Menü

Kadir Gibi Erkek Tanımadım

Bu aşk bambaşka bir aşk. Hele hele Kadir İnanır’ın aşkı daha başka türlü. Ne tenlerin uyuşmasından, ne bakışların elektriklenmesinden ne de fiziksel çekicilikten doğdu bu aşk. Ama Nazan Şoray Aşk. Bugüne kadar yaşadığı aşklardan bile daha fazla heyecan duyuyor, daha büyük haz alıyor. Adı geçtiği zaman kalbi pır pır atıyor Nazan Şoray’ın. Duygularını dile getirirken yanakları pembe pembe oluyor. Yani böylesine etki altında kalmış Nazan Şoray’ı kelimelerle anlatmak olası değil. Bu yüzden ağzından dirhemle alınan sözleri aynen aktararak yaşadığı aşka siz de tanık olun diyoruz…



“Ben sabahlan geç kalkarım genelde. Ama şimdi bir telefon çeldiği zaman yatağımdan sıçrıyorum adeta. Bir makyajım iki saat sürer. Şimdi çabuk ol dediği zaman makyaj bile yapmıyorum. Başka türlü sevdalandım. Eskiden ikinci sınıf bir meslek gözüyle baktığım sinema şimdi bende büyük aşka dönüştü. Bunu da Kadir, sağladı. Sinemayı böylesine seven, böylesine saygınlık kazandıran ve de son derece titiz çalışan bir aktör, bir erkek daha tanımadım. Film çevirmeyi kabul ederken çok tedirgindim. Sansasyonlara hedef olacağımı bile bile kabul ettim. Ama beni öylesine rahatlattı ki, film setinde, şimdi ikinci teklifini düşünmeden kabul ettim. Çünkü sinema başka türlü bir tutku imiş. Zaten gazino sahnelerinden koptum gibi hissediyorum kendimi. Son çalışmamda bunu daha fazla hissettim. Şimdi yılda üç dört film yapmayı bile düşünüyorum. Tabii önce çok ilginç senaryo ve de beni ekonomik sıkıntıya düşürmeyecek kadar para gerekli. İnanır mısınız, gelecek yıllarda hiç çalışmadan geçinecek zenginliğe erişirsem idealimdeki ilimleri çevirebilmek için ilim şirketlerinden beş kuruş para talep etmem bile. Önemli olan Türk sinemasında bir şeylerin yapılabileceğini gösterebilmek. Bilmem anlatabiliyor muyum duygularımı. Gerçekten çok sevdim sinemayı. Tabii hep Kadirin sayesinde…”



Peşpeşe sıraladığımız cümlelerden Nazan Şoray’ın soluksuz konuştuğunu sanmayın. Bu samimi itirafları alabilmek için üç saatlik bir sohbete daldık. Ama ağzından çıkan kesik kesik cümleleri peşpeşe sıralayarak sizlerin de üç saatinizi çalmaya gönlümüz razı olmadı. Şimdi inandınız mı Nazan Şoray’ın gerçekten sevdalandığını sinemaya? İster misiniz şarkıcılığı bir kenara itip o da Ahu Tuğba gibi dört elle sarılsın sinemaya… İşte o zaman siz seyredin Şoray’ların Türk sinemasındaki saltanatını…

(Alıntıdır. Bkz. http://www.tozlumagazin.net/shop/urun/sey-dergisinin-1984-tarihli-3-sayisi/)

19.09.2020 21:28

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar