Menü

Kenan Kalav Kararlı

YILLARDIR Türk sinemasında yeni isimler göremiyoruz. Büyük ümitlerle sinemaya gelenlerin kısa süre sonra adları duyulmaz oluyor. Şu sıralar, yeni bir isim sinemaya girmek üzere… Podyumlardan sinemaya transfer olan bu isim, Kenan Kalav.

Bir tesadüf sonucu mankenliğe başlayan Kenan Kalav, bir yıl gibi kısa bir süre içinde beyazperdeye geçmeyi başardı.



Türk sinemasının bu yeni jönü kendisini şöyle tanıtıyor: «Mankenliğe bir dergide yayınlanan fotoğrafımdan sonra başladım. O zamanlar öğrenciydim. İki işi bir arada yürütmek zor oluyordu. Ama mankenlikten sinemaya geçmek benim en büyük hayalimdi. Bu yüzden ne kadar zor olursa olsun başarmak zorundaydım.

«Mankenliğe 1983 yaz aylarında başladım. Bugüne kadar 4 tane fotoroman çevirdim. İlk fotoromanımı Nükhet Duru ile çevirdim. Fotoroman çevirirken öyle heyecanlanıyordum ki bir türlü istenilen fotoğrafları veremiyordum. Fakat zamanla alıştım, kolay gelmeğe başladı.»

Fotoroman, mankenlik derken Yeşilçam’a geçti Kenan Kalav. Öğrenci iken kurduğu hayalleri yavaş yavaş gerçekleşiyordu.



«Beyazperdeye ‘Tutku’ filmiyle ilk adımımı attım. Sinemada oynamak benim hayal ettiğim kadar kolay değildi. Zaten sinema hakkında bildiklerim çok yüzeysel ve oradan buradan duyduklarımdan ibaretti. Seviyordum ama, bu sevginin yanında ise büyük bir korku vardı Buraya kadar geldim, başaramazsam ne yaparım diye devamlı kendi kendime soruyordum. Bu yüzden ilk günlerimde büyük ızdırap çektim. Korkunun yanına bir de heyecan eklenince sanki elim ayağım birbirine karışıyordu. Benim bu durumum filmin yönetmeni Feyzi Tuna’nın dikkatini çekti. Tuna’nın büyük yardımlarını gördüm. Film ekibi bu ilk filmimde bana ellerinden gelen yardımı yaptılar. Onlar sayesinde biraz korkumu yenmeyi başardım…»



İlk filminde gördüğü güçlüklerden yılmayan Kenan Kalav, «’Tutku’ benim ilk filmim, devamı da gelecek. Fakat benim daha çok öğrenmem gereken şey var» diyor ve şöyle devam ediyor:

«Esasında şu anda yurt dışında otelcilik eğitimi görüyorum. 6 hafta sonra okulu bitireceğim. Fakat benim esas mesleğim olmayacak. Çünkü ilk planda sinema geliyor. Sinemanın bir okulu olsa senelerce öğrenim görürdüm. Bu yüzden zamanla, görerek, sorarak bazı şeyleri öğreneceğim.



«Bu kararımdan hiçbir olay, hiçbir durum beni vazgeçiremeyecek. Fakat tek taraflı olmaz. Yani yalnız benim çaba göstermemin yeteceğini zannetmiyorum. Biraz seyircilerimden, biraz beraber oynadığım arkadaşlarımdan sabır göstermelerini ve yardım etmelsrini istiyorum.»

Kenan Kalav böyle diyor… Onun sinemadaki durumunu ise zaman belirleyecek…

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1984-tarihli-39-sayisi)

27.11.2020 23:52

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar