Menü

Hugues Aufray Dünya Turuna Çıkıyor

Bir süreden beri kendinden hiç bahsettirmeyen ünlü Fransız şarkıcısı Hugues Aufray geçenlerde, karıştığı kayıplar aleminden gün ışığına çıktı ve bir Fransız gazetecisi ile aralarında aşağıda naklettiğimiz konuşma geçti:

SORU: «Ne zamandır adını hiç duymuyoruz Hugues. Ne bir afişte ismini gören oldu, ne de herhangi bir konser salonunun programları arasında… Yoksa mesleğini terk etmek kararında mısın?»

CEVAP: «Katiyen. Son zamanlarda kendimden pek bahsettirmediğimi ben de biliyorum. Fakat bunu kabuğuma çekilip tembel tembel oturuyorum manasına almayın. Belki de hayatımda hiç bu süre içinde olduğu kadar çalışmamıştım. Kendimi değişik bir çevrede imtihan etmek istedim, iki saat sürecek yepyeni bir repertuar hazırladım. Öncesine nisbetle daha ağır, daha ciddi ve kaliteli şarkılar seçtim. Sonra da Fransa’nın hemen hemen bütün büyük şehirlerindeki kültür merkezlerinde konserler verdim. Dinleyicilerim üniversite öğrencileri, sahne sanatçıları, edebiyata ve müziğe aşina kimselerdi. Hayatımda onlardan daha seviyeli bir tenkitçiler grubu ile karşılaşabileceğimi tahmin etmiyorum. Önce bir saat süre ile konserimi veriyorum. Sonra da yine bir saat yeni parçalarım. Müzik alanına getirmek istediğim değişik stil üzerinde tartışıyorduk. Kumpanyamın ve benim müşterek altı ayımız böyle geçti. Bir bakıma bisikletçiler gibi bir Fransa turu yaptık.»

SORU: «Kumpanya mı? O da nedir?»

CEVAP: «Kumpanya dediğim, benim yeni topluluğum. Ayrıca, kurduğum plak şirketine de bu adı verdim. Aslında pek yavan bir kelime gibi geliyor. Fakat arkadaşlarla tam bir ortaklık çerçevesi içinde, yüzde yüz bir takım çalışması yapmak istediğimiz için bu adı her şeye rağmen uygun bulduk. Bu İsim eserlerimizin bir kişinin değil, hepimizin olduğunu en manalı şekilde ifade etmiş oluyor. Ben nicedir sahne, plak ve müziğe bağlı diğer meseleleri değişmeyen bir ekip kurarak halletmek istiyordum. Bu emelime nihayet erişebildim. Şimdi, yepyeni bir tarzda çok daha faydalı çalışmalar yapabileceğimi ümit ediyorum.

SORU: «Desene ki bu yaz aylarında diğer meslektaşlarının aksine pek dinlenemedin?»

CEVAP: «Denize ya bir, ya da iki defa girdim diyebilirim. Hele, bir plaja gidip güneşe karşı kumlara uzandığım hiç olmadı. Ölesiye çalıştım, yoruldum. Fakat pek tatlı bir yorgunluktu bu. Kendimi hiç bir zaman bir köle, bir forsa gibi hissetmedim. Her gece, gerçekten dost yüzler taşıyan binlerce kişinin huzurunda konserler verdim. Bir sürü insan tanıdım, çok arkadaş edindim. Şimdi Fransa’nın hangi köşesine gitsem, artık yabancılık çekmeyeceğimi biliyorum.»

SORU: «Duyduğuma göre sen de Aznavour, Sheila, Richard Anthony gibi büyük bir mbtor satın almak niyetindeymişsin. Doğru mu haber?»

CEVAP: «Hem doğru, hem yanlış. Önce yanlış diyeceğim, çünkü ben motorlardan nefret ederim. Bir bakıma doğru, çünkü bir tekne satın almaya karar verdim. Ama bu motorlu değil, yelkenli bir tekne olacak. Sonra yeni yeni tasavvurlarım var.»

SORU: «Neler olduğunu söyleyemez misiniz?»

CEVAP: «Gelecek yıl şarkıcılığa paydos diyorum. Ama tamamen mesleğimi terk edeceğimi sanmayın. Birkaç ay veya çok çok bir yıl sürecek bu ayrılma. Satın alacağım yelkenli tekne ile küçük bir dünya turu yapmak istiyorum. Dediğim gibi, ben öyle Aznavour, Richard veya Shella’nınki gibi lüks bir tekne, bir milyarder yatı satın almaya niyetli değilim. Yalnız geniş, sağlam ve denizci bir yapısı olacak. İsterseniz büyük bir balıkçı teknesi de diyebiliriz. Sonra dünya turu deyip öyle Okyanus dalgalarına karşı da çıkmayacağım. Gençlik yıllarımdan beri daima hayal ettiğim bir ideali gerçekleştireceğim. Görmeyi nicedir arzu ettiğim yerlere kendi kumanda ettiğim tekne ile gideceğim. Daha çok aklımda Güney Amerika var. Şili, Peru, Bolivya, Ateş adaları. Ben öteden beri denizcilik hastasıyımdır Her turneye çıkışımda yanıma mutlaka bir alay denizcilik kitabı alırım ve hepsini bitirmiş olarak geri dönerim.»

SORU: «Bunun dışında başka ne gibi tasavvurların var bakalım?»

CEVAP: «Benim aklıma her gün yeni fikirler gelir. Fakat içlerinden ancak birkaçını gerçekleştirmek imkanı ve fırsatım bulabilirim. Şimdi mutlaka yapacağım işler arasında bir filim var. Başrolünü oynayacağım. Deniz temasını işleyen ve denizcilerin hayatını canlandıran gerçekçi bir filim olacak. Öyle sanıyorum ki uzun zaman adımdan bahsettirmemiş olmamın acısını böyle çıkarabileceğim.»

Hugues Aufray’in söyledikleri bundan ibaret. Öyle anlaşılıyor ki sanatçı, önümüzdeki aylarda hayranlarının karşısına yepyeni sürprizlerle çıkmaya hazırlanmaktadır.

(Alıntıdır. Bkz. http://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1968-tarihli-50-sayisi)

10.08.2019 23:11

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 24 Ağustos 2015 16:45

    nuran namlı

    bu haberi hatırlıyorum :)
  • Yayınlandı: 4 Eylül 2015 13:44

    AHMET SEZEN

    baya calıskan bir yıldızmış nedense hatırlayamadım kendisini