Menü

Jane Fonda’nın Mutlu Günü

Paris’te Boulogne ormanı yakınlarındaki Belvedere Doğum Kliniğinin bir numaralı odasının önü renk renk çiçek buketleriyle öylesine dolmuştu ki, içeriye girmek bir alemdi.

Bir numaralı odanın içi de tıpkı dışarısı gibi çiçeklerle donatılmıştı. Ortadaki geniş karyolada yatan dağınık saçlı solgun yüzlü genç anne, fotoğrafçılara gülümseyerek poz verirken yanı başında oturan mutlu baba da gözlerini ondan bir saniye olsun ayırmıyordu.

Fransız sinemasının genç rektörü Roger Vadim, sevgi dolu bakışlarla genç karısını seyrederken hayatının en mutlu anlarını yaşadığı muhakkaktı. O anda dünyanın en mutlu erkeği, en talihli babası kendisiydi! Hani böyle düşünmekte hakkı da yok değildi. Üçüncü eşi Jane Fonda ile kurduğu mutlu yuva, yeni doğan kızlarıyle daha da sağlamlaşmış, artık Roger Vadim’in ömrü boyunca kurduğu hayallerin hepsi gerçekleşmişti.

Jane Fonda’nın Mutlu GünüBrigitte Bardot’nun şöhrete ulaşmasını sağlayan Roger Vadim’in kızı Vanessa Vadim, garip bir tesadüf eseri, yirmi sekiz eylül gecesi, yani Brgitte Bardot’nun doğum günü dünyaya gelmişti. Roger Vadim, karısının doğum sancıları tutunca onu hemen arabasına yerleştirip hastaneye getirmiş ve doğum haberini alıncaya kadar da hastaneden ayrılmamıştı. İsim meselesi ise onları pek uğraştırmamıştı. Zira Roger de Jane Fonda da çocuklarının kız elmasını istemişler ve ona «Vanessa» ismini önceden seçmişlerdi.

Vadim, kızı Vanessa’yı ilk defa kucağına alıp onu doya doya okşayıp sevdikten sonra hemen telgrafhaneye koştu. Önce kayınbabası Henry Fonda’ya sonra da annesine birer telgraf çekti. Ertesi sabah da ikinci eşinden olan kızı Nathalie Storyberg’i kliniğe getirdi. Küçük Nathalie, üvey annesi Jane’i çok seviyordu. Hele kardeşi Vanessa’ya bayıldı.

Küçük Vanessa Vadim, şimdilik ermeni asıllı Vadim ailesinin karakteristik vasıflarını üzerinde toplamışa benziyor. Simsiyah saçları, iri iri gözleri, küt burnuyla Roger Vadim ile Madam Arşaluz Vadim’in minik bir modeli. Fakat bebeğin ileride değişip annesinin ince hatlarını da alması tabii mümkün.

Roger Vadim, kızı daha bir haftalık olmadan Paris’in ünlü falcılarından birini çağırıp Vanessa’nın yıldızına baktırdı. Falcının ifadesine bakılırsa Vanessa Vadim, Brigitte Bardot ile aynı tarihte doğmuş olmasına rağmen çok sakin bir hayat sürecekmiş. Belirli bir sahada isim yapması ihtimali varmış ama V.V.’nin bir seks bombası olarak dünyanın altını üstüne getirmesi ihtimali çok çok zayıfmış.

Sinema ve sanat dünyasında daima bombalar patlatmayı kendine prensip edinen Roger Vadim’in bu son eseri bu gidişle diğerlerine pek de benzemeyecek. Fakat gene de Roger Vadim, her sanatçı gibi en beğendiği eserinin son eseri olduğunu söylemekten çekinmiyor.

Ünlü rejisör karısı ve çocuğuyle beraber dünya fotoğrafçılarına poz verirken küçük Vanessa’nın istikbali için neler düşündüğünü de iftiharla açıkladı. Roger Vadim’in ifadesine göre Vanessa Vadim, dünyanın en pahalı, en mutlu bebeği olacak. Babası gerekirse onu sevindirmek için dünyayı minik ayaklarının dibine serecek. «Vanessa için kazanamayacağım fedakarlık yoktur,» diyen Roger Vadim, küçük kızını çok fazla sevmesine eşi Jane Fonda’ya beslediği sevginin sebep olduğunu da gizlemiyor. «Jane benim idealimdeki eş tipiydi,» diyor. «Onun sayesinde ben dünyanın en mutlu erkeği oldum. Vanessa ise bu mutlu beraberlikten doğan çok kıymetli bir eser.»

Şimdi herkesin merak ettiği bir konu var. Bakalım Roger Vadim, karısına doğum hediyesi olarak ne verecek? Jane Fonda lohusa yatağından kalkar kalkmaz işinin başına dönecek mi, yoksa kızının hakimiyle meşgul olmak için mesleğini ikinci plana mı atacak? Hayranlarının çoğu bunun böyle olmamasını dilerken, çocuk sahibi anneler ise, V.V.’nin daha iyi yetişebilmesi için Jane Fonda’nın mesleğini terk etmesini istiyorlar. Tabii şu anda ne söylense boş… Kimin memnun olacağını her zaman olduğu gibi yine zaman gösterecek…

Fakat küçük Vanessa’nın daha şimdiden annesinden ve babasından daha fazla ilgi topladığını ve o minicik haliyle kendinden bahsettirmeyi başardığını da kabul etmek gerekiyor.

(Alıntıdır. Bkz. http://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1968-tarihli-44-sayisi)

10.08.2019 23:47

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 24 Ağustos 2015 12:13

    Nuri Arslantaş

    Gencken hastaydım Jane fondaya
  • Yayınlandı: 24 Ağustos 2015 12:14

    Hatica Kısa

    ah ah ne kısskanırdım eskiden bu kadını
  • Yayınlandı: 24 Ağustos 2015 12:19

    Şennur Özbek

    hahahahah haberlerden cok yorumlar hosuma gidiyo benim şu internet camiasındaaa :D:D
  • Yayınlandı: 24 Ağustos 2015 12:19

    Sinem Selin

    lkdlkaasdjfn dedemin eski sevgilisiymiş buu geçen gün anlatıyodu bana :))