Menü

Joan Collins Herşeyin Sebebini Açıkladı

Joan Collins Herşeyin Sebebini AçıkladıAdım Joan Collins. Birkaç yıldan beri sinema afişlerinde adıma pek rastlamıyorsunuz. Ama bunda benden başka kimsenin suçu yok. Anthony Newley’in karısı ve Tara ile Sasha’nın annesi olmak bana sinema artisti Joan Collins hüviyetini taşımaktan daha cazip gelmişti. Ama galiba insan bir kere aktris olursa, ölünceye kadar da öyle kalıyor. Günün birinde kocamın yeni çevireceği bir filimde başrolü oynama teklifime, Anthony, ‘Niçin olmasın?’ diye cevap verince kendimi gene kameraların karşısında buluverdim.

İlk çalışma günlerinin heyecanı geçtikten sonra da gerçekten geri döndüğüme inandım. Bundan sonra da kamerayı hiç bir zaman terk etmeyeceğimden emin olabilirsiniz. Sinemadaki geçmiş günlerimi hatırlamayanlar da olabilir. Onlara kendimi tanıtmak için çeşitli özelliklerimden, meraklarımdan ve sinemadaki durumumdan söz etmek istiyorum.

Beni tanımayanlar her kadın gibi bazı zaaflarımın olduğunu düşünebilirler. Hemen söyleyeyim, benim iki zaafım vardır. Biri seyahat etmek, diğeri de şık giyinmek. Elime geçen parayı seyahatlere ve elbiselere harcamaktan son derece zevk duyarım.

Joan Collins Herşeyin Sebebini AçıkladıKitaplardan neleri mi severim? Hafif romanlar, biyografiler ve tarihi romanlara bayılırım. Müzikte de modern müziği tercih ederim.

Ev kadınlığı konusunda söz sahibi olacak kadar tecrübem yok. Fakat yemek pişirmekten hoşlanırım. Basit fakat lezzetli yemekleri pişirmek en belli başlı eğlencelerimden biridir. İtalyan yemeklerine bayılırım.

Sporla başım hiç hoş değildir. Hele öyle motorla, yelkenlilerle maceralı gezilere çıkmayı hiç sevmem. Boş günlerimde evimde oturup kitap okumayı, açık havada spor yapmaya tercih ederim. İskambil oyunlarında şansım bana daima yardımcı olur. Bir oyun masasına oturup da zararla kalktığımı hiç hatırlamıyorum.

Boş inançlara çok meraklıyımdır. Uğura, büyüye inanırım. Uğur getirdiğini fark ettiğim eşyaları yanımda taşırım.

Hayat felsefeme gelince: İnsanın dünyaya ancak bir kere geldiğine ve yaşadığı müddetçe eline geçen fırsatlardan en iyi şekilde faydalanması gerektiğine inanırım. Küçük, basit meseleleri üzüntü konusu yapmak istemem. Dünyanın bugünkü durumunu beğenmesem de onu değiştirmeye kalkışmam. Bazı artistler gibi yürüyüşlere, mitinglere katılmak benim harcım değildir. Kocam ve çocuklarımla hayatın tadını çıkarmaktan başka şu dünyada hiç bir gayem yok.

Joan Collins Herşeyin Sebebini AçıkladıMeslek hayatımdaki en büyük isteğe gelince: Başarılı bir komedi artisti olabilmeyi çok isterim. Salon komedilerinde büyük başarı sağlayacağımı umuyorum. Şarkı söylemek, dans etmek gibi meraklarım yok. Filimlerimde rol icabı dans etmem gerekince de bunu zoraki yaptığımı bilmenizi isterim.

En beğendiğim filme gelince. Tabii Malta Adası’nda çevirmeye başladığım ve sinemaya dönmemi sağlayan filim en çok beğendiğim filim olacak. Kocamın yönettiği «Heironymus Merkin» bir bakıma benim komedi oynama isteğimi de karşılıyor. Filmin o kadar çok yönü var ki her çeşit sinema seyircisinin bu filmi zevkle seyredeceğinden eminim.

Sinemada en çok beğendiğim şöhretlere gelince: Laurence Olivier zamanımızın en büyük aktörüdür bence. Kadın artistler konusunda bir şey söylemek istemiyorum. Meslektaşlarımı üzüp öfkelendirmekten çekiniyorum.

Hayatımın en ilgi çekici olayı, ilk çocuğumun dünyaya gelmesidir. Anne olacağımı öğrendiğim gün beni bir telaştır aldı. Doğum ve çocuk bakımı konularında ne kadar kitap varsa hepsini okudum. Hamileliğimin son aylarında da çocuk bakımı kurslarına devam ettim. Bu kadar hazırlıklı olmama rağmen gene de doğacak çocuğuma iyi bir anne olamamaktan endişe ediyordum.

Tabii ikinci çocuğum doğduğu zaman annelik fikrini daha iyi hazmetmiş, çocuk bakımı konusunda daha fazla tecrübe sahibi olmuştum. Şimdilik çocuklarımı yanımdan ayırmadan filim çalışmalarına devam edebileceğim. Fakat onların okul çağı gelince her halde benim de çalışma programımı onların okul durumlarına göre düzenlemem gerekecek.

Son yıllarda başımdan geçen ilgi çekici bir başka olay da kocamla beraber Los Angeles’te bir diskotek açışımdır. Sammy Davis, Peter Lawford, Pierre Salinger, Paul Newman ve Los Angeles’li üç iş adamıyle ortaklaşa açtığımız «Fabrika» isimli diskotek şehrin en çok müşteri çeken diskoteklerinden biri olunca çok heyecanlandım. Kocamla gece gündüz diskotekten dışarı çıkmıyorduk. Fakat filim çalışmalarımız için başka ülkelere gitmemiz gerekince, diskotekteki hissemizi diğer ortaklara sattık.

Doğduğum şehrin dışında yeryüzünde en çok sevdiğim şehir Roma’dır. Sinemayı meslek seçtiğim yıllarda Roma’da pek çok filim çevirdim. Daha sonra da hayatımın en tatlı günlerini bu güzel şehirde geçirdim. Bu sebeple Roma’yı çok seviyorum.

Hatıralarıma ve sevdiklerime çok sadık olmam Roma’yı çok sevmemi sağlıyor. Arkadaş konusunda fazla müşkülpesent davranmakla beraber bir şahısla dostluk kurduğum takdirde bir daha bu dostluğu bozmamaya gayret ederim.

Mesleğimi çok sevmeseydim evimde çocuklarımla oturmak, sadece onlarla meşgul olmak beni mutlu yapmaya yeterdi. Fakat dedim ya insan bir kere artist olursa, ömrünün sonuna kadar da artist kalmak istiyor.

Bence Hollywood bir çalışma merkezi olarak gerçekten mükemmel bir yer. Fakat son yıllarda filimciler, Hollywood dışındaki çalışmalarını hızlandırdıkları için Hollywood’a yerleşmeyi pek istemiyorum.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1968-tarihli-32-sayisi)

01.09.2015 09:40

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 26 Ağustos 2015 12:27

    ANIL KUŞÇU

    çocuk yapmayı kariyer yapmaya tercih etmiş gibi görünüyor :D