Menü

Güzeller Güzeli Jane Fonda

Gerek oyun gücü, gerekse yıllardır bozulmayan güzelliği ile dünya sinemasının bir numaralı yıldızları arasında bulunan Jane Fonda sanat çevrelerince sadakatin timsali olarak anılıyor. Bunun nedeni ise çoğu sanatçının hızlı yaşantıları karşısında onun son derece sakin ve kocasının gözünün içine bakarak yaşantısını sürdürmesi…



İnsan sanat dünyasına adım attığı zaman bütün hayatı değişiveriyor nedense. Uyumlu bir aile yaşamı, rayına oturmuş bir çevresi olsa bile bütünüyle değişiyor hayatı. Bunun nedeni de olsa olsa ortamın rahatlığı, dejenereliği kuşkusuz… Ve bu kural bütün dünyada aynı, hiç değişmiyor…

Tabii herkes için aynı şeyi söylemek biraz haksızlık olur ama istisnalar kaideyi bozmadığı için böyle gelmiş böyle gider diyoruz. Dünya sanat çevrelerince bu istisnaların başında yer alan sanatçı da Jane Fonda. Hollywood’daki Amerikalı sanatçıların hızlı yaşantılarına karşılık Beverly Hills’deki muazzam malikanesinde son derece sade bir yaşam sürdürüyor Jane Fonda. Kendini evine ve 1973’ten bu yana beraber olduğu avukat kocası Tom Hayden’a adamış durumda. Avukat olarak kocasının lideri bulunduğu partinin yararı açısından elinden gelen her şeyi yapıyor, kocasının mantıklı bir insan olduğunu da her fırsatta savunuyor, hatta ve hatta onun günün birinde ABD’nin başkanı olması için her fedakârlığa katlanabileceğini de söylüyor.



İşte Fonda’nın sanat çevresine ters düşmesinin nedenlerinden biri de bu…. Ama bu huyu taa genç kızlık çağlarına dayanıyor. Aile görgüsü, ailesinden aldığı terbiye onun bu şekilde davranmasını gerektiriyor. İlk kocası Roger Vadim’de onun için aynı şeyleri söylüyor. Jane Fonda’nın son derece sadık ve beraber olduğu erkeğe her yönden destek olduğunu, savunuyordu. 1968 yılında doğurduğu kızı Vanessa’yı da aynı terbiye ile yetiştirmek en büyük istekleri Jane Fonda ile Tom Hayden’in. Yaşı çoktan 40’ı aşmış olmasına rağmen halen güzelliğinden bir şey kaybetmemiş olan Fonda bunca yıldır avucunda sımsıkı tuttuğu mutluluğunu da bir tek cümleyle özetliyor: ”İnsanın dış görünüşü önemli değildir, asıl önemli olan içinde yaşattığı güzelliklerdir. Bunu yaşamına uyarladıktan sonra mutlu olmamak için hiç bir neden yoktur bence…”

(Alıntıdır.Bkz:https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/sey-dergisinin-1984-tarihli-5-sayisi/)

18.08.2020 16:24

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar