Menü

İzmir Devlet Orkestrası

ORFF: CARMİNA BURANA “Beuern Şiirleri”

1895-1982 yılları arasında yaşamış olan Alman besteci ve müzik eğitimcisi Cari Orff’un yaratılarını hep tiyatro açısından görmek gerekir. Dinsel gizem taşıyan oyunlardan köy işi tuluata, Viyana işi Hanswurts güldürüsünden saray işi gösteriş operasına dek tiyatronun bütün alanlarında canlılığını ve oyun gücünü gösteren yaratılarında Orff, insanoğlunun oyuncu yönünü bir Güney AlmanyalI olarak değerlendirmekle kalmamış, buna olağanüstü bir duyarlılık ve zeka katmıştır. Bestecinin sahne yaratılarının çıktığı düşünsel alana şöyle bir kuşbakışı bakmak bile onun çalışmalarındaki acunsal açıyı görmeye yeter.

1935/36 yılları arasında bestelediği ve ilk kez 1937’de Frankfurt’da seslendirilen Carmina Burana başlıklı sahnesel kantatını Orff, kendi “başlangıcı”, başka bir söyleyişle sanatsal kişiliğinin ilk kez açıkça belirlenip gün ışığına çıktığı yaratı olarak gördü. Carmina Burana. XII.- XIII. yüzyıllarda yazılmış şiirler üzerine kurulu bir yaratıdır. Bavyera Alpleri’nde, aynı zamanda yaratıya ad olan “Carmina Burana” Manastın’nda bulunan (1803) şiirler, 1847’de dil uzmanı Prof. Johann Andreas Schmeller tarafından yayınlanmıştır. “Solistler ve koro için çalgı eşliğiyle ve büyülü resimlerle dünyasal şarkılar” (Cantiones profanae cantoribus et choris cantandae comitantibus instrumentis atque imaginibus magicis) olarak tanımlanan ve besteciye dünya çapında ün kazandıran yaratı, tınlama ve ritmin ön plana çıktığı bir yapıdadır. Ritm Orff da neredeyse büyüleyici bir güç kazanmaktadır. Bireşimi ve çalmış tekniği çoğun yeni olan bir çalgı topluluğunca gerçekleştirilen bu ritm, ezgi ve uyum yönlerinden hemen sadece ilkel aralık gerilimlerine dayanan bir müzik dilinin tılsımlı görünüşüne sahiptir. Orff. sahnesel yaratılarında anlatıcıyı, şarkıcıyı, tiyatro oyuncusunu ve dansçıyı birarada kaynaştırmasıyla, Wagner sonrası Alman sahne müziğine yön veren bir ustadır.

Işık KURT: (Soprano)

1935’te doğan Kurt, 1947’de Ankara Devlet Konservatuvarı piyano bölümüne girerek Saime Eren ve Mithat Fenmen’in öğrencisi oldu. 1952 de Şan Bölümüne geçti ve Elvira de Hidalgo’dan dersler aldı. Aynı yıl Ankara Devlet Operasına girdi. 1960’da Almanya’ya giderek Münih’de opera çalışmaları yaptı ve Türkiye’ye döndükten sonra Ankara Devlet Konservatuvarı’nda ve TRT çoksesli korosunda şan öğretmenliği yaptı. Bulgaristan, Romanya ve Yugoslavya’da ”Rigoletto”, “La Traviata”, “Sevil Berberi” operalarında oynadı, Kıbrıs’da resitaller verdi.

Ömer YILMAZ: (Tenor)

1953’de doğdu. Muzaffer Arıkan’dan solfej, Azize Işık’tan şan dersleri aldı. 1971’de Ankara Devlet Operası’na girdi. 1978’den bu yana yer aldığı belli başlı yapıtlar şunlardır: “Saraydan Kız Kaçırma (Belmonte), “Carmina Burana” (Tenor partisi), “Don Pasquale” (Emesto), “Sevil Berberi” (Kont Almaviva)

Murat GÖKSU: (Bariton)

1954 yılında doğan Göksu, lise öğrenimini tamamladıktan sonra Ankara Devlet Konservatuvan’na girerek Opera Yüksek Bölümü’nü bitirdi. Yurt içinde ve dışında resitaller verdi. 1980’den beri Ankara Devlet Operası’nda çalışmaktadır.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/tiyatro-dergisinin-1992-tarihli-17-sayisi/)

19.07.2019 18:02

Kategoriler:   Bayat Haber

Yorumlar