Menü

Hülya Koçyiğit’ten Skor Tahmini

Fenerbahçe’nin milli futbolcusu Selim Soydan’la evli olan Hülya Koçyiğit (Soydan) eskiden Beşiktaşlıydı, şimdi ise koyu bir Fenerbahçelidir. Selim Soydan’la 3 yıl önce kampta tanışan Koçyiğit, önemli maçlar arefesinde Fenerbahçe kampına gider, hem günlerdir uzak kaldığı eşiyle hasret giderir, hem de Fenerbahçelilere moral verir. Bu, Türk futbolunun adını devleştiren Fenerbahçe – Manchester City maçı arefesinde de böyle oldu. Hülya Koçyiğit’in Sarıyer’deki filim setini bırakıp Yeşilköy’de Çınar Otelindeki Fenerbahçe kampına geldiği zaman ilk sözü şu olmuştu: «Korkmayın çocuklar Manchester City’ye iki gol atacaksınız.» Tuhaf bir tesadüf mü, yoksa yerinde bir kehanet mi nedir, gerçekten de Fenerbahçe Kraliçenin çocuklarına iki gol attı ve ikinci turun kapısını ardına kadar açtı. Fenerbahçe’n gelin Hülya Koçyiğit’in ayağı Fenerbahçe’ye bu defa uğur getirmişti.

Bundan üç yıl kadar önce Büyükada’da başrolünü Hülya Koçyiğit’in oynadığı bir filmin setine gitmiştik. O gün Galatasaray maçına hazırlanan Fenerbahçeliler de Büyükada’da bir otelde kampta bulunuyorlardı. Bir ara Fenerbahçeliler sete geldiler. Tabii Selim Soydan da… Kampta ne konuşulur? Ertesi günkü maç tabii… Beşiktaşlı olan Hülya Koçyiğit o gün bütün Fenerbahçelilere moral verdi, «Korkmayın,» dedi. «Maçı siz alacaksınız. Galatasaray’a en azından 3 gol atarsınız!» Bu sözler üzerine bütün Fenerbahçeli futbolcuların neşesi yerine gelmişti. Hep bir ağızdan, «İnşallah» ı bastırdılar ve filim çalışması bittiği zaman da Hülya’yı muhakkak maça beklediklerini söylediler.

O maçta Hülya Koçyiğit Fenerbahçe’ ye uğur getirmemişti. Hoş maçta 3 gol atılmıştı, ama golü atan Galatasaray’dı, ve Fenerlileri koskoca bir şampiyonluktan etmişlerdi.

Hülya Koçyiğit'ten Skor TahminiDiyeceksiniz ki, eski hatıraların bu yazı ile ne ilgisi var? Var, hem de çok ilgisi var. Zira biz gene Hülya Koçyiğit ile birlikte Çınar Oteli’nde Türk futbolunun adını devleştiren, Manchester maçı arifesinde Fenerbahçe’nin kampındayız. Ve gene Hülya Koçyiğit, tıpkı Selim Soydan’la tanıştıkları gün olduğu gibi Fenerbahçelilere moral veriyordu, «Korkmayın çocuklar, maç bizim,» diyor. «Bunlarda bir şey olsaydı, size kendi memleketlerinde gol atarlardı. Orada atamadıklarına göre, size kendi seyirciniz önünde mi gol atacaklar? Korkmayın, maç bizim. Vallahi geçen akşam rüyasını da gördüm, tam 2 gol atıyorsunuz!»

Sahaların hırçın, sinirli çocuğu Yılmaz konuşmanın altında kalır mı hiç? Hemen espriyi yapıştırıyor, «Peki, kaç gol yiyoruz?» Bu sözle beraber önce gülüşmeler, sonra, «Ağzından yel alsın… İki gol attıktan sonra gol yenir mi? Etten kale yaparız, gene gol arttırmayız. Dolmabahçe geçilmez. Kraliçenin çocuklarına sürprizimiz var…» cümleleri.

Hülya Koçyiğit'ten Skor TahminiFakat bu konuda en ilgi çekici konuşmayı Fuat yaptı, «Palavrayı bırakalım,» dedi. «Her şey varın akşam belli olur! ‘Kraliçenin çocukları’ diye alay ediyoruz, ama adamların sırtında koskoca dünya şampiyonluğu var. Manchester’de gördük. Adamlar canavar gibi. Süratli ve nefesli. Hele o 8 numaraları Bell yok mu? Ortalığı tıpkı bizim Ogün gibi, Abdo gibi karıştırıyor, harmanlıyor. Üstelik Ogün’den daha da süratli ve nefesli. Solaçıkları da cabası!»

Hülya, Fuat’ın bu şekilde konuşmasına çok sinirlenmişti, «Ben Molnar’m yerinde olsam seni kampa almam Fuat,» dedi. «Takımın moralini bozuyorsun. Şimdi şurada düşmanlarımızı methetmenin alemi var mı? Yarın akşam göreceğiz, size yemin ederek söylüyorum, tam 2 gol atacaksınız. Hem öyle goller ki stad ayağa kalkacak.

Konuşmaları sakin sakin dinleyen Selim, «İnanın çocuklar» diye bir ara lafa girdi. Karısının rüyasını tasdik etti. «Hülya Eskişehir’e de 1-0 yenileceğimizi söylemişti de, ben inanmamıştım. Rüyaya pek inanmam, ama bizim hanımmkiler başka. Benim de içimde 2 gol atacağımıza ve ikinci tura geçeceğimize dair kuvvetli bir inanç var. Yılmaz bu, durur mu? Gene lafa karıştı, «Anladık oğlum,» dedi. «2 gol atacağız. Peki kaç gol yiyeceğiz. Biliyorsun Mithatpaşa’da yediğimiz her gol için 2 gol atmanız lazım.»

Sohbetin hararetlendiği bir sırada yeşil sahaların Mehmetçiği antrenör Basri Dirimli ile idareci Erdal Kocaçimen geldi. İkisinin de yüzleri asık. «Hoş geldiniz Hülya Hanım. Nasılsınız? Haydi bakalım çocuklar siz de doğru yatağa. Saat 21.00’de uykuya dalmış olacaksınız.» Ercan biraz sinirlendi bu ikaza. «Ağabey görüyorsun misafirimiz var. Yarım saat müsaade et. Yenge ta Sarıyer’deki filim çalışmasını bırakmış, bizi görmeye buralara gelmiş. üstelik, ‘Yarın akşam 2 gol atacaksınız,’ diyor.» Bu sözler Basri’yi birazcık yumuşatmıştı. «Elbette maçı alacağız,» dedi. «Ama siz bunlan bırakın da girin yatağa. Erken yatın ki, zinde kalkasınız. Yarın akşam iş çetin. Ölüm – kalım maçı bu. Size 10 dakika daha müsaade…»

Hülya Koçyiğit'ten Skor TahminiKampın en sessiz, en soğukkanlı adamı seyircinin «Hans» adını taktığı Levent. Hiç konuşmuyor, sadece dinliyor. Hani Hülya’nın hal hatır sormasına da cevap vermese Hans’ın varlığından haberdar olmayacaktık. Abdullah ise tıpkı sahadaki gibi. Ele, avuca sığmıyor. Neşeli, konuşkan, girişken. «Atacağım,» diyor, «Siz bana daima top atın,» diyor. «Göreceksiniz maçı alacağız,» diyor. O konuştukça Hülya da, «Ha şöyle, ha şöyle,» diye gülüyor ve durmadan konuşup Fenerbahçelilere moral veriyor. «Görüyorsunuz Abdullah ne kadar moralli. Çekinecek ne var? Biz onları gözümüzde büyütüyoruz. Yarın akşam Mithatpaşa Manchester’lilere mezar olacak. Yeter ki AEK maçındaki gibi gayretli ölün. Son söz şu sizlere: Maç yarın akşam bizim. Ve 2 gol atacağız. Hep beraber ikinci turun şerefine içelim. İçelim çocuklar.» Selim, Hülya’nın kolunu tuttu. «Ne yapıyorsun Hülya?» dedi. «Ne içkisi?… Çayı bile sorduktan sonra içiyoruz.» Yılmaz atıldı hemen, «Basri ağabey birer çay içebilir miyiz?»

Çay yerine ılık limonatalar geldi. Bütün futbolcular bardakları içki kadehi gibi havaya kaldırdılar, şerefe içtiler. Manchester City’yi elemenin, Kraliçenin çocuklarını Mithatpaşa’da dize getirmenin şerefine…

GELİNİN RÜYASI DOĞRU ÇIKTI

Ne gariptir ki, Fenerbahçeli gelinin, Hülya’nın rüyası doğru çıktı. Fenerbahçe, Hülya Koçyiğit’in bir gece önce söylediği gibi maçı 2 gol atarak kazandı. Yediği ise önemli değildi. Manchester City elenmiş, azametini, onurunu, kibirini Mithatpaşa’nın çimlerine gömmüştü… Selim’le tanıştığı ilk gün Fenerbahçe’ye uğurlu gelmeyen, Sarı – Lacivertlileri koskoca bir şampiyonluktan eden Hülya, bu defa şeytanın ayağını kırmış, Fenerbahçelilere uğur getirmişti. Gelinin ayağı uğurlu gelmişti.

MAÇ SONRASI

Manchester maçında Selim oynamamıştı. Hülya Koçyiğit’in filim çalışmaları vardı. Bu yüzden o da maça gelmemişti. O büyük gecenin sabahı hemen Hülya Koçyiğit’in çalıştığı filmin setinin yolunu tuttuk. «Dün çok önemli bir maç kaçırdın,» dedik. «Öyle,» dedi. «Çalışıyordum, gelemedim. Radyodan bile dinleyemedim. Ama dinlemediğime, hele maça gidemediğime çok iyi etmişim. Nerede bende böyle heyecan fırtınasına dayanacak sinir?…»

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1968-tarihli-42-sayisi)

10.08.2019 23:00

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 24 Ağustos 2015 17:59

    BATUHAN AÇIKGÖZ

    güzel olduğu kadar şansta getirmiş hülya koçyiğit zamanında :D
  • Yayınlandı: 24 Ağustos 2015 18:00

    MÜSLÜM KOŞAN

    keşke daimi başarılar olsada şimdi böyle eskiye gülüp geçmesek
  • Yayınlandı: 8 Eylül 2015 13:59

    NUR HAYAT YÜZEN

    selim soydan ve hülya koçyiğitte hiç ayrılmıyormuş masallah :D