Menü

Gönül Yazar’ın Aşkı Sınırdışı

Gönül Yazar'ın Aşkı SınırdışıSon aylarda Gönül Yazar – Maruf Bekdaş aşkı bizleri epey meşgul etti. İki sevgilinin gazete ve dergi sütunlarında sık sık boy gösteren resimleri. Marufun aldığı hediyeler, mektuplar, telefonlar, yurt dışına gidip, gelmeler falan derken sonunda Maruf Bekdaş – Gönül Yazar aşkı Lübnanlı «tacir» in polis tarafından yurt dışına çıkarılmasıyla noktalanıverdi. Herkes daha, «Acaba Maruf Bekdaş niçin yurt dışına çıkarıldı?» diye düşünüp bu konudaki esrar perdesini aralamaya çalışırken Maruf Bekdaş’ın yanında avukatları olduğu halde tekrar Türkiye’ye geldiği ve polis tarafından Yeşilköy’den geri dönmeye mecbur edildiği duyuldu. Aynı günlerde Gönül Yazar’ın 40 yıl hapsi istendiğine ve «Taşbebek» in ifade verdiğine dair haberler çıktı. «Önce can, sonra canan,» demişler. Biz de «Maruf meselesi» ni bir tarafa bıraktık ve önce «Gönül Yazar» olayı üzerine gittik. Gönül Yazar resmi evrakta «sahtekarlık» ve «kanunsuz olarak yurt dışına çıkma» gibi 2 ayrı suçtan takibat altındaydı.

Hatta polis bu konuda onun ifadesini de almıştı. Gönül Yazar verdiği ifadede. «Ben fazla yurt dışına çıkmanın suç olduğunu bilmiyordum. Vaktim yok, çıkmak istediğim zaman evrakları veriyorum, muameleyi yaptırıyorlar,» demişti. «Can» ın durumu şimdilik bundan ibaretti. Bu konuda gelişmeleri bekleyerek bu defa da «Canan» ın yani Maruf Bekdaş’ın üzerine eğildik. Bu konuda acaba Gönül Yazar ne diyordu, canından çok sevdiğini söylediği Maruf’u gittikten sonra neler düşünüyordu? Bunun için kendisini evinde ziyaret ettik ve uzun uzun konuştuk. İşte Gönül Yazar’ın söyledikleri:

Gönül Yazar'ın Aşkı Sınırdışı– «Maruf’la 3 yıldan beri beraberim. Beni el bebek, gül bebek tuttu… Gittiği günden beri her gün telefon ediyor, uzun uzun konuşuyoruz… Neden, niçin adamı bir katil, canavar, kaçakçı, casus gibi yurt dışına çıkardılar? Suçu ne? Bilmiyoruz… Muhakkak ki bunu iş hayatındaki başarılarını çekemeyen rakipleri yaptılar. Et ve Balık Kurumu ile Beyrut’ta şube açmak için anlaşmıştı. Mukaveleler yapılmıştı. Maruf Orta Doğu’nun en büyük canlı hayvan ihracatçısıdır. Türkiye’ye 12 yıl içinde 55 milyon lira kazandırmıştır. Hesapları var.»

Birden gözlerinden yaş boşandı. «Bir dakika,» diyerek dışarı çıktı. Salona döndüğünde, makyajını tazelemişti.

– «Ben sanatkarım, ne de olsa. Seyircilerimin beni gözleri yaşlı olarak görmesini istemem. Bir haftaya kadar Ankara’ya gidip İçişleri Bakanı Sayın Faruk Sükan ile konuşacağım. Yurt dışı edilme kararını Bakan Bey vermiş galiba…»

– «Nasıl oldu bu yurt dışı edilme?…»

– «Anlatayım… Bir sabah otelde oturuyorduk. Beyrut’taki evimizin mobilyasının nasıl olacağını konuşuyorduk. Üç polis geldi, Maruf’un Hatay’dan yurt dışına çıkarılacağına dair bir emir tebliğ ettiler. Maruf ve üç polis. Marufun otomobiline bindiler, ben de bir taksi tuttum ve hep beraber Hatay’a geldik. Maruf orada polislerle el sıkıştı ve Beyrut’a doğru yoluna devam etti.

– «Hani Maruf otomobili size hediye etmişti? Alıp geri götürdüğüne göre…»

– «Tabii alacak. Pasaportunda girişi yapılmış. Orada da evimiz olacağı için Lübnan plakalı olarak kalacaktı. Sonra benim, Maruf’un diye bir şey yok… Her şey ikimizin. 25 kuruş da, milyon da…»

Gönül Yazar'ın Aşkı SınırdışıBu sırada kızını sessiz sessiz odanın bir köşesinde dinlemekte olan Fatma Hanım elinde olmadan söze karıştı, «Maruf Bey bir tanedir. Oz oğlum kadar severim onu,» dedi. «Ondan gördüğüm hürmeti, itibarı Gönül’ün hiç bir kocasından görmemişimdir. Bambaşka insandı.»

Gönül Yazar yine duygulandı. Gözleri yine dolu dolu oldu. Boynundaki altın kolyeyi göstererek, «Sınır kapısında verdi bunu bana.» dedi. «İçinde Kahire’de basılmış minik bir Kur’an var. Kendi elleriyle taktı boynuma, ‘Allah seni korusun,’ dedi. Ölünceye kadar çıkarmayacağım bu kolyeyi…»

– «Nasıl tanışmıştınız Marufla?»

– «Hilton’da kuaförden çıkmıştım. O da arkadaşlarıyle oturuyordu. Tanıştırdılar. Önce hoşlanmadım ondan. Hatta ilk gece yemekte münakaşa bile etmiştik. Sonra, ertesi akşam garip bir hisle ben aradım onu. İşte gidiş o gidiş. Bir daha ayrılmadık birbirimizden. Şu anda da Leyla ile Mecnun gibiyiz.»

– «Daha önce Maruf hakkında bir tahkikat açılmış mıydı?»

– «Yooo, hayır… Bilsem ki Maruf gerçekten suçlu, birtakım kirli işlere karışmış, hemen ben de ayrılırım, bu kadar da üzülmem. Fakat ortada hiç bir şey yok. Ne duydum, ne gördüm, ne de hissettim. Adamcağızın elmas kaçakçılığından, hayvan kaçakçılığından tutun da, beyaz kadın ticaretine, casusluğuna, hırsızlığına kadar her şeyini yazdılar. Ama neye dayanarak? Meçhul… Ben bilmediğim gibi kimse de bilmiyor.»

Bu sırada kapı çalındı. Gelen Gönül Yazar’ın avukatı Candeğer Nilhan’dı. Gönül, «İyi oldu,» dedi. «Size avukatım da hukuki yönden bilgi verir.»

AVUKAT NE DİYOR?

Gönül Yazar'ın Aşkı SınırdışıAvukat Candeğer Nilhan’ın söyledikleri gerçekten ilginçti: «Maruf bey suçsuzdur. Bir yanlışlığın, haksızlığın kurbanı olmuştur. Yakında her şey aydınlanacak, adalet gerçekleri meydana çıkaracaktır. Maruf Beye isnat edilen suçların asılsızlığı o kadar ortadadır ki, kendisini yurt dışı eden makamlar delil gösterememektedirler. Yüksek mahkemeler yakında elbette haklıyı, haksızı ayıracaklardır. Maruf Beyi en geç iki ay sonra İstanbul’da görürseniz hiç şaşmayın!» dedi.

Bu sözler Gönül Yazar’ın içine biraz ferahlık vermişti. Zoraki de olsa gülmeye başladı, «Nerede o günler,» der gibi ellerini iki yana açmıştı.

Acaba o günler geri gelecek mi?…

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1968-tarihli-41-sayisi)

10.08.2019 22:42

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 20 Ağustos 2015 18:32

    Cansu Kaya

    Türkiyedeki yaşı olmayan kadınlardan biri de bu ajda pekkan gibi
  • Yayınlandı: 24 Ağustos 2015 18:14

    ÇAĞRI DEMİRBİLEK

    kaç evlilik yapmıştı :D :D
  • Yayınlandı: 7 Eylül 2015 10:16

    HALİT KUMRU

    ah gönül yazar ahh aşk hikateleri artık misak-i milli sınırlarınıda aşmıştı :D
  • Yayınlandı: 7 Eylül 2015 10:17

    AHMET SEZEN

    uluslararası arenada ismin söz ettirmişti zamanında :D