Menü

Hollywood’un Delikanlısı Sidney Poitier

Hollywood’un Delikanlısı Sidney PoitierFilmin konusu, içli ve basit bir aşk hikayesinin üzerine kurulmuştu. Bir zenci delikanlıya aşık olan beyaz kızın sevgilisiyle evlenmek için sarf ettiği çabalar, bu arada kızın ve erkeğin ailelerinin bu macera karşısındaki tutumu inceleniyor ve filmin sonunda sevgililer birbirlerine kavuşuyorlardı. Ünlü zenci aktör Sidney Poitier, «Guess Who’s Corning To Dinner» (Bil Bakalım Bu Akşam Yemeğe Kim Geliyor?) isimli filimde beyaz genç kıza aşık olan zenci delikanlı rolünü severek, isteyerek oynamış ve eleştiriciler onu bu başarısından ötürü göklere çıkarmışlardı. Fakat bu filim, Sidney Poitier’nin başını derde sokmakta gecikmedi. Ünlü aktör, özel hayatında zenci genç kızlarla dolaşmayı tercih ettiğini defalarca belirtmesine rağmen beyaz tenli genç kızlar da Sidney Poitier’nin peşini bırakmaz oldular. Dünyanın her tarafında genç kızlar arasında Sidney Poitier hayranlığı şaşılacak derecede arttı. Gerçi aktörün rol kabiliyetine diyecek yoktu, oynadığı filimlerin hepsinde başarı sağlıyordu ve rolünün hakkını veriyordu, ama aktörün birdenbire bir zamanların Rudolph Valentino’su, Clark Gable’ı, Robert Taylor’u ve Tyrone Power’i gibi ilgi görmesi de şaşılacak şeydi.

Sidney Poitier ortaya çıktıktan sonra Alain Delon’ların, Jean Paul Belmondo’ların ve diğer genç kuşak şöhretlerinin pabuçları dama atılıvermişti. Zenci aktörün böyle birdenbire itibar kazanıvermesi, rakiplerini hem şaşırtmış, hem de kızdırmıştı. Bunda da yerden göğe kadar haklıydılar doğrusu. Yalnız ne var ki, Sidney Poitier’ye kızmaya hiç hakları yoktu. Çünkü aktör, beyaz kadınlara kendini sevdirmek için en küçük bir teşebbüste dahi bulunmamış, hatta yukarıda da belirttiğimiz gibi zenci kızlarla gezmeyi tercih ettiiğni her fırsatta söyleyerek hayranlarını ikaz etmişti. Ama buna rağmen dünya gençleri Sidney Poitier’yi bir aşk ilahı haline getirmekten çekinmemişlerdi.

Hollywood’un Delikanlısı Sidney PoitierRudolph Valentino’nun doğrudan doğruya kalplere hitap eden bakışları; Robert Taylor’un yeşil gözleri, ince hatları; Clark Gabie’ın sert davranışları; Tyrone Power’in romantik tavırları; Alain Delon’un uçarılığı; Jean Paul Belmondo’nun ise çirkinliği hoşa gitmiş, genç kızlar ideallerindeki sevgililerin, beğendikleri aktörlere benzemelerini istemişlerdi. Peki, ama Sidney Poitier’nin üstün rol kabiliyetinden başka dünya kadınlarının hayranlığını kazanacak ne özelliği vardı?

Bu sorunun cevabını aktörün hayranlarından biri geçenlerde şöyle cevaplandırdı:

Hollywood’un Delikanlısı Sidney Poitier– «Sidney Poitier, bugün sayısı gittikçe azalan mert erkek tipini sembolize ediyor. Genç kızlara karşı dürüst, evine bağlı, sevgisine sadık, çotuğuna çocuğuna müşfik erkek tipi bugün bütün dünyada hasreti çekilen bir nesnedir. işte Sidney Poitier, gerek filimlerindeki oyunları ve gerek özel hayatındaki görünüşüyle bu hasreti dindirmeyi başarmıştır. Onun için bütün dünya genç kızları Sidney Poitier’yi taparcasına seviyorlar.»

Bu sözlerde gerçek payının bulunduğu muhakkak. Sidney Poitier, Hollywood’da büyük başarı sağlamasına rağmen, hiç bir zaman meslektaşları gibi giyiminde, davranışlarında aşırılığa kaçmamış, «mert erkek» tipini korumayı bilmiştir.

İlk gençlik yıllarında çok büyük felaketlerle karşılaştığı halde kendini asla ümitsizliğe kaptırmamış, hayat mücadelesinden vaz geçmemişti. Dayak yemiş, her gittiği stüdyodan kovulmuş, hakarete uğramış, parasız kalmış, aç dolaşmış, sokaklarda sabahlamış, ama gene de şahsiyetinden fedakarlık etmemişti. İlk gençlik yıllarında geçirdiği şiddetli mücadele, Sidney Poitier’nin aklı başında, olgun bir erkek havasına bürünmesini sağlamıştı. İşte şimdi de şöhretin zirvesine ulaşmış olmasına rağmen, eski günlerin acısını bir türlü unutamıyor, doğruluktan ayrılmayı kendine yediremiyordu.

Hollywood’un Delikanlısı Sidney PoitierBeş çocuk babası olmasına rağmen eşinden ayrılması, çeşitli dedikodulara sebebiyet vermiş, aktörün Oscar kazandıktan sonra şımardığı için evini, karısını beğenmediği ileri sürülmüştü. Oysa gerçekler hiç de söylentilere uymuyordu. Sidney Poitier’nin eşi, uzun bir süreden beri kocasıyla geçinemediğini yakın dostlarına açıklamıştı. Genç kadın, çocuklarını bırakıp evi terk etmiş olmasına rağmen Sidney Poitier’nin zenci şarkıcı Diahann Carroll ile gezmeye başladığını haber alınca kocasından boşanmayı reddetmiş ve böylece Sidney Poitier – Diahann Carroll macerasının da sona ermesine sebep olmuştu. Son zamanlarda Sidney Poitier’nin karısıyla barışacağına dair söylentiler dolaşmaya başladı, fakat aktör bu söylentileri kesinlikle yalanladı. Böylece de kimseyle ilişkisi olmayan yıldızları, nişanlı veya evlilere tercih eden kadın hayranlarını da ziyadesiyle memnun etti. Bugün siyah olsun, beyaz olsun, dünya kadınlarının sevgilisi olan Sidney Poitier şahsında mertliği, dürüstlüğü ve erişilmezliği temsil ettiği için sinema dünyasının göz bebeği durumuna gelmiştir…

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1968-tarihli-37-sayisi)

10.08.2019 22:35

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 25 Ağustos 2015 16:33

    Ayşe Bilgiç

    zencilerin en yakışıklısıydıı
  • Yayınlandı: 4 Eylül 2015 15:38

    NUR HAYAT YÜZEN

    baskıcı amerikanın siyahi ve başarılı yakısıklısıydı