Menü

Gregory Peck’in Korkusu

gregory peckin kahve merakıKAHVE MERAKI — Ünlü aktör Gregory Peck kahve içmeye pek meraklıdır. Basın toplantılarında bile hiç durmadan kahve içer ve peş peçe boşalttığı fincanların sayısını kendi de şaşırır.

Amerika’da olduğu kadar, Amerika dışında da beyaz perdenin sevilen aktörlerinden olan Gregory Peck, son zamanlarda pek dertli ve sinirli. Üzüntüsünün başlıca sebebi de unutulmak korkusu. Meslektaşları henüz olgun jön rollerine çıkarlarken, kendisine son yıllarda filmcilerin üst üste yaşlı erkek rolleri oynatmaları, onu çileden çıkarıyor. İki yıl önce kazandığı Oscar’ını da bir baba rolü ile aldığı için bir türlü benimseyemiyor.

gregory peckNEW York’un Santral Parkında, geniş kenarlı bir şapka giymiş, uzun boylu, beyaz trençkotlu bir adam, başını önüne eğmiş, hızlı hızlı yürüyordu. Pek telaşlı ve o derecede de dalgındı. Netekim, karşıdan gelen orta boylu şişman adamı farketmedi bile. Ancak onunla çarpıştıktan sonra kendine gelip durdu. Üzgün bir sesle: «Çok afedersiniz,» dedi. «Dalmışım, sizi göremedim. Bir yeriniz acımadı ya?» Şişman adamın çizgilerle dolu yüzü tatlı bir tebessümle aydınlandı: «Zararı yok, Mr. Peck. Kabahat sizin değil, benim. Biraz önce parkın öbür tarafında filmcilere rasladım. Galiba siz de orada film çeviriyorsunuz. İhtimal işe geç kalmamak için telaşlı telaşlı yürüyordunuz, değil mi?» Şişman adamın, Mr. Peck diye hitap ettiği ünlü aktör Gregory Peck, önce sabah sabah karşısına çıkan bu adama sinirlenmişti ama, meçhul şahsın onu tanıması ve saygılı konuşması kendisini sevindirdi. Son zamanlarda, sokaklarda ilgi çekmeden yürümeye öylesine alışmıştı ki, tesadüfen bir hayranı yolunu kesse Gregory Peck, ona imza verecek yerde, hayranından imza isteyecek hale gelmişti. Bir aktör için yaşlı sayılmazdı, fakat gün geçtikçe ihtiyarladığını hissediyordu. Ne de olsa, elliye merdiven dayamış sayılırdı. Filmciler de son zamanlarda onun yaşlanmaya yüz tuttuğunu düşünerek onu baba rollerine çıkarmayı uygun bulmuşlardı. İşte bilhassa bu mesele Gregory Peck’in fena halde asabını bozuyordu. Ondan çok daha yaşlı aktörler, mesela James Stewart, Cary Grant, Robert Taylor ve Henry Fonda gibi, genç yıldızların karşısında jön rollerine çıktıkları halde Gregory Peck, son zamanlarda ikinci plana atılmıştı. «To Kili Mocking Bird» (Taklitçi Kuşu Öldürmek) isimli filmdeki baba rolüyle Oscar armağanı kazanmış olmak da aktörü memnun etmemişti. Çünkü bu başarısı ona bir şey sağlamamıştı.

Parkta rasladığı hayranıyla da ayak üstü konuşurken bu isteğini açıklamakta bir mahzur görmedi: «Seyircimin benden bıkıp usanmasını istemiyorum. İlk gençlik yıllarımda jön rollerine çıktım. Daha sonra olgun erkek, baba rolleri bana layık görüldü. Bundan sonra ise içinde bol bol heyecan unsuru olan yarı polisiye filmlerde oynamaya kararlıyım. Beni şöhrete ulaştıran «Spelibound» (Öldüren Hatıralar) da bu çeşit bir krdele idi. Son filmim olan, «Mirage» de ise hafızasını kaybetmiş bir akıl hastası caniyi canlandırıyorum. ‘Spellbound’ da da öyleydi. Kırk sekiz yaşında yıldızlık unvanını korumak zor oluyor. Korku ve heyecan filmlerinin bana bunu sağlayacağına inanıyorum.

gregory peck filmiSon zamanlarda Gregory Peck’in takındığı ürkek ve endişeli tavırlar, kimsenin gözünden kaçmıyor. Ellisine yaklaşmış olan aktör, hep şöhretini kaybetmek, unutulmak korkusu içinde yaşıyor. Son zamanlarda sinirleri bozuldu. Evde karısı ve çocukları ile sebepli sebepsiz kapışıyor. Son zamanlarda eğlence yerlerinde de pek görünmez oldu. Film çevirdiği şirketlere de, bundan sonra, başından sonuna kadar heyecanlı sahnelerle dolu, hareketli filmlerde başrolü oynamak istediğini bildirdi. Piyasaya çıkan son film «Behold A Pals Horse» un ağır tenkitlere uğraması da aktörün asabını bozan sebeplerin başında gelmektedir.

Gregory Peck’i yakından tanıyanlar, ona bu tutumundan dolayı hak vermekten kendilerini alamıyorlar. Ünlü aktör sinema dünyasındaki mevkiini kaybetmek istemiyor. Mesleğini bırakıp bugüne kadar kazandıklarıyla ömrünün geri kalan kısmını doldurmaya hiç niyeti yok. Sağlık durumunun elverdiği nispette daha uzun yıllar film çevirmek tasavvurunda. Bunu da filmlerinde kendisini genç ve dinç gösterecek rollere çıkmak istiyor. Şu sıralardaki asabi halleri hariç tutulacak olursa, meslek hayatının dışında GregoryPeck, son derece iyi bir ev sahibi, çocuklarına ve eşine düşkün dürüst bir aile reisidir. Hollywood’un Holmby Hills semtindeki büyük villasında dostlarını sık sık ağırlamaktan zevk alır. Giyimine çok meraklıdır. Gardırobunu her mevsim baştan aşağı yeniler. Onun bu merakına karşılık eşi Veronique, pek kıyafet meraklısı değildir.

Gregory Peck, açık elli, etrafındakilere yardım etmekten hoşlanan yumuşak kalpli bir aktördür. Hiçbir menfaati olmadığı halde, çeşitli hayır teşekkülleri yararına kendi işi imiş gibi çalışır. Aktörün özel hayatıyla son zamanlarda çevirdiği filmlerde yarattığı tipler arasında çok büyük farklar vardır. Fakat aktör bunu düşünmüyor bile… Ve şimdi tek endişesi, şöhretini devam ettirmek oluyor.

james bond gibiJAMES BOND’VARİ — Unutulmaktan çok korkan yakışıklı aktör Gregory Peck, son filminde, hafızasını kaybetmiş bir katili canlandırıyor. Arkadaşları ona «Senin de James Bond’dan farkın kalmadı,» diyorlar ama aktör, bu sözleri hiç umursamıyor. Gregory Peck’in tek ümidi hareketli ve heyecanlı filmlerde. Bu sayede eski şöhretini devam ettireceğini umuyor. Yukardaki fotoğrafta Gregory Peck gene «Mirage» ın bir sahnesinde.

Amerika’da zenci – beyaz mücadelesini ele alan «To Kili A Mocking Bird» (Taklitçi Kuşu Öldürmek) isimli filmdeki avukat – baba rolü, Gregory Peck’e «Oscar» armağanını kazandırdı, yalnız Amerikada değil, bütün dünyada bir aktöre verilebilecek en büyük armağanın «Oscar» olmasına rağmen Gregory Peck, manevi değeri benimseyememiştir. Söz konusu filmde çocuğuna bağlı, kendi halinde bir babayı canlandırması da kaderin garip bir cilvesidir. Henüz ellisine gelmeden ve diğer meslekdaşiarmın aksine olgun jön rollerine veda ettirilen Gregory Peck’in, Oscar’ı bir baba rolü dolayısıyla aldığı için benimsemediği söyleniyor. Resimde aktör, Oscar’ı ve eşi.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1965-tarihli-3-sayisi/)

11.08.2019 13:12

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 26 Ağustos 2015 15:27

    Nuran Namlı

    Çok usta oyuncuydu bee
  • Yayınlandı: 1 Eylül 2015 11:31

    HASAN YÜNCÜ

    ustaydı ama illaki bir gün unutulacaktı korkmaya gerek yok bunu için arada bir akıllara gelir bide onur ödülü tamam bu piyasa acımasız :D