Menü

Gerard Depardieu’nün Yeni Dalgası

GERÇEK bir bilmece… Yeteneklerin değişik, ancak oldukça karmaşık bir birleşimi… Kültürü son derece geniş bir köylü, öte yandan kadınları kolaylıkla avucunun içine alabilecek bir seks sembolü… Ancak, bütün bunların yanında, üstün yetenekli ve kendini paralarcasına çalışan bir aktör… Bu tanımlamaların hepsi 20. yüzyılın en büyük sinema aktörlerinden biri olan Gerard Depardieu’yü anlatmak için yine de yetersiz, hatta hiçbir şey değil…



Yeni yıla girmeden birkaç gün önce 35. yaş gününü kutlayan Depardieu’nün şimdiye kadar yaşadığı hayatın yaklaşık yarısı sahnelerde ve film setlerinde geçmiştir. Depardieu, 1965 yılında, daha henüz 16 yaşında bir genç delikanlı iken, ilk filmini çevirdi. Bu filmini çevirdiği sırada Depardieu, daha tiyatro okulunun henüz birinci sınıfında idi. Bundan sonra, yılda yaklaşık üç film olmak üzere 51 filmde oynadı. Depardieu’nün bu ilk filminde sesi henüz gerekli terbiyeye sahip olmadığı için, onun konuştuğu bölümleri başkasına okutmak zorunda kaldılar. Eleştirmenler Depardieu’nün filmlerini ayırırken, bu ilk filmini (Le Beatnik Et Le Minet) gözardı ederler.



Depardieu, Gabin. Belmondo, Delon, Montand ve Trigtignant gibi Fransa’nın ve dünyanın en ünlü aktörlerine karşı oynamıştır. Öte yandan, Signoret, Adjani, Deneuve, Baye ve Moreau gibi en ünlü kadın oyuncular da Depardieu’ye rol arkadaşlığı yapmışlardır. Bütün bunların yanında, Depardieu’nün başarısı Bertolucci, Resnais, Wajda ve Depardieu’nün kendisi ile en verimli şekilde çalıştığını söylediği Truffaut gibi Avrupa’nın en ünlü yönetmenleri ile çalışmasına da bağlıdır.



Depardieu, birlikte çalıştığı yönetmenlerin ününe ün katmakla kalmamış, filmlerin haşan grafiğini daha çok satış ve getirdiği para ile ölçen yapımcıların da yüzünü güldürmüştür. Gaumont Stüdyoları Yönetim Kurulu Başkanı Daniel Toscan du Plantier. Depardieu ile beş filmlik bir kontrat imzaladı. «Fransız film piyasasında Jean Paul Belmondo’nun filmleri daha çok alıcı buluyor. Ancak, uluslararası piyasada Depardieu’nün filmleri en yüksek satış grafiğini çizmekte» diyor Daniel Toscan du Plantier ve ekliyor; «Artık Fransız film piyasasında bir filmin başarısı ya da başarısızlığı o filmde Depardieu’nün bulunup bulunmaması ile doğrudan ilişki içindedir.» Öte yandan, Fransız ve dünya sinemasının en büyük isimlerinden biri olan Yves Montand, Depardieu için bakın neler söylüyor: «1950 yıllarında Fransa ‘Yeni Dalga’ akımı ile çalkalandı. 1980’li yıllarda ise, bu akım Depardieu ile özdeşleşti. O, yeni bir kuşağın aktörüdür. Bununla yenilerden biridir demek istemiyorum. Depardieu, bu yeni akımın tek ve en başarılı temsilcisidir. Bunu ise, yıllardır kimsede görmediğim oyunculuk gücüne dayanarak söylüyorum.»



Depardieu’ye başarısının sırrı sorulduğu zaman «İnanın bazen ben bile kamera karşısında bu hiçbir özelliği olmayan yüz ile nasıl bu kadar başarılı olduğuma hayret ediyorum» diyor ve devam ediyor: «Herhalde insanları bana bağlayan şey, son derece kaba duran vücudumla ters orantılı olarak seyircinin gözlerimde yakaladığı çocuksu anlam. Beni seks sembolü yapan ise insanların bende varolduğunu hiç düşünemedikleri bir yön, entelektüellik. işte bütün bunların toplamı beni Gerard Depardieu yapıyor.»

Gerard Depardieu, eski ağır sıklet boks şampiyonu Muhammed Ali’nin en eski hayranlarından biri. «Muhammed Ali bir dev, bir kraldır. ‘Danton’ filmindeki o büyük konuşmayı yaparken, hep onu gözümün önüne getirdim, çünkü ancak onun gibi bir kral böyle bir konuşmayı yapabilirdi» diyor Depardieu. Depardieu, Amerikan film aktörlerinden de, James Dean’i «Cennetin Doğusu» (East of Eden) gibi bir şaheser yarattığı için, Buster Keaton’ı komedi filmi çevirirken asla gülmediği için Gary Cooper’ı da gözlerinin taşıdığı şiirsellik için çok beğeniyor.



Depardieu’nün kendisinden yedi yaş büyük karısı Elisabeth Depardieu ise kocasını çok ilginç bir şekilde tanımlıyor ve ona «rock tarzında yazılmış bir opera» tanımlamasının uygun düştüğünü söylüyor. Özel hayatında, kendi yöresinin dil özelliklerini alabildiğine kullanan Depardieu, 19. yüzyıl büyük Fransız ozanı Alfred de Musset’nin en ateşli hayranlarından. Alfred de Musset’nin yazış biçimi Depardieu’yü hayal alemine götürüyor.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1984-tarihli-7-sayisi)

30.11.2020 01:47

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar