Menü

Karadeniz Çareyi Kendinde Buldu

TÜRKİYE Üçüncü Liginin en çok sözü edilen takımlarının başında hiç kuşkusuz Rizespor vardı, altı yıl öncesinden bu yana. Karadeniz’in güzel kenti, 6 yıl boyunca, tekvücut halinde şampiyonluk heyecanıyla dalgalanmış, halk, altı yıl sahadaki onbir adamını yalnız bırakmamıştı.



Sonuç olarak geçtiğimiz yıl özlenen amaca ulaşılmış, takım İkinci Lige çıkmayı başarmıştı. Yeşil – Beyazlılar Üçüncü Ligdeki son maçlarını Sitespor ile kendi sahasında oynamış ve maçı 10-0 gibi farklı bir sonuçla kazanarak taraftarlarını coşturmuşlardı. Maç sonrası herkesin yüzünün güldüğü stadyumdaki bazı yöneticilerin dudaklarında ise «acı tebessüm» vardı. Çünkü İkinci Ligde daha bir büyüyen sorunlar bekliyordu Rizespor’u. 6 yıl süren 2. Lige çıkma uğraşı büyük giderlere yol açmış, maddi bunalım sırıtmaya başlamıştı.

Gerçekten, kısa bir süre sonra sorunlar kendini göstermeye başlıyor, ikinci Lige hazırlık için başlanan girişimler maddi engeller karşısında istenen sonucu vermiyordu. Elde avuçta ne varsa küme yükselmek için bol bol harcandığından kulübün kasası tam anlamıyla «tamtakır»dı.



Çay-Kur Genel Müdürlüğü, 140 bin kadar satıcısından rahatlıkla sağlayabileceği milyonu aşan geliri, kulüp çıkarına sağlama olanaklarını kullanmaya yanaşmıyordu. Bunun nedeni önceki yardımların, gerektiği kadar olumlu yönde kullanılmadığı inancının çay satıcılarında iyice yoğunlaşmasıydı. Taraftar 1971-72 mevsiminde 3 milyon lirayı aşkın bir parayı kulübe vermiş, ancak yanlış uygulanan transfer politikası bu paranın boşa harcanmasına yol açmıştı. Üstelik takımın şampiyonluğu hep son anda kaçırması bir türlü ikinci lige çıkamaması da olumsuz etkilere yol açmıştı. Rize’li sporseverler yavaş yavaş, «Biz ne yapsak boşuna gidiyor. Hiç bir zaman şampiyon olamayacağız» inancıyla kırılmışlardı. Yönetim kurulu kaybettiği bu desteği yeniden kazanmak için bazı kapıları zorluyordu.



Rizespor, golcü forveti ve sağlam geri adamları ile güçlü bir görünümdeydi geçen yıl. Bu oturmuş kadronun 2. Ligde rahat top koşturacağı takımı izleyenlerin genel kanısı olarak yansıyordu. Ancak bu başarılı futbolcular mevsimin kapanması ile kendilerine vaad edilenleri alamadıklarından huzursuzluğa düşmüşlerdi. Yöneticiler, futbolcularla bir toplantı yaparak takımın içinde bulunduğu mali bunalımı anlatmışlar ve iç transferi olanlara 25 bin lira verilerek mukavele yenileceğini bildirmişlerdi. Futbolcular yöneticilerin «Sizden Rize için fedakarlık yapmanızı istiyoruz, ilerde durumumuzu düzeltince hakkınızı vereceğiz» demelerini olumlu karşılayarak, «Rize için» teklifi kabul etmişlerdi.

Altı bin kişilik Rize Stadı takımın gelir kaynaklarının başındaydı. Rizespor yöneticileri kapalı tribün için gönderilen 440 bin liralık ödeneğin hemen kullanılması için bölge ile işbirliği halindeydiler. Devamlı yağış altındaki Rize’de kapalı tribünün önemi büyüktü, yöneticiler zamanla bütün stadı kapalı tribün haline getirme amacındaydılar.



Bu arada Çay – Kur’un takımı Çayspor’la yapılan süreli görüşmeler sonunda olumlu sonucu vermiş, birleşme sağlanmıştı. Eski başkan Uşak, görevi 7 Çay-Kurcu, 3 sendikacı, 3 serbest meslek sahibinden oluşan yeni yöneticilere teslim ederken, 17 bin işçinin ayda 2 liralık bağışlarının kulübe akması sağlanmıştı.

Rizespor’un yeni yönetim kurulu şunlardan kurulmuştu: Mevlüt Kinez, Tuncer Ergüven, İrfan Akışlan, Hakkı Fırtına, Erdoğan Giritli, Ethem Özdemir, İhsan Aşar, Şevket Yardımcı, Paşalı Alaman, Efşan Kotil, Hamit Oral, Reşat Uçak, Aslan Girit, Rahmi Rakıcı ve Mustafa Rakıcı.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/hayat-spor-dergisinin-1974-tarihli-23-sayisi)

20.01.2021 23:57

Kategoriler:   Spor

Yorumlar