Menü

Hüner Coşkuner İzmir’den Kopamıyor

İZMİR’DEN KOPAMIYOR…

Hüner Coşkuner adını pek fazla gazino piyasasına perçinleyen, bir isim olamadı ama, İstanbul dışında genç sanatçıya bir hayli rağbet ediliyor… Önce müzikale Çıkarılması düşünülen, fakat vazgeçilen Hüner Coşkuner kesinlikle müzikale çıkamayacağını anlayınca İzmir’den gelen bir teklifi kabul edip Kervansaray’da çalışmaya başladı…Önce iki hafta olarak planlanan program Hüner Coşkuner’in İzmir’liler tarafından sevilmesi üzerine bir aya çıkartıldı.Hüner Coşkuner şu anda tam bir aydır İzmir’de çalışıyor. Anlaşma süresi yine bittiği halde bir süre daha devam edecek… Genç sanatçının bu kadar İzmir’de çalışmasında bir sır var. kuşkusuz İzmirli müşteriler Coşkuner’i pek tutuyorlar ama kendisinin “Programım bitse de bir süre İzmir’de kalacağım” demesi bazı sorulara neden oldu. Ne dersiniz?



SON SEVGİLİSİ HOLLANDALI…

Hastalıklarla uğraşıp ancak ayağa kalkabilen Gönül Şenay yattığı günlerin acısını çıkarırcasına gece kulüpleri dolaşıyor, yiyor, içiyor, eğleniyor… Yalnız mı? Tabii ki hayır.Özel yaşamında da yalnız kalmaktan korkan Gönül Şenay başarısız aşk ilişkilerinden sonra hiç bir erkekle birlikte olmayacağını söylemişti ama yalnızlığın verdiği korkuyla kendine yeni bir sevgili buldu…Eğlence yerlerinde de yanında bu beyaz saçlı sevgilisi ile görülüyor. Yalnız bu sevgili Türkiye’de değil Hollanda da oturuyor, Türk olmasına karşın oranın tabiyatına geçmiş ve “Hollandalı” denilen bir tip… Daha önce yine ünlü bir şarkıcımıza aşık olup peşinden İstanbul’a gelen, ancak tüm parasına rağmen boş dönen ve Hollanda’da bir çok oteli ve dükkanı bulunan Yüksel Kazancı, Gönül Şenay’ın yeni sevgilisi..İstanbul’a tatil için geldiğinde bir rastlantı sonucu Gönül Şenay’la tanışıp bu sefer ona abayı yaktı.Maddi sıkıntı çektiği şu günlerde bir hızır gibi karşısına çıkan beyaz saçlı çapkın sevgiliden Gönül Şenay da son derece memnun.Hatta bu yüzden “Yüksel isterse Hollanda’ya bile yerleşirim” diyor da başka bir şey demiyor.



BONCUK DAĞITMIYOR,TOPLUYOR

Gazino piyasasında sanatçılar birbirleriyle sıra kavgası yapmaktansa gazino patronunun gözüne girip kaleyi içten fethetmeyi tercih ediyorlar. Öyle ki ne kadar çok masa toplarlarsa neonların o kadar üstüne yükseliyorlar ve kendilerinden iyi bir sanatçıyı da müşteri toplayamadığından dolayı bir o kadar arkalarında bırakabiliyorlar.Masa toplamanın en güzel yolu da kuşkusuz mavi boncuk dağıtmayı iyi bilmek oluyor. Erkek sanatçıların kadınlara, kadın sanatçıların da erkeklere gösterdikleri ilgi çevrelerini genişletiyor, dolayısıyla da masa sayısı artıyor.Bunların arasında hiç mavi boncuk dağıtmayan veya dağıtmayı sevmez görünen Kadir Soyer’i de unutmamak lazım. Sahnedeki soğuk görünümüne rağmen hanım izleyicilerden öylesine yakın ilgi görüyor ki, aman nazar değmesin deyip orasına burasına takılan nazar boncuklarıyla sünnet çocuğu gibi bitiriyor programını. Sizin anlayacağınız bu devirde gemisini yürüten kaptan oluyor işte…



(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/sey-dergisinin-1983-tarihli-10-sayisi/)

27.02.2021 21:29

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar