Menü

İpek Pınar Gözünü Yükseklere Dikti

İlk assolistlik denemesinin üstünden aylar geçmesine rağmen İpek Pınar’da ne ses var ne de seda… Sanatçı bu assolistliğin havasına kendini çok kaptırdığından olacak ikinci sınıf gazinolardan gelen teklifleri pek umursamıyor… Ama aylardır da başka yerden teklif gelmiyor genç arabesk sanatçısına…

İnsan bazı zamanlar umduğuyla değil, bulduğuyla yetinmelidir. Hele işin daha başlarındaysa bulduğuyla idare etmek zorundadır, belli bir yerlere gelebilmek için… Üzümün çöpüydü, armudun sapıydı derken bir bakarsınız bulduğunuda yitirivermiş…



Örnek mi? İşte İpek Pınar… Daha sahne olayı başlamadan evvel plak ve kaset dünyasında adını duyurmaya çabaladığı sıralarda bir başka aşka düşmüştü… Bu sahne aşkıydı tabii… Hem de assolistlik rüyasıyla birlikle düşmüştü bu aşka… Belki kendi çabasıyla, belki Allah’ın ”Yürü ya kulum” demesiyle İpek Pınar gerçekten de bir süre önce sahne tozunu hem de assolist olarak yutmuştu. Sahilyolundaki Pembe Köşk Gazinosu’nda başarılı bir program da yapmıştı… İşte bu başarıyı kazanmasından mıdır nedir, İpek Pınar’a bir cesaret geldi ki sormayın… Programı bitirdiği günden beri gözünü daha yükseklere dikti… Hem de sahnedeki iki günlük geçmişini hiç de hesaba katmadan ikinci sınıf gazinolardan gelen assolistlik tekliflerini elinin tersiyle itti. Hep daha iyi ve daha güzele gitmekti amacı… Ama ne oldu? Daha iyi daha güzel derken kapısını kimse çalmaz, halini kimse sormaz oldu… E… Başka bir şey de beklenemezdi zaten… Daha emekleme çağındayken onu beğenme bunu beğenme, ne olacaktı ki?…



İşte genç arabesk sanatçısı da biraz önce belirttiğimiz örnekteki gibi üzümün çöpü, armudun sapı derken kendini evde oturur buluverdi… Kimbilir, belki haklıdır… Belki İpek Pınar’a armudun sapı batmıştır ama daha onun acısı geçmeden işsizliğin acısı daha kötü koyar genç sanatçıya…

(Alıntıdır.Bkz:https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/sey-dergisinin-1985-tarihli-2-sayisi/)

15.10.2020 19:47

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar