Menü

Herkesin Koynuna Girerim

Hülya Avşar adının kamuoyunda duyulması henüz iki yılı bile doldurmadı. Bir gazetenin açtığı yarışmada güzellik kraliçesi seçilmişken daha önce evlendiğinin ortaya çıkmasıyla tacını geri vermek zorunda kalan ve bu olayla büyük sansasyon yaratan Hülya Avşar bugün film yapımcılarını peşinde koşturan bir yıldız oldu.Sinemada hiç gönlü olmadığı halde bugün film çevirmeyi bir tutku haline dönüştüren genç yıldız zirveye hızla ilerliyor.



Ve bugünlerde vizyona peşpeşe giren üç filminin birbirine gişe rekabeti yapmasından da hiç endişe duymayan Hülya Avşar kamera karşısında sınır tanımamasından ötürü başarı kazandığını ise şöyle anlatıyor; “Bugüne kadar birçok genç yıldız bazı kurallar ve kanunlar uygulamaya çalıştılar. Oysa artık birçok kadın oyuncular bile şöhretlerini ayakta tutabilmek için daha önce koydukları kurallarını bozmak zorunda kalıyorlar. Ben şunu istemem, ben böyle yapamam demedim hiçbir zaman, önemli olan Batı sinemasını günügününe izleyen sinema seyircisine ayağı yere basan senaryoları izletmek. Senaryo neyi gerektiriyorsa yapıyorum, yapacağım da. Ama bir öpüşme veya sevişme sahnesini de porno flimlerindeki gibi yapmıyorum. İnandığım, güvendiğim senaryo olsun, herkesin koynuna girer, sevişirim de. Aktör ayırt etmek veya kişisel kaprislerle oyuncu seçmek yerine filmin konusuna dikkat etselerdi bugün benden önce çıkan genç yıldızlar ayakta kalabilirdi. Oysa şimdi yaşıtım olanlar baştan sona sevişerek ayakta kalabiliyorlar. Aslında erken konuşmak istemiyorum. Üç filmim vizyona girdi. Bundan sonrakiler de girsin işte o zaman, oturamadığım kraliçelik tahtına sinemada oturacağım…”

HÜLYA AVŞAR’IN KABUL GÜNÜ

Gencecik güzelliği ve devamlı gülen yüzü ile bir hayal gibi girdi gazetemizin kapısından içeri Hülya Avşar. Genelde tüm sanatçılara has yarım saat gibi bir rötarla… Hülya Avşar’ın kendisi de biz de kaç telefon geldiğini, sanatçının kaç kişiyle konuştuğunu zor takip ettik… Çünkü daha birini kapatır kapatmaz ikinci bir telefon geliyordu. Bu arada Avşar için tatlı sürprizler de olmadı değil… Uzun süredir görüşemediği eski dost ve arkadaşlarından telefonlar aldı… Kendisini sevenlerle kaynaştı, konuştu, dertleşti… Evet üç saatin sonunda pek de dinç sayılmazdı, üstelik gazetemizden çıkar çıkmaz film setine gidecekti Hülya Avşar ama yine de bu yorgunluk onun için daha ziyade bir mutluluk sarhoşluğu oldu. Haftaya tek tek arayanları, sorularını ve aldıkları cevapları gazeteniz ŞEY’de bulabileceksiniz…



HEM DELİRDİ HEM DELİRTTİ…

Hastaneyi inleten çığlıklarla birbirlerine saldıran Suna Yıldızoğlu ile Hülya Avşar yönetmenin stop sesine kadar birbirlerini oldukça hırpaladılar. Ancak rollorinin bu denli üstesinden gelmelerindeki bir başka neden ise içinde bulundukları ortam ve karmaşık duygularıydı. Yoksa çekimin bitiminde Hülya Avşar eline başını dayayıp kendine gelebilmek için böyle saatlerce mücadele verebilir miydi?

(Alıntıdır. Bkz. http://www.tozlumagazin.net/shop/urun/sey-dergisinin-1984-tarihli-10-sayisi/)

13.09.2020 22:31

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar