Menü

Joseph Losey Aramızdan Ayrıldı

ÜNLÜ Amerikalı yönetmen Joseph Losey geçen hafta öldü. Amerikan ve dünya sinemasının büyük ustalarından biri sayılan Losey, 14 Ocak 1909’da ABD’nin La Crosse şehrinde dünyaya gelmişti. 1930’lu yıllarda tiyatro ve belgesel film alanında prodüktör – rejisör olarak kendine bir isim yaptı. İlk filmini ise 1948’de çevirdi. 1944 – 1952 yılları arasında ABD’de bazı sanatçılara karşı başlatılan «takip ve soruşturma» yüzünden



Gary Cooper, Bertoit Brecht, Elia Kazan, Paul Robeson, Robert Taylor, Arthur Miller gibi ünlü sanatçıların yanısıra Joseph Losey de sorguya çekildi. Devletin güvenliği açısından kurulan «Amerika’ya Karşı Çalışmaları Araştırma» adlı komite Losey’i kara listeye aldı. O dönemin Milli Savunma Bakanı George McCarthy’nin emriyle bu tip sanatçılara Amerika’da çalışma kapıları kapatıldı. Joseph Losey bu kişilerden biri olarak Amerikan sinema endüstrisinde kendisine iş verilmediğini görünce 1950 yılında ülkeyi terkederek Avrupa’ya geçti. İngiliz ve İtalyan sinemalarında Andrea Forzano, Victor Hanbury, Joseph Walton takma adlarıyla bazı filmler çekebildi. Sıradan kurdelalar olan bu yaoımlarla yaşam mücadelesini sürdüren Losey, 1950 yıllarının sonlarına doğru yaptığı birkaç polisiye filmle başarılı oldu ve bundan sonra da gittikçe büyüyen bir ada kavuştu. Losey yapıtları için, «Filmlerim ümit ederim ki sosyal içeriklidirler. Çünkü onların öyle olmasına çalışıyorum» derken kendisiyle yapılan röportajlarda şunları da söylemekteydi: «Sinemada insan aklının düşündüğü ve yapılması imkan dahilinde olan her konu benden önce gerçekleştirilmiş. O yüzden benim için ve de sinema sanatı için önemli olan, bir filmi ilginç kılacak unsurun, anlatılan öykünün peliküle yansıtılma biçimi yani kişinin görüş açısıdır» diyordu.

Bu düşünceden yola çıkarak yaptığı filmler onun kendine özgü bir üsluba varmasını sağladı. Ama çoğunlukla da tartışmalı yapımlar oldu. Çünkü filmleri kötümserlikle doluydu ve toplumun kuralları kişinin toplumda oynadığı oyunu her ne pahasına olursa olsun kazanmayı amaçlaması üzerine kurulduğunu vurguluyordu. Filmlerinde insan, dünya ve toplumun ürkütücü çelişkisini görmek karamsarlık boyutlarını fazlasıyla aşmıştır.

Joseph Losey’in son çalışmalarından birini de Türk sinemaseverler bu yıl Sinema Günleri 84’te izlemek imkanını buldular. Bu filmin adı «Alabalık»tı. Ve Losey’i sevenler ne yazık ki son yapımın kendisini aşamadığında fikir birliğine vardılar.



Yalnız yaşayan bir sanatçıydı Losey. Zaten filmlerinde de bu yalnızlığı hissetmek mümkündü. Avrupa sinemasında en çok çalıştığı kişi Alain Delon oldu. Sanatçı, «Şimdiye kadar hep kalitesiz filmler çevirdim. Losey’in filmlerine parasal katkıda bulunmak benim için günah çıkartmak gibi bir şeydi. Gelecek yüzyıllarda bir sinema artisti olarak anılacaksam, bu ancak Losey’in yönettiği iki filmim sayesinde olacaktır. Bunlardan biri ‘Troçki’, diğeri ise ‘Mr Klein’dir. Onun çalışmasına ve oyuncu yönetimine büyük hayranlık duyuyorum. Benim için Losey en büyük birkaç yönetmenden biriydi» diyor.

«OLAĞANÜSTÜ BİR İNSAN»

Joseph Losey’in ölümü sanat dünyasında büyük yankılar uyandırdı. Alain Delon dışında birçok oyuncu onun kaybının sinema sanatı için büyük ölçüde etkili olacağını belirttiler. Troçki rolünü oynayan Richard Burton: «Olağanüstü bir insandı. Saatlerce hiç konuşmazdı. Onun sessizliğinde bile bir şeyler vardı. Konuştuğu zamansa boşuna tek söz söylediğini hatırlamıyorum. Benim için en büyük teselli onun yönettiği bir filmde oynayabilmekti» diyor…

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1984-tarihli-27-sayisi/)

01.10.2020 21:56

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar