Menü

Hülya Koçyiğit Kavgası

İZZET, Hülya’yı sağ koluna almış, kulağına şiirleri fısıldıyordu. Bir kanapeye oturup dinlenmek istediler, izzet sigara çıkarıp yaktı. Tam dumanını savuracağı sırada bir el omzundan yakaladı. Karşısında hayalet gibi uzun bir adam vardı. Önce tanımadı, sonra şaşırdı.

Reha Yurdakul, eski arkadaşıydı. Ama, burada ne işi vardı? O da yanlarına oturup bir sigara yaktı. Elleri titriyordu. Uzun uzun onları süzdü, sonra söze başladı:

-«Bak, izzet, bunca yıllık arkadaşız, ama bu kızla gezmeyi bırak artık! Şimdiye kadar sana söylemedim, ama niyetim ciddi… Onunla evlenmek istiyorum. Annesiyle konuşacağım. Zaten, Hülya’ya, bir gece kulübüne birlikte gittiğimiz zaman açıklamıştım. Şimdiye kadar bir kere evlenip ayrıldım. Ebediyen bekar kalmak niyetindeydim. Fakat Hülya’yı yakından tanıdıktan sonra fikrimi değiştirdim. Tam idealimdeki kız… Oda beni beğeniyor… İkinci evliliğim onunla başlayacak…»

İzzet’in suratı asılmıştı. Bir Reha’ya, bir de Hülya’ya baktı:

-«Bana kalırsa senin evliliğin başlamadan bitecek… Hem sen 40 yaşındasın… Hülya 20 yaşında bile yok… Babası yerindesin…»

-«Sen bu kızın ne anasısın, ne de babası. Hem genç kızlar yaşlı ve olgun erkeklerle evlenmeyi tercih ederler.»

-«Ben de onu seviyorum…»

-«Sevsen ne olur? Bir kere, sen evlisin onu unutma!»

-«Evliyim ne çıkar? Boşanır, onunla evlenirim. Sen kendi kendine gelin-güvey oluyorsun azizim. Ona soralım bakalım, kimi seviyor…»

İzzet, Hülya’ya döndü :

-«Duydun işte, söyle bakalım, kimi tercih ediyorsun?»

-«Vallahi, ben ne diyeceğimi bilemiyorum. Reha ile, gece kulübünde konuştuğumuz doğru… Ama, İzzet de benimle evlenmek istiyor…»

Reha Yurdakul, eliyle bir şey keser gibi yaptı

-«Tamam, şimdi anlaşıldı. Hülya seçemediğine göre, biz seçeriz. Kararı biz verelim. Ya anlaşalım, ya dövüşelim…»

-«Dövüşsek ne olur yani? Hem sende artık hal mi kalmış? Adam mı yersin be?»

-«Yerim tabii… Sen beni ne sandın? Bana, kilise direği enseli Reha, derler. Büyükada’da yer yerinden oynar ben yürürken…»

Bu sözün üzerine Reha Yurdakul, İzzet’in yakasına yapıştı. Kıravatını çekti, kıvırdı. İzzet boğulacak gibi olmuştu. Hülya, ortalarındaydı:

-«Durun, ne yapıyorsunuz? Delirdiniz mi siz?» demeye kalmadan İzzet, Reha’nın midesine bir yumruk indirdi. Reha, iki büklüm oldu, midesini tuttu. Acısının geçmesini beklerken İzzet koç gibi bir de kafa vurdu… Bu sefer Reha’nın çenesi kanamaya başladı. İki darbe yedikten sonra Reha doğruldu. «Al öyleyse, sen istedin kavgayı» diyerek izzet’in sol gözüne bir sağ kroşe çekti. Yumruk İzzet’in gözlerinde şimşekler çaktırmıştı. İzzet, sırt üstü yere yattı. Reha atlayıp kaldırdı, bir daha, bir daha, sağ – sol yapıştırmaya başladı. Reha bir aralık, odun kesen elektrik testeresine doğru İzzet’i sürükledi. Fakat izzet, silkinip kurtuldu. İkisinin de artık gözleri bir şey görmüyordu. Nihayet Reha Yılmaz’ın bir darbesiyle yere yıkıldı ve pes etti. Hülya atılıp «Ben İzzet’i seviyorum Reha, bırak bizi evlenelim» dedi. Reha, bu sözü duyunca, her şeyin bittiğini anladı. Derin derin nefes aldı. Bir türlü bu durumu hazmedemediği belliydi. Fakat elini ağır ağır uzattı: «Saadetler dilerim!» dedi. Hülya’nın dürtmesiyle İzzet de elini uzattı. Barıştılar. Reha, üstündeki toprakları temizledi. Ağır ağır yürüdü, uzaklaştı. Bu sırada rejisör Orhan Aksoy: «Stop! Çok güzel oldu çocuklar… Aferin! Bundan daha tatlı, daha heyecanlı bir sahne çekilemez!» diye bağırdı. Aslında üç arkadaş «Yalancı» filminin son sahnesi için toplanmışlar ve Reha ile İzzet «konu icabı» kavga etmişti. Yoksa, onlar sadece arkadaş ve meslektaştılar… Ne Reha’nın evlenmeye, ne de izzet’in boşanmaya niyeti vardı.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1965-tarihli-20-sayisi)

15.09.2015 12:54

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 26 Ağustos 2015 14:34

    Alper Keskin

    hülya için kapışıyooolaar vaay :D
  • Yayınlandı: 1 Eylül 2015 17:12

    SANCAK ASYA

    uğruna dövüşülen kadında hülya koçyiğit tabi normal :D
  • Yayınlandı: 7 Eylül 2015 14:07

    SERDAR KANIT

    ahaha bu dövüş sahnesini hatırladım da çok iyi filmdi gerçekten :D
  • Yayınlandı: 9 Şubat 2016 12:32

    Sevda Yerebakan

    Çok güzel filmdi. Ben okurken filmi anlattığını anladım.. Gerçekten güzel filmler ve işler vardı o zamanlar..