Menü

Irak Ordusu Barzani’ye Karşı

Güney sınırlarımızın Irak kesiminde 1970 yılının Mart ayından beri devam eden sessizlik, tam dört yıl sonra yeniden bozuldu. 11 Mart sabahından itibaren güney yönünden yeniden top sesleri gelmeğe başladı.



Barzani’nin kuvvetleri ilk olarak transit yolunun geçtiği Habur köprüsünü ele geçirdiler. Aynı gün Irak’ın Türkiye ile olan yolu ve telefon bağlantıları kesildi. Daha sonraki günlerde Zaho’da bulunan bir Irak alayının bütün ikmal yollarının kesildiği, İmadiye ve Dehuk’ta bulunan üç taburun da kuşatıldığı haberleri geldi. Çarpışmalar bütün şiddetiyle devam ediyordu. Kürtlerle meskun bulunan bölgeler Irak hava kuvvetleri tarafından bombalanıyordu. Ama durum, 1969-1970 yıllarındaki gibi değildi Kuzey Irak’ta. Bombalarını bırakmaya gelen uçaklar, uçaksavarların ateşi ile karşılanıyordu. Sınırlarımızda duyulan top sesleri bunlardı. Kürt liderinin bu defa daha hazırlıklı olarak silaha sarıldığı anlaşılıyordu.



Çatışmalar kısa zamanda gelişti. Irak birliklerinin çekilmekte olduğuna dair haberler gelmeğe başladı. Barzani’nin elinde uzun menzilli toplar, uçaksavar bataryaları, M-2, M-3 ve M-5 tipi piyade tüfekleri bulunuyordu. Ayrıca iki adamını da ağır silahlar satın almak üzere Tahran’a göndermişti. Çarpışmaların haftası olmadan transit yolunun 150 kilometrelik kısmı Kürtlerin kontrolü altına girmiş bulunuyordu.

BARZANİ’NİN SAVAŞ ÇAĞRISI

Bütün bunlar sürüp giderken Molla Mustafa Barzani’nin kuzeydeki dağlık bölgelere dağılmış, tüm eli silah tutanlara onun savas çağrısını ulaştırıyordu. Silahlı sayısı birkaç günün içinde 25 bin’e yükseli vermişti. Daha sonra Kürtlerin bütün haklarını alıncaya kadar savaşın devam edeceği bildirisi ulaştırıldı köylere. Bu arada 1970 anlaşmasının uygulanması için, Barzani’nin Irak hükümetine 25 marta kadar bir süre tanıdığı da söyleniyordu.



UYGULANMASI İSTENEN ANLAŞMA

1970 yılında Haşan El – Bekr’in başkanlığındaki ihtilal Konseyi Irak’ ta yapılacak bir nüfus sayımı ile Kürtlerin çoğunlukta olduğu bölgeler tespit edilecek ve nihai sınır çizilecekti. Kürt bölgesinin başkenti Kerkük olacak ve bu bölgeden çekilecek Irak kuvvetlerinin yerini Kürt Peşmerge Jandarmaları alacaktı. Ayrıca bölaede Kürt memurlar görevlendirilecek. Kürtçe Irak’ta resmi diller arasına girecekti.

Irak hükümetinin bu anlaşmayı aereği şekilde yerine getirmemiş olması Barzani’nin yeniden silahlı bir harekete girişmesine yol açtı. Dört yıllık bir bekleyişten sonra kendini yeteri kadar güçlenmiş görmeli ki, anlaşmadaki maddelerin tamamının uygulanmasını istiyordu şimdi.



TÜRKİYE – IRAK SINIRINDA DURUM

Güneyde çarpışmalar devam ederken, Türkiye de sınır bölgesinde yoğun güvenlik tedbirleri almakta idi. Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Eşref Akıncı, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Orhan Yiğit ve bölgedeki komutanlar, Mardin, Midyat ve Şırnak sınır bölgelerini denetliyor ve Cizre köprüsünden Şilopi’ye ve Irak’a geçen transit yolun bu kısmı güvenlik altına alınıyordu.

Sınır kapısında biriken TIR kamyonlarının sayısı elliyi aşmıştı. Türk makamlarının iznine rağmen öbür tarafa geçemiyoriardı. Kürtlerden gerekli teminat alınıncaya kadar devam etti bu.



IRAK – İRAN İLİŞKİLERİ VE BARZANİ

Molla Barzani’nin Irak ordusuna karşı silahlı bir harekete geçmek için, gene Irak – İran ilişkilerinin kötü olduğu günleri seçmiş olduğu görülmektedir. Hatırlandığı üzere Barzani, bundan önce de böyle bir dönemde silaha sarılmış ve Irak hükümetini 1970 anlaşmasını kabule mecbur etmişti.

Şaddül-Arab sınır anlaşmazlığı dolayısıyle Irak – İran ilişkileri gergin bir döneme girmişti o günlerde. İran sınırında çarpışmalar oluyordu. Kürtlerin isteklerini o günkü şartlar içinde kabul etmek zorunluğu vardı Irak Hükümeti için.



YA KERKÜK’DEKİ TÜRKLER?..

Barzani’nin Irak Hükümeti ile yaptığı 1970 anlaşmasına göre, Kerkük, Kürt toplumunun başkenti olacaktı. Buradaki Türk toplumunun haklarından söz dahi edilmiyordu, anlaşmada. Yıllardan beri sürüp gelen Kerkük Türkleri davasına kimse sahip çıkmıyordu. Anavatandan bile en küçük bir siyasi uyarma yoktu taraflara.

Durum bugün de aynı. Üstelik Türk siyasileri Irak ile İran’ın arasını bulmak için yoğun bir çaba içinde idi geçirdiğimiz haftalarda.



Oysaki İran’ın tutumu tamamıyle başka idi. Birkaç toplumdan meydana gelen nüfusun ancak 9 milyonunu Forslar teşkil etmektedir bu ülkede. Bîr o kadar da Türk vardır. Forslar, ülke yönetiminde çoğunluğu sağlamak için Kürt azınlığı tutmak durumundadır. Bu azınlık dört milyonun üzerindedir İran’da. Ve Irak Kürtleri ile yakın ilişkileri vardır. Bundan da anlaşılıyor ki, iran-lrak arasındaki gerginlik Türkiye’nin arabuluculuğuna rağmen, Barzani bir noktaya gelinceye kadar devam edecektir.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/meydan-dergisinin-1974-tarihli-479-sayisi/)

02.01.2021 01:54

Kategoriler:   Bayat Haber

Yorumlar