için sabahın köründe Diyarbakır’ın yolunu tutmuşlardı. Orada da «Para maçı» vardi. Önceleri bol keseden atanların şimdi düşündükleri mali sıkıntıyı giderme hesabı vardı…



Futbolcular için «Boyun kıldan inceydi»… Diyarbakır’daki maç da maddi yönden belki yeterliydi, ama futbol yönünden fiyasko olmuştu. Kemal’in kaleci Adil’i de çalımlayarak attığı gole ancak son beş dakikada cevap verilebilmiş ve beraberlik kurtarılmıştı. Ne var ki önemli olan sonuç değil, oyundu. Ve bıkkın Fenerbahçe, iyi oynamamıştı. Bu arada Fenerbahçeli futbolcuların kazancı «Eşantiyon» olarak alınan karpuzlardı. Herhalde günün birinde, «Yorgunluktan bittik» diyerek kazan kaldıracak futbolculara böyle bir düzende hiç kimsenin kızmaya hakkı olmayacaktı…



İyi ama, gazetelerde sütun sütun demeçleri çıkan Didi neredeydi. Bir dediği iki olmayan Fenerbahçe Teknik Direktörü, bu bilinçsiz gidişe niye karşı çıkmıyordu. Yoksa… «’Fenerbahçe’yi çalıştırmayı, Brezilya Milli Takımını çalıştırmaktan daha yeğ tuttuğu» söylenen Didi, «Gözlerimi kaparım, görevimi yaparım» mı diyordu? Ama bu arada unutulan büyük bir gerçek vardı. Didi’nin Brezilya Milli Takımını çalıştıracağı, ve bu işe bir yıl sonra başlayacağı haberini yazarak Didi’nin değil, Fenerbahçe’nin reklamını yapanlar, bu haberlerin «Akıl yoluna» ters düştüğünü düşünmemekle kalmıyorlar, Brezilya Milli Takımı antrenörlüğüne Brandao’nun atandığını da bilmezlikten geliyorlardı. Sonra da, bununla bile kalmayıp Didi’nin ağzından, «Türkiye benim ikinci vatanım» diye balonlar uçuruyorlardı.



Allah bilir ya, bu demece Didi’nin kendisi bile inanmazdı. Çünkü akıl var, mantık vardı. Ne Didi böyle bir şeyi söylerdi, ne de FİFA’nın yeni başkanı olan mülti-milyoner Brezilyalı Havalange, Didi’ye çok gereksinim duyuyorsa, «Siyah Kobra»yı Türkiye’ye gönderirdi. Çünkü böyle bir mülti-milyoner için Didi’yi Türkiye’ ye göndermemek 2 – 3 milyon liradan fazlaya patlamazdı. Kaldı ki, böyle bir işte, para kendi cebinden de çıkmazdı.

İşte… Didi, böylesine bir kaosun içindeydi… Ve Tanrı bilir ya, siyahi Teknik Direktör böylesine abartmacalı, böylesine futbol verilerine aykırı bir ortamda bulunmaktan dolayı çoktan pişmanlık duymaya başlamış olmalıydı.



Ne var ki, Didi de bir yerden sonra, kendi mali hesaplarının paralelinde «Alt tarafı, kıyamet kopmaz ya!» demekte haklı olabilirdi. Ama bu arada, olanlar, lige «Bir gram şeker için iki kilo harnup çiğnemek» zorunda bırakılarak hazırlanan Fenerbahçe’ye oluyordu.

BEŞİKTAŞ DA BOŞ DURMUYOR

Spor Yazarları Kupası’nı alarak moralini yükselten Beşiktaş, hafta a- rasında yaptığı iki hazırlık maçında aynı morali elde edememişti. Tezcan’ın transferi için yapılan maçta, hem Bursa’ya 1-0 yenilmiş, hem de Tezcan saha dışı olmuştu. Arkadan İstanbulspor geliyor ve Beşiktaş bu maçı da 0-0 bitirmesinin yanında, oyun olarak da «Ahım şahım» görünmüyor, gelir yönünden ise «el elde, baş başta»yı oynuyordu.



GALATASARAY İZMİR’DE

Nedir bu kadar çok ve sık hazırlık maçları» diye söylenen Mansell’e kimsenin aldırdığı yoktu. Çünkü hazırlık maçlarını Yönetim Kurulu’nun «Kanun koyucuları» saptamıştı. Uçaklar işlemiyor, maç ertelenir diye bekleyenler otobüsle İzmir yolunu tutuyorlardı. Amaç Ali ve Yılmaz için verilen sözün yerine getirilmesiydi… Ama futbolcuların yorgunluktan, değil top oynamak yürümeye bile istekleri yoktu. Karşılıklı goller sonucu maç 1-1 bitiyor; Galatasaray yalnızca B. Mehmet’in çalışkanlığıyla umutlanıyordu. Gerçekten de, oyuna küsmediği, futbol ölçülerinin gerektirdiği çalışkanlığı gösterdiği, takım disiplinine uyduğu zamanlar değeri arttıkça artan B. Mehmet, Altay maçında «Doğru yoldayım» sinyalini vermişti. Attığı gol bir yana, «Kendine oynamayışı». Galatasaray hesabına büyük kazançtı.



Maça bu açıdan bakılınca, Altay’da da Yusuf’un durumu vardı. Çünkü Yusuf da B. Mehmet tipinde futbolcuydu. Ama Galatasaray maçında tembellikten uzak bir görüntü içinde çırpınmış, üstelik takımın tek golündeki pası da kendisi vermişti.

Bu nedenle Altay – Galatasaray maçı, sonucuyla değil, B. Mehmet ve Yusuf’un oyunlarıyla değer kazanmıştı.

DAYANIŞMA KUPASI ANKARAGÜCÜ’NÜN

Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray tarafından ön atımı yapılan «Dayanışma Kupası» maçları İzmir’den sonra, bu kez Ankara’da oynanmıştı. İlk gün Ankaragücü, Şekerspor’u 3-2 yenmişti. Aynı gün Gençlerbirliği de Ankara Demirspor’u 2-1 yenerek finalist oldu.



Ankaragücü, finalde Gençlerbirliği’ni 2-0 yenerek gücünü ortaya koymuş ve «Dayanışma Kupası»nı almıştı. Ankara Demirspor ise, Şekerspor’u aynı sonuçla yenerek üçüncülüğü elde etmişti…

İstanbul, Ankara ve İzmir’in dışına çıkıldığında da hazmlık maçlarında aynı yoğunluk göze çarpıyordu. Bunlardan en önemlisi Bursa’da oynanmış ve Bursaspor «Yeniden dirilme çabasında olan» Göztepe’ye tam 3 gol atarak lig öncesinde tüm takımlara adeta «Benden korkun» demişti.



Adanaspor, bir önceki maçta 1-0 yendiği Kayserispor’u bu kez kendi sahasında yenemeyerek taraftarlarınca protestolara uğramıştı. Samsun, Eskişehirspor’u 3-1’lik sonuçla yolcu etmiş, Bolu ikinci Lig’in yeni takımı Kırıkkalespor’u, Kırıkkale’de 1-0’la yenmişti. Konyaspor, Adana Demirspor’la 1-1 berabere kalmış, Sakaryaspor, Zonguldakspor’u 2-1 yenerken grubunda şampiyon adayı olduğunu ilan etmişti. Trabzonspor galibiyet serisine Erzurumspor’u 1-0 yenerek devam etmişti. Orduspor ise iki takım halinde, Giresunspor’la yaptığı maçları 2-1 ve 3-1’lik sonuçlarla kazanmış, ama bazı tatsız olayların çıkması önlenememişti…

Tüm olarak oynanan hazırlık maçlarında «Her koyunun kendi bacağından asılacağı» açıkça anlaşılmıştı.



Evet geçtiğimiz hafta içinde yapılan 15 hazırlık maçında 49 gol atılmıştı. Ne var ki gol yüzdesinin çokluğu yanında oyun düzeni ve futbol yönünden hiç kimse istediğini bulamamıştı.

3. LİG BAŞLIYOR

Türkiye Üçüncü Lig Kırmızı ve Beyaz gurup maçlarına bu hafta cumartesi günü İstanbul’da yapılacak maçlarla başlanıyor, ilk karşılaşmalar Beyaz Gurupta Feriköy ile Lüleburgaz arasında, Kırmızı Gurupta ise Anadolu – Elazığspor arasında yapılıyor. Pazar gününün programı ise şöyle. Kırmızı gurupta: Karagümrük – PTT, Sebat Gençlik – Kastamonu, Erzurum – Galata, Tarsus – Urfa, Diyarbakır – Erzincan, Amasya – Nevşehir, Kırşehir- Ceyhan, Tokat – Ereğli, Beyaz Gurupta: Kasımpaşa – Düzce, Petrolofis – Süleymaniye, Karşıyaka – İsparta, Yeşilova – İzmirspor, KIrklareli – Ödemiş, Tekirdağ – Çanakkale, Bandırma – Adalet.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/hayat-spor-dergisinin-1974-tarihli-25-sayisi)

20.01.2021 00:53

Kategoriler:   Spor

Yorumlar