Menü

Humphrey Bogart Yaşıyor

HUMPHREY Bogart 1950’li yıllarda Amerikan sinemasının en büyük ve ünlü aktörlerinden biriydi. Sinema hayatına 1930’larda başlayan Bogart, önceleri ‘gang’ filmlerinde küçük rollerde oynadı… Sinema dünyasında yalnız tipi ile değil, oyun gücüyle de efsaneleşen ünlü Amerikan aktörü, önceleri tiyatro yapıyordu. Onun, kendini kabul ettirdiği ilk film, daha önce sahneye konulan 1936’da çevirdiği «Taşlaşmış Orman» (The Petrifield Forest)tir. 40’lı yıllarda asıl ününü kazandığı filmlerini çevirdi. Bunlar arasında; «Marsilya Geçidi», «Karanlık Zafer», «Kükreyen 20’ler», «Karanlık Geçit» ve «Kazablanka» sayılabilir.

«Kazablanka»yı 1942 yılında çevirdi. Büyük ün kazandığı ve sanatının doruğuna ulaştığı bu filmdeki rol arkadaşı Ingrid Bergman’dı. Konusuyla, oyuncuların başarılı rolleriyle hala hafızalarda yaşayan bu film, televizyonda da üç defa gösterildi. Bogart, filmlerinde daha çok ‘gang’ tipini canlandırmış ve çizdiği kompozisyonlarla seyircilerin gözdesi olmuştur.

Humphrey Bogart1950’lerde televizyon için «Tehlike İşareti» (In A Lonely Place), «Gazeteciler Savaşı», «Sarışın Şeytan» (Şeytan Uyma), yine televizyon için «Beat the Devil», «Gemide İsyan» (The Caine Mutiny), «Çıplak Ayaklı Kontes», «Benim Üç Meleğim», «Ümitsiz Saatler», «Şöhretin Sonu»nu çevirdi. Başarısını, 1952 yılında Katherine Hepburn ile oynadığı «Afrika Kraliçesi» ile kazandığı Oscar’la perçinleyen Bogart, dünya sinemasının unutulmayan aktörleri arasında yer aldı. Bogart’ın eşi de o yılların gözde yıldızı Lauren Bacall’dır. Ve ölünceye kadar onunla evli kalmıştır. Karı – koca birlikte pek çok filmde oynamışlardır. Bogart, özellikle 60 ve 70’li yıllarda yeniden ünlendi ve bir efsane oyuncu katına yükseldi. Sinema seyircisi ölümüne gırtlak kanserinin neden olduğu bu değerli aktörü 1957 yılında kaybetti…

Ölümünün üzerinden yıllar geçmesine rağmen ününden hiçbir şey kaybetmeyen sanatçının filmleri hala televizyonlarda ve sinemalarda gösteriliyor. Ayrıca dünya sinemalarında zaman zaman «Bogart Haftası» düzenlenmektedir. Kendisine ve sanatına karşı gösterilen saygının en büyük belirtisi olarak, Woody Allen’in, Bogart hayranı olup, her yerde onun hayalini gören bir adam üstüne yazdığı oyun sayılabilir. Sonradan film olan bu oyun, adını «Kazablanka» filminin ünlü bir cümlesinden almıştır; «Bir Daha Çalar mısın Sam?» (Play It Again Sam).

Sinema dünyasında yalnız sert hatlı yüzü, oynadığı gangster filmlerinde giydiği kalkık yakası, beyaz pardesüsü ve fötr şapkası ile değil, oyun gücüyle de efsaneleşen ünlü Amerikan aktörü, böylece sinema dünyasında bir devre imzasını attı ve yeni bir tip yarattı.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1984-tarihli-31-sayisi)

01.08.2019 10:11

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar