Menü

Güzin Özipek Yeniden

<a href=Güzin Özipek Yeniden” width=”220″ height=”368″ />Dormen Tiyatrosunda ne zaman bir röportaj yapacak olsak hemen Turgut Boralı’nın iki kişinin zor sığabüeceği minnacık odasma buyur ederler bizi. Bu oda Dormen Tiyatrosunun özel kabul salonu gibidir. Bu sefer karşımızda Güzin Özipek vardı… 23 yıllık tiyatro ve sinema sanatçısı Güzin Özipek…

İki saatten beri konuşuyoruz. Her söz geçmişi hatırlatıyor. Güzin özipek, kimlerle sahneye çıkmamış ki?… Muammer Karaca, Celal Sururi, rahmetli Halide Pişkin, rahmetli Reşid Baran, rahmetli Behzat Butak, Muzaffer Hepgüler, Avni Dilligil hep yıllar öncesinin rol arkadaşları… Bir ara: «Biliyor musunuz?» dedi. «Bu tiyatronun, Dormen Tiyatrosu’nun, benim hayatımda çok ilgi çekici bir hikayesi vardır. 1944 yılında İstanbul’da ilk defa burada «Kapan» isimli oyunda sahneye çıkmıştım. O zamanlar ismi Ses Tiyatrosu’ydu. Şimdi de 23 yıl sonra gene bu binada «Bit Yeniği» nde misafir oyuncu olarak oynuyorum. Ne tesadüf değil mi?»

– «Neden misafir oyuncu olarak?»

– «Ev işlerini aksatmamak için devamlı çalışamıyorum. İki çocuğumun, bir de kocamın işlerini görmek pek kolay değil.

Bu sırada odanın kapısı vuruldu. Turgut Boralı’nın kafası aralanan kapıdan içeriye uzandı:

– «Haldun Bey sizi çağırıyor Güzin Hanım… Prova sıranız geldi.»

Güzin Özipek YenidenBirlikte tiyatronun salonuna geçtik. Provayı seyrediyoruz. Karşımızda fraklı, smokinli 1900 yılının Fransız tipleri var. Güzin Özipek de topuklarına kadar uzanan bir elbise içinde, elinde şemsiyesi karşımızda rol yapıyor. Çok değişmiş. Zaten Güzin Özipek Alimlerde de hep değişik tipler yaratır. Bir bakarsınız bohçacı kadın olmuştur, öteki filminde katil kadm olarak çıkar karşımıza. «Canım Annem» de iyi bir dadı idi. «Deli Fişek» de matrak bir hala, «Yaprak Dökümü» nde de fedakar bir anne olarak seyrettik onu…

Yarım saat süren provadan sonra tekrar «minnacık» odaya döndüğümüz zaman yanımızda Turgut Boralı da vardı.

Turgut Boralı:

– «Güzin Hanımla 1944’te tiyatroya beraber başladık» diye söze girdi. «23 yıl sonra gene beraberiz. İlk defa burada başlamıştık, son defa gene burada karşı karşıya geldik.»

Güzin Özipek YenidenGüzin Özipek:

– «O zamanlar Turgut Beyin simsiyah, gür saçları vardı…» deyince hepimizi bir gülmedir aldı. Ve Boralı, elleriyle olmayan saçlarını sıvazlamaya başladı. Kimbilir belki de eski bir alışkanlıktı bu.

Güzin Özipek’in sinema serüveni 15 yıl öncesine, 1952’ye kadar gidiyordu. O günlerin de bambaşka hatıraları vardı gönlünde…

– «1952’de ‘İstanbul Yıldızları’nda Muammer Karaca ile oynadım. Bu ilk filmimdi. Sonra filimler birbirini kovaladı. Sayısını da, isimlerini de unuttum. Şimdi ancak iyi filimlerde, sağlam firmalarda oynuyorum. Biliyorsunuz filimcilerden para almak şu son zamanlarda büyük mesele oldu. Nedense kimsenin eli cebine gitmiyor.»

Dormen Tiyatrosundan ayrılırken dışarda hava çoktan kararmıştı. Güzin Özipek de tekrar sahneye, provasına dönüyordu.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1968-tarihli-3-sayisi)

11.08.2019 00:12

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 27 Ağustos 2015 10:24

    Sevan Toprak

    Bizimkilerin babaannesi:)Hüsnüüüü deyişi hala kulaklarımda.
  • Yayınlandı: 27 Ağustos 2015 10:31

    Meral Onat

    Esasında tiyatro kökenli olanlar tv dizilerinin daha güzel olmasını sağlıyor ama maalesef başroller için uygun görünmüyorlar.O yüzden hep yardımcı rollerdeler.Yani hiç bilmiyoruz mesela Güzin Özipek'in başrolünü oynadığı bir sinema ya da dizi filminin ne lezzette olacağını .Belki de soluksuz izleyeceğiz .
  • Yayınlandı: 27 Ağustos 2015 10:44

    Behçet Niyazigil

    Sayın Meral Onat hanımefendi, tiyatrocular hakkında yapmış olduğunuz tespite tüm kalbimle katılıyorum.Bu tespitin üzerine bir şey daha eklemeden duramayacağım.Tiyatro kökenli olan kişilerin oynadığı karakterlerin seslendirmesini de bizzat kendİleri üstlenmekte.Hiçbiri başkasının seslendirmesine ihtiyaç duymadan bu görevi kendi solukları ile oynamaktadırlar