Menü

Hülya Koçyiğit Hayranlarıyla Telefonda

Her on beşte bir pazartesi SES mecmuasının en civcivli günleridir. Sevilen yıldızlarla, hayranlarını konuşturma görevini üzerine alan arkadaşlar, günler önceden harekete geçerler. Yıldıza telefon yağdırır, eğer telefonda konuşacağı saatlerde filim işleri varsa, çalıştığı firmadan, rejisöründen izin alır, yıldızın tam saatinde idarehanemize gelmesini sağlarlar. Onlar böyle çalışırlarken de telefonlar, o kadar ilan etmemize rağmen, «Belki yıldız evvelden gelmiştir,» düşüncesiyle sabahtan itibaren çalmaya başlar.

Hülya Koçyiğit Hayranlarıyla Telefonda25 ağustos günü SES’in telefonları yalnız Hülya Koçyiğit için değil, milli takımın değişmez hafi, Fenerbahçeli Selim Soydan için de çaldı. «Hülya Koçyiğit geldi mi?» diyenlerin yamsıra, «Selim ağabeyi verir misiniz?» diyenler de vardı.

Hülya Koçyiğit SES’e adeta bir ekip halinde gelmişti. Yanında eşi ve ortanca kardeşi Feryal Koçyiğit vardı. Akşam saatlerinde İstanbul trafiğinin o insanı çileden çıkaran tıkanıklığı ve filim çalışmasının uzaması yüzünden idarehanemize tam 5 dakika geç gelmişti. Bu beş dakika sanki bize bir asır kadar uzun geldi. Kapıdan içeri adamını atar atmaz, hemen kendisini telefonun bulunduğu masanın başına oturttuk. Çünkü telefon durmadan çalmaya başlamıştı. Ter içindeydi. Yüzü pençe pençe kızarmıştı. O, «Buyurun efendim ben Hülya Koçyiğit,» diye hayranlarıyla konuşmaya başlarken Selini ile Feryal de birer masaya oturmuşlar, en az Hülya kadar merakla konuşmaları dinliyorlardı. Biraz sonra her üçü de havaya girdiler. Hülya telaşlı, sıkıntılı halini üzerinden attı, bol esprilerle hayranlarına cevap verdi. Selim «SES», Feryal de «Resimli Roman» ciltlerini karıştırmaya başladı.

Feryal rahat rahat «Resimli Roman» larını okudu, ama Selim «SES» ciltlerini karıştıramadı. Çünkü arada bir. Hülya telefonu Selim’e uzatıyor, «Bak Selim, seninle konuşmak istiyorlar,» diyordu. Hemen arkasından da espriyi yapıştırıyordu. «İnsanın kendinden şöhretli bir eşi olursa böyle olur işte. Bu gidişle filim işlerimi de yakında elimden alırsın.»

SORULAR – CEVAPLAR

ALİ ÖZGÜN (17), öğrenci (Mersin): «Merhaba Hülya ablacığım. Çok merak ediyorum, sizce aşk nedir? Selim Bey iie mesut musunuz?»

CEVAP: «Aşk çok güzel bir şey yavrum. Kelimelerle ifade edilmeyecek kadar… İnsanın içini yakıyor. Setim ile mesutuz. Birbirimizi çok seviyoruz.»

FERİHA ÜKE (21), memur: «Ulunay’a verdiğiniz cevabı okudum, çok üzüldüm. Gerçekten Öyle mektup yazdınız mı acaba?»

CEVAP: «Hayır hayatım biz öyle bir mektup yazmadık. İmzalar bizim değil. Benim noterde imza nümunem var. Ulunay’a hürmetim sonsuzdur. Yazılarını devamlı okurum.»

– «Tekzip etseydiniz.»

– «Ettik, fakat nedense tekzip daha çıkmadı.»

Hülya Koçyiğit Hayranlarıyla TelefondaMERAL UYGUN (23), memur: «Ben Meral. Hatırladınız mı? Hani Karaköy’ de Ziraat Bankasındaki Meral. Yeşil gözlü.»

CEVAP: «Haaa… Hatırladım. Nasılsın hayatım? İyi misin?»

– «Çok iyiyim. İki defa resim için mektup yazdım, cevap alamadım.»

– «Haklısın. Adres değişti, mektuplar elime geçmiyor. Ses mecmuasına yaz, hemen gönderirim.»

AYSEL DOĞAN (21), öğrenci: «En çok hangi renkleri seversiniz?»

CEVAP: «Siyah – beyazı severim.»

– «Peki hangi takımı tutuyorsunuz?»

– «Tabii Fenerbahçeyi…»

– «Evlenmeden önce hangi takımı tutuyordunuz?»

Hülya Koçyiğit Hayranlarıyla Telefonda– «Beşiktaşlıydım. Fakat aramızda ihtilaf olmasın diye Fenerbahçeyi tutmaya başladım.»

– «Desenize Molnar sizi de transfer etti!»

İLHAN SÖNMEZGİL (23), memur: «Avrupa güzel mi?»

CEVAP: «Harika.»

– «Yeni hayatınızdan memnun musunuz?»

– «Çoook… Hele insan sevdiği erkekle beraber olunca…»

GÖNÜL SOREL (20), öğrenci: «Size bir şey sormak istiyorum, Hülya Hanım ilk çocuğunuzun ne olmasmı istersiniz, ismini ne kovacaksınız?»

CEVAP: «Erkek olmasını isterim. Babası gibi. Rahmetli babamın ismini kovacağım. Sedat olacak.»

NİHAL TUNA (19), sekreter: «İyi akşamlar Hülya Hanım. Sizinle konuşmak büyük şeref. En çok hangi şehri beğendiniz Avrupa’da?»

CEVAP: «Madrit’i.»

– «Ya Paris?»

– «Yağmurluydu, pek gezemedim.»

– «Kardeşiniz Nilüfer’i seyrettim, hakîkaten sahneyi dolduruyor. Feryal Hanımla tanışamadım.»

– «Yanımda, isterseniz vereyim, konuşun.»

– «Ah çok iyi olur. Nasılsınız Feryal Hanım? Sesiniz çok hoş. Maşallah sizin bütün aile tatlı. Annenizden geliyor bu tatlılık her halde…»

– «Teşekkür ederim efendim. Her halde siz çok tatlısınız ki, tatlı .. geliyoruz size…»

Hülya Koçyiğit Hayranlarıyla TelefondaNESRİN GÜRLER (19), ev kızı: «Bir ömür boyu saadetler. Selim Beyle beraber bir nikah resminizi rica edeceğim. Ama büyük boy olsun.»

CEVAP: «Dileğinize teşekkürler. Selim Beyle olan resmimi maalesef gönderemeyeceğim, zira resimlerimizi gazeteciler çektiler, bütün ricalanmıza rağmen de bize vermediler.»

ZEYNEP TÜRKKAN (14), öğrenci: «Hülya Koçyiğit siz misiniz? Ay kulaklarıma inanamıyorum. O kadar tatlı sesiniz var ki…»

CEVAP: «Mersi yavrum. Senin sesin de çok tatlı.»

– «Bana hemen üç, dört tane imzalı resminizi yollar mısınız? Arkadaşlarıma da vereceğim. Şimdi onlar da telefonun başmdalar.»

«Hepsinin gözlerinden öperim. Hemen yollayacağım.»

ŞÜKRAN KOÇ (12), öğrenci: «Hülya ablacığım, kısa saçlı, kara gözlü bir kızım. Benim gibi bir kızınızın olmasını ister misiniz?»

CEVAP: «Elbette yavrum. İstersen sen benim kızım ol.»

– «Ah çok teşekkür ederim Hülya abla. Ablam da sizinle konuşmak istiyor.»

Hülya Koçyiğit Hayranlarıyla Telefonda– «Ben Sevil Koç, Hülya Hanım Sizi çok sempatik buluyorum. Oyununuza hayranım.»

– Sağolun. Ben de bütün gücümü sizin gibi hayranlarımdan alıyorum.»

GÜLÇİN HANEN (12), öğrenci: «Bayan Soydan’la mı görüşüyorum? En çok hangi artistle filim çevirmek istersiniz?»

CEVAP: Bütün artistlerle. Har artistin kendine göre ayrı bir havası vardır.»

ŞABAN KARAKAYA (23), memur: «Günaydın Hülya Hanım. Sanatınızın hayranıyım. Selim abi de orada mı?»

CEVAP: «Evet, vereyim konuşun isterseniz.»

– «Merhaba Selim abi. Hasta Fenerbahçeliyim. Geçen hafta Galatasaray’a bir gol atamadınız. Atamayınca da bizi çileden çıkardınız.

– «Takım daha mevsim başında. Forma girince Fenerbahçe’yi yine kimse tutamayacak. Ben sana söz veriyorum, bu yıl da şampiyonuz. Bütün kupaları yine biz toplayacağız.»

SEMA ONUR (40), ev kadını: «Size merak ettiğim bir şeyi soracağım. Ne zaman bebek sahibi olmak istiyorsunuz?»

CEVAP: «Ne zaman kısmetse.»

– «En çok hangi yemeği seviyorsunuz?»

– «Enginar… Hele zeytinyağlı olursa.»

ADEM KAR (18), çiçekçi: «Filim çevirirken ne hissediyorsunuz?»

CEVAP: «O sahneyi en iyi şekilde nasıl oynayacağımı düşünürüm.»

Hülya Koçyiğit Hayranlarıyla TelefondaŞEREFNUR HAYIROĞLU (30), memur (Ordu): «En çok sevdiğim artist sizsiniz. Annenizi de yakından tanıyorum. Çok cici, yalnız biıız fazla şişman.»

CEVAP: «Evet şişmanlıktan annem de şikayetçi. Devamlı ilaç kullanmasına, pehriz yapmasına rağmen bir türlü zayıflayamıyor. Doktorlar, ‘Bu hastalık şişmanlığı,’ diyorlar.»

NEJAT ŞANSAL (14), öğrenci, (Antalya): «Hülya abiacığım bu telefonu Selim abinin yanınızda olduğunu düşünerek açıyorum. Allahaşkına beni Selim abi ile konuşturun.»

CEVAP: «Memnuniyetle yavrum. Gel Selim bu da senin hayranın.»

– «Vay Selim abicim. Yanaklarından öperim. Nedir bu Fenerbahçe’nin hali? Gol atamaz olduk. Bütün arkadaşlar bayağı üzülüyoruz. Molnar galiba yanlış taktik veriyor size. İngiltere’deki maç korkulu. İnşallah orada berabere kalırsınız da burada bir gol atıp ikinci tura geçeriz.»

– «İnşallah. Sen merak etme, Fenerbahçe her zaman büyük takımdır. Sana söz veriyorum, bugünler geride kalacak, yine çok gollü galibiyetler alacağız.»

YILDIZ ÜNSAL (20), memur (Bursa): ««Nikah defterini imzaladığınız an neler hissettiniz. Lütfen söyler misiniz?»

Hülya Koçyiğit Hayranlarıyla TelefondaCEVAP: «Çok şeyler. Burada anlatması zor. Bir gün bana gelirseniz, rahat rahat konuşuruz.»

– «Selim Bey sizi üzüyor mu?»

– «Asla. Üzeceğini hissetseydim, onunla evlenmezdim ki…»

NADİRE CENGİZ (16), terzi (Bursa): «En çok hangi kardeşinizi seviyorsunuz?»

CEVAP: «İkisini de.»

NESRİN ÖZBEN (18), memur: «Fenerbahçe’nin bütün maçlarına gidiyor musunuz?»

CEVAP: «Gitmezsem Selim de, diğer futbolcular da kızıyorlar. Ben maça gidersem muhakkak kazanıyorlarmış. Son iki maça gitmedim, berabere kaldılar, gol de atamadılar.»

BEYZA ÇORUHLU (17), öğrenci (Bursa): «Hayranlannızdanım. Filimlerinizi hiç kaçırmıyorum. Sizinle karşılıklı görüşmek istiyorum. Mümkün değil mi?»

CEVAP: «Eylülün 3’ünde filim çevirmek için Bursa’ya geleceğim, Çelik Palas Otelinde kalacağım. Oraya gelirseniz sizinle görüşebilirim.»

AYSEL ELALDI (22), memur, (Bursa): «Nikahta ilk neye heyecanlandınız?»

CEVAP: «Etrafımdaki kalabalığa.»

SERVET SEZEN (16), öğrenci, (Kumburgaz): «Kaç çocuğunuz olmasmı istersiniz?»

CEVAP: «Allah verirse 12 tane istiyorum.»

HIRAYR HANÇER (19), tornacı: «Şimdiye kadar kaç filim çevirdiniz?»

CEVAP: «40’ın üstünde. Sinemayı bırakana, daha doğrusu sinema beni bı rakana kadar her halde 200’ü tamamlarım.»

Hülya Koçyiğit Hayranlarıyla TelefondaTUNCER BANDIRMA (17), öğrenci (Denizli): «Denizli’ye gelirseniz beklerim. Pamukkale’ye beraber çıkarız Hülya abla. Selim abi yanınızda mı, iki kelime konuşacağım. Yanaklarından öperim abi. Bir soru soracağım: Fenerbahçeli futbolcular Cani seviyorlar mı? Duyduğuma göre, takımda hiç kimse Can’ı istemiyormuş.»

CEVAP: «Bunlar dedikodu. Can da arkadaşımızdır, ağabeyimizdir. O da hepimiz gibi aynı ordunun, Fenerbahçe or duşunun bir ferdi.»

NEZİHE ERGÜN (21), memur (Adana): «Evlendikten sonra annenizle konuşmadığınız söyleniyor, doğru mu?»

CEVAP: «Bunlar dedikodu. Hayatta en çok sevdiğim varlık annemdir. İcap ederse her şeyi annem için feda edebilirim. Selim’i de mi? Ne diyeyim bilmem ki?… Hem Allah bana o günleri göstermesin.»

NURDAN ŞAHİN (16), öğrenci: «Avrupa’da filim çevirmek ister misiniz?»

CEVAP: «İyi bir teklif gelirse elbet.»

– «Selim Bey ile nerede tanıştınız?»

– «Büyükada’da. Ve hemen yıldırım çarpmış gibi olduk.»

SALİHA KELEŞ (34), ev kadını: «Erenköy İlkokulunun reklamını yapmanızı rica edeceğim. Bunu sizi seven öğrenciler adına rica ediyorum.»

CEVAP: «Hay hay… Memnuniyetle.» MÜJGAN ÖZER (23), memur (Polatlı): «Selim Beye maçlarda iyi oynaması için bolkalorili yemekler yapıyor musunuz?»

CEVAP: «Selim’e meneceri Molnar’ın tavsiyesi üzerine her sabah bal, yumurta ve bol kaşar peynir yediriyorum. Öğleleri bonfile, akşamlan da ekseriya sebze…»

ŞADI KIRIM (18), öğrenci, (Tekirdağ):

«Selim abiye mektup yazıp bazı sorular sormak istiyorum Hülya abla. Mümkün mü acaba?»

CEVAP: «Mektuba ne hacet, kendi burada. Dur vereyim de konuş.»

– «Aman ne güzel!… Merhaba abicim. Nasılsın? Selim abi, Avrupa’da hangi takımda oynamak istersin? Ve hangi yabancı futbolcuyu beğenirsin?»

Hülya Koçyiğit Hayranlarıyla Telefonda– «Benfica’da oymamak isterdim ve eski Real Madrit’li Di Stefano’ya hayranım. Henüz öyle bir santrfor gelmedi dünyaya. Yeri boş.»

NEZİHE PERİN (21), memur, (Adana): «Adana şehirlerarası santralı adına konuşuyorum. Şu andaki kıyafetinizi merak ediyoruz.»

CEVAP: «Mecmuada resimlerim çılanca görürsünüz. Biraz daha merak edin. Merak etmek tatlı şeydir.»

«Selim Bey size düğün hediyesi olarak ne aldı?»

CEVAP: «Kendisi yetmez mi? Avrupa seyahati de işin cabası.»

MELEK AKTAŞ (13), öğrenci, (Hendek): Avrupa’ya tekrar gidecek misiniz?»

CEVAP: «İnşallah gelecek yıl temmuz ayında.»

OYA DEMİRTAŞ (20), öğrenci: «Hayatta en çok sevdiğiniz üç şey nedir?»

CEVAP: «Annem, kardeşlerim ve Selim.»

– «Şarkıcı olacağınız doğru mu?»

– «Değil. Aslı yok. Söylüyorlar işte.» TÜRKAN ÖNER (17), öğrenci (Burdur):

«Saçınız ne renk? Peruk kullanır mısınız?»

CEVAP: «Kumral. Peruksuz artist olur mu? Bir günde ne kılıklara gireriz. Peruk olmasa yandık.»

İSMAİL MERCAN (24), tezgahtar, (Diyarbakır): «Selim Beyi verir misiniz?… Selim Bey, Fenerbahçe Diyarbakır’a neden gelmiyor? Burada da iyi futbol var. Bütün Diyarbakır Fenerbahçeli.»

CEVAP: «Gelmek isteriz, ama biliyorsunuz, önümüzde yüklü program var. Bu isteğinizi ben idarecilere, antrenörüme iletirim. Her halde bir şeyler düşünürler.»

(Alıntıdır. Bkz. http://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1968-tarihli-37-sayisi)

11.08.2019 02:47

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 25 Ağustos 2015 14:58

    Cemre Kan

    Helal olsun he şu ses dergisine. Bir de adresinge tabikide bunları bize aktarıyor
  • Yayınlandı: 2 Eylül 2015 11:10

    MEHMET ŞEN

    şu olayın tekrar hayata geçmesi lazım kesinlikle :D
  • Yayınlandı: 2 Eylül 2015 11:11

    NUR HAYAT YÜZEN

    şu olay gerçekten çok güzeldi bencede tekrarlanmalı kesinlikle