Menü

Hülya Koçyiğit Tiyatro Sahnesinde

Ünlü sanatçı Hülya Koçyiğit’le ünlü tiyatro adamı Haldun Dormen arasında iki yıldır süren pazarlık nihayet geçtiğimiz günlerde sona erdi. Ve iki sanatçı da birbiriyle anlaştı. Ama gelgelelim bu durum Haldun Dormen’e büyük bir mutluluk verirken, Hülya Koçyiğit’e de şimdilik birtakım sakıncalar getiriyordu…



Tam iki yıl önce idi. ”Şen Sazın Bülbülleri” adlı müzikli oyunu sahneye koyma çalışmalarını sürdüren Haldun Dormen başrolü oynayacak olan Erol Evgin’in yanına bir kadın sanatçı arıyordu… Bu kadın sanatçı hem ünlü hem de sesi ve fiziği güzel olan bir kadın olacaktı. Haldun Dormen’in kafasında da ideal bir aday olarak Hülya Koçyigit vardı… Dormen bu yüzden teklifini ilk olarak Koçyiğit’e götürdü… Sanatçı da ilk etapta teklifi kabul etti. Ancak sonradan asıl mesleği şarkıcılık olan Erol Evgin gibi ünlü bir sanatçının yanında, herhangi bir şekilde ezilmek istemediğinden, teklifi geri çevirdi. Ne var ki Haldun Dormen’in kafasında Hülya Koçyiğit’i tiyatro sahnesine çıkarma planı o günden bugüne hiç bir değişikliğe uğramadı. Dormen hem o sıralarda sahnelediği oyunlarla ilgileniyor, hem de Hülya Koçyiğit’e teklifini yeniden kabul ettirmenin çarelerini arıyordu. Tüm bu arayışlar geçen yıl da sürdü ama bir sonuç alınamadı. Ama gelgelelim iki yıl süren pazarlık geçtiğimiz günlerde 1985-86 sezonu için olumlu bir sonuca bağlandı ve Hülya Koçyiğit tiyatro sahnesine istediği koşullarda çıkmayı kabul etti. Şimdi şu sıralarda teklifi kabul edilen Haldun Dormen’de Koçyiğit’in istekleri doğrultusunda onun oyuncu gücünü ortaya koyacağı ve başrol oyuncusu olacağı bir oyunu bulmak ümidiyle çalışmalarını harıl harıl sürdürüyor. Ve Dormen böyle bir oyun bulacağına da kesin gözüyle bakıyor. Ancaaak…

Evet ancak bu anlaşma Haldun Dormen’e iki yıllık ısrarının kabul edilmesi nedeniyle büyük bir mutluluk verirken, Hülya Koçyiğit açısından birtakım sakıncalar taşıyor. Hem de ”riskli” denebilecek cinsten… Çünkü bu iki sanat dalının çalışanlarının çok iyi takdir ettiği gibi kökende sinema ve tiyatro teknik olarak birbirinden tamamen ayrı dallar. Tiyatro sahnesinde sanatçı her gün bizzat halkın karşısına çıkmakta ve her hareketinde hiç bir falso vermeden kontrollü olmak zorundadır. Bu da belli bir eğitimi gerektirir. Tabii ki sinema da eğitim ve tecrübeyi gerektirir ama sinemanın ayrıcalıklı yönleri vardır. Sinema oyuncusunun karşısında halk değil kamera vardır, oynanılan sahnenin de istendiği kadar o anda prova olanağı vardır. Olmadıysa yeni baştan çekilir. İşte bu tezatlıklar nedeniyle de bugüne değin bazı tiyatrocular sinemada, bazı sinemacılar da tiyatro sahnesinde başarılı olamamışlardır. Hülya Koçyiğit’de Ankara Devlet Konservatuvarı’nda eğitim görmesine karşın yıllardır sinemanın içindedir ve tiyatroyla da seyirci olmanın dışında hiç bir ilgisi yoktur.



İşte bu nedenle Koçyiğit herhangi bir yeni oyuncu gibi tiyatro sahnesine çıkacaktır. Ama onun yeni oyunculardan farkı, başrol oyuncusu olması ve doğal olarak ağırlıklı rolde oynamasıdır. Öte yandan kendisinin bugün Türkiye çapında büyük bir şöhreti vardır. İşte Hülya Koçyiğit açısından da “risk” budur. Hem de şöhreti pahasına. Ama dileriz sinemada gösterdiği başarıyı tiyatro sahnesinde de gösterir… Ve bizi de sevindirir Koçyiğit…

(Alıntıdır.Bkz:http://www.tozlumagazin.net/shop/urun/sey-dergisinin-1985-tarihli-4-sayisi/)

15.10.2020 20:41

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar