Menü

Keşanlı Ali Destanı Avrupa’da

HALDUN Taner’in ünlü epik oyunu Keşanlı Ali Destanı, Almanya’daki tiyatro çevrelerini sarstı. Ülkemizde Engin Cezzar ve Gülriz Sururi’nin belki de binden fazla gösterime sundukları bu oyun, Alman seyircilerde şok etkisi yarattı. Alman oyuncuların başarıyla sundukları oyun bütün eleştirmenler tarafından övüldü.



Oyunun Ernst Deutcsh Tiyatrosu’ndaki galası muhteşem oldu. Ünlü yazarımız Haldun Taner defalarca seyircileri selamlamak zorunda kaldı. Bu tiyatro olayıyla sinemamızın yurt dışında kazandığı başarılara bir yenisi eklenmiş oldu ve ulusal sanat gücümüzü dünya sanat çevrelerine tanıtmış oldu. Oyunu Cornelius Bischoff Almanca’ya çevirmiş. Hamburg’un tanınmış yönetmenlerinden Friedrich Schütter sahneye koydu. Oyun daha önce de, Çekoslovakya, Romanya, Lübnan ve İngiltere’de oynamış ve büyük ilgi toplamıştı. Alman tiyatrosu galadan sonra kapısına «on gün sonrasına yer vardır» levhasını astı. Eleştirmenler oyuna övgüler düzdü.



Brigitte Ehrich, Hamburger Abendblatt Dergisi’nde «Yazara ve sanatçılara gösterilen coşkunluk hak edilmiş bir başarının mükafatı idi» diye yazdı. Sigrid Petersen ise Die Welt’te «Seyirciler kendilerine yabancı bir çevrede geçmesine karşın oyunla hemen özdeşleştiler. Baştan sona büyük bir ilgi ile izlediler. Sahnelerin çoğu alkışlarla kesiliyordu. Ali rolünü üstlenen ünlü sanatçı Jörg Pleva’nın kendine yabancı bir kalıba bu kadar ustalıkla ve en ince ayrıntısına kadar girebilmesi aslında iyi yazılmış bu rolü çok iyi incelemiş olmasına bağlıydı» diyordu. Ülkemiz tiyatrosunun bir klasiği durumuna gelen «Keşanlı Ali Destanı»nı Lübecker Nachrichten’den Gunther Zschache bakın nasıl değerlendiriyor:



«Haldun Taner’in bu canlı, coşkulu, hareketli epik oyunu, Cornelius Bischoff’un ince bir özdeşlemeyle Almanca’ya çevirdiği ve Avrupalılar’ın dalga uzunluğuna göre kotarması, Friedrich Schütter’in usta rejisi ve sanatçıların severek oynamalarıyla birleşince, büyük başarı kazandı. Parlak bir rol olan Ali’ye Jörg Pleva kendi yorumunu getirmişti. Ali’nin hem kabadayı hem korkak kişiliğinin tadını çıkardı. Ama Zilha rolünü oynayan Gullia Folina, Zilha ve benzeri Neware kompozisyonuna kendi kişisel sevimliliğini ve mizah yanını katınca Pleva’yı da gölgede bıraktı.»



Bu tür başarılar kıvanç veriyor… Bu başarı örneklerinin daha da çoğalmasını ve Avrupa perde ve sahnelerini doldurmasını istiyor Gönül. O günleri de göreceğiz herhalde… Böyle çalışmaya devam eder ve sanat değri yüksek ürünler ortaya çıkarabilirsek imkansızı mümkün kılmak bile kolaylaşır…

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1981-tarihli-21-sayisi)

22.01.2021 17:08

Kategoriler:   Bayat Haber

Yorumlar