Menü

Halkın Önünde Bu Kadar

Kadir İnanır ve Hülya Avşar kamera karşısında tecrübeli ve rahat olmalarına karşın Salacak’daki film setinde bugüne kadar dökmedikleri teri döktüler. Çünkü romantik aşk sahnelerinde birbirlerini öpmeleri gerektiği halde halkın meraklı bakışları arasında zorla birbirlerine sokulup koklaşmayla yetinirken bazı sahnelerin defalarca baştan çekilmesini de engelleyemediler.



Ne aşık olmak kolaydır, ne de aşkı gönlünce yaşamak. Kaldı ki bir aşkı uyuyormuş gibi oynayabilmek en zor şeydir. Her filmde kaçamakta olsa eksik olmayan bir aşk kokusu vardır ve bunu üstlenen sanatçılar da büyük ter dökerler bu sahnelerde.

Kamera önünde rahatlığıyla ve tecrübesiyle kendini ispatlamış Kadir İnanır’da “Yabancı” adlı filmin çekiminde aynı terleri döktü. Başrolünü paylaştığı Hülya Avşar ile yönetmen Osman F. Seden’in bütün ısrarlarına rağmen bir türlü sokulup birbirlerini öpemediler. Çünkü üzerlerinde yüzlerce göz vardı ve onların nefes alışlarını bile izliyordu.

Üsküdar’da Salacak’da çekim yapılırken en romantik sahnelerin gerçeğe uygun olabilmesi için meraklı halkı dağıtmaya çalışan set personeli onları ancak sahnenin bir metre ötesine taşıyabilirken, sürekli konuşmalarını da bir türlü engelliyemiyordu. Ve ne Kadir İnanır, ne de Hülya Avşar rollerine konsantre olamıyorlardı…

Sonunda binbir zorlukla çekime başlandı. Kadir İnanır, Hülya Avşar’ın yanına uzanmış bir şeyler anlatıyordu. Aşkıydı anlattığı, evlenme teklifiydi hiç ayrılmamak yeminleriydi. Sonra dirseğinin üzerinde doğrulup onun yüzüne doğru yaklaştı. İşte şimdi öpmesi gerekiyordu. Ama olmadı. Koklaşmalarla sürdürdüler rollerini, bakıştılar, gülümsediler. “Stop” sesinin üzerine de ikiside kafesten fırlayan kuşlar gibi özgürlüğü hissederek ayağa kalktılar ve “bu kalabalıkta bu kadar sevişilir” diyerek haklı bir şekilde kendilerini savundular.

Bu arada da halkın iyice çemberinde kalmışlardı artık. İmzalı resim isteyenlerin, meraklı soruların hedefleriydi ikisi de. Güzel bir senaryoydu, seneye vizyondaki birçok filmi sileceğe benziyordu, en önemlisi de bütün kadın oyuncuları protesto eden Kadir Inanır’ın bundan böyle kendine ideal bir eş olarak Hülya Avşar’ı bulması ve böylesine birbirlerini tamamlamalarıydı. Ama rahatlık yoktu.



Gönüllerince oynayamamış, set yerini kaçarcasına terketmek zorunda kalmışlardı…

Tabii bu kaçış kapalı bir set içindi. Kimsenin içeriye alınmayacağı bir evde çekilemeyen sahneler çekilecek, gerçek bir aşkın sevgi gösterisi gözler önüne serilecekti. Ne de olsa sinemaseverlere ideal bir çifti yarattıkları kadar ideal aşkı da yaşatmaya hazırlardı. Belki kamera Kızkulesi’ni ve bahar müjdecisi yeşil çimenleri göremeyecekti ama doyumsuz bir aşk sahnesi ter dökülmeden çekebilecekti…

(Alıntıdır.Bkz:https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/sey-dergisinin-1984-tarihli-34-sayisi/)

13.08.2020 00:33

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 20 Eylül 2019 20:43

    Gürkan Kolanman

    Kadir İnanır filmlerinde hep kasıntı rolleriyle ün yaptı. Halkın önünde öpüşmeyi zaten beceremezki.
  • Yayınlandı: 20 Eylül 2019 20:47

    Nurcan Kulluk

    Kadir İnanır Türkan Şoray'la daha iyi bir eküri oluyorlardı filmlerde. Hülya Avşar'la olmamış
  • Yayınlandı: 20 Eylül 2019 20:49

    Burhan Şenürek

    Kadir İnanır'ın gençliğide şimdiki hali gibi ağır abiymiş.
  • Yayınlandı: 20 Eylül 2019 20:50

    Kasım Korucuyu

    Hülya Avşar'ın gençliğide bir içim su gibi.