Menü

Kadir İnanır Asistanı Tokatladı

TÜRK sinemasında özel bir yeri elan Kadir İnanır’ın anılar dizisine bu sayımızda son veriyoruz. Çevirdiği filmlerle, aldığı ödüllerle özellikle genç kızların kalbinde kurduğu tahtla layık olduğu çizgiye oturan Kadir İnanır, Yeşilçam’ın genel bir değerlendirmesini şöyle yapıyor:

«Bugüne kadar Türk sinemasından kadın olsun erkek olsun birçok oyuncu gelip geçti. Bunların bir kısmı zamanın etkisiyle silinip ve unutulup giderken, bir kısmı ise aradan uzun yıllar geçmesine karşın hala beyazperdedeki varlıklarını sürdürüyor. Ben sinemaya geldiğim zaman birçok kişi tarafından kinaye ile karşılandım. Benim sinemada dikiş tutturamayacağımdan söz edenler, başarılı olamayacağımdan bahsedenler, bu işi sürdüremeyeceğimi ileri sürenler, herhalde şimdi mahcup olmuşlardır. Türk sinemasını kendilerinin tekelinde sanan o zavallıcıklara ondört yıl içinde gereken yanıtı verdiğimi sanıyorum. Kadir İnanır oluncaya kadar birçok güçlüklerden geçtim… Fakat hırslı ve inatçı yapım sayesinde bütün bu güçlükleri yenmeyi başardım.»

Kısa bir sürede adını Türk sinemasının starları arasına katan ünlü sanatçı, gelecekte daha başarılı filmler yapmak amacında olduğunu ileri sürüyor. Ayrıca Türk sanatçısının batılı sanatçılardan geri kalır bir yeri olmadığını vurgulayarak, düşüncelerini şöyle dile getiriyor:

«Maalesef Türk sineması teknik yetersizlikler ve maddi olanaksızlıklarla karşı karşıyadır. Yoksa sanatçılarımız gerçekten yetenekli insanlardır. Türk sinemasının varlığını sürdürebilmesi için, evrensel konulu filmlere geçmesi gerekir. Nasıl ki biz yurt dışından gelen filmleri hayranlıkla izleyebiliyorsak, aynı şekilde onların da bizim filmlere ilgi duyması gerekir. Ne yazık ki bunu gerçekleştirmek, bugün için hayal. Ne o Türk filmlerini çekecek paramız var, ne devletin desteği söz konusu, ne de bu filmleri pazarlayacak bir örgüte sahibiz. Biz biraz da kendi kendimizi baltalıyoruz. Yani sinemamızın gelişmesine engel teşkil eden unsurlar, biraz da kendi içimizden, kendi bünyemizden kaynaklanıyor. Bundan bir süre önce, bildiğiniz gibi bir seks furyası hakimdi sinemaya. Porno niteliğinde filmler çekiliyordu. Son yıllarda ise sinema salonları konser salonlarına dönüştü. Arabesk şarkıcıların ve de türkü sanatçılarının çevirdiği filmler, yurdun dört bir köşesine yayıldı. Maalesef Türk sinemasına en büyük darbe de bu sanatçılardan ve bu sanatçıların çevirdiği filmlerden geldi. Ancak onların dönemi biter, bizlerin dönemi bitmez. Onlar müzik stüdyolarına dönerler, bizler yine kamera karşısındaki görevimize devam ederiz.»

Kadir İnanır ile ilgili anlar dizisinin son bölümü olduğunu söylemiştik.

Şimdi size Kadir İnanır’ın sinema yaşamındaki bir yaprağından söz edeceğiz.

Sanatçının önemli yapıtlarından biri de «Gazi Kadın» adını taşır. Şimdi dilerseniz söz konusu filmle ilgili bir anıyı size aktaralım;

«’Gazi Kadın’ filminin çekimindeyiz. Gerede’deyiz. Filmin asistanı Şerif Gören ve onun da şimdi adını hatırlayamayacağım bir asistanı var. Kızakla kameranın yanından geçeceğiz. On metrelik bir mesafe bu. At geliyor… geliyor… geliyor… Kameranın yanından geçemiyor. Belki oniki defa bu planı tekrarladık. Buz gibi havada kanter içinde kaldık. Yanımda Türkan Şoray da var. Halk toplanmış bizi izliyor merakla. Üzülüyorum. Yeniden çekilme hazırlandık. O yukarıda sözünü ettiğim Şerif Gören’in asistanı yanıma geldi. Bana emir vererek, ‘Kadir Bey atı buradan koşturacaksınız, kameranın yanından geçeceksiniz’ dedi. Bir eli belinde, terbiyesiz bir ses tonuyla bunu bana söyledi. Zaten sinirim burnuma gelmişti. Gergin bir ortam vardı. Tokatı suratına yapıştırdım. Bu olay üzerine set karıştı. Şerif Gören geldi yanıma.»

«’Sen benim asistanıma vuramazsın’ dedi. Ve sonra da birkaç arkadaşı ile birlikte seti terkedip gitti. Filmin patronu, ağabey gibi sevdiğim İrfan Ünal geldi. Filmin set ekibi değişti ve filmi tamamlayabildik. Kavga ile başlayan arkadaşlıklar uzun ömürlü olur derler ya, benim de Şerif ile olan arkadaşlığım gerçekten böyle oldu. Şerif Gören’in ilk rejisörlük yaptığı filmin baş aktörü de bendim, son filminin de bendim. ‘Köprü’ filminde Fikret Hakan ile birlikte oynuyorduk. Fikret ile bir kavga sahnemiz vardı. Şerif ile Fikret’in arasında tartışma çıktığı için Fikret seti terketti. Şerif de umursamadı. Aradan bir hafta geçti geçmedi baktım her yerde ‘Kadir ile Fikret kavga etti’ diye yazıyor. Bu yalan haber tam 2,5 yıl devam etti. Oysa Fikret ile aramızda hiçbir olay geçmemişti bile. Sadece filmin yönetmeni arkadaşım Şerif Gören ile bir münakaşa geçmişti aralarında.»

Evet, Kadir İnanır’ın sinemaya yönelik bir bölüm anıları burada son buluyor. Bundan sonraki çalışmalarında aynı iddiayı sürdürecek olan sanatçı, amacının Türk sinemasına çok daha iyi ve tutarlı yapıtlar kazandırmak olduğunu söylüyor.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1984-tarihli-12-sayisi)

25.06.2020 20:41

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar