Menü

Kirk Douglas’la Üç Gün Üç Gece

kirk douglasYüzü 30 elleri 70 yaşında olan aktör – Bir iyi niyet elçisi olarak gelen “Şampiyon”, “Karakolda” ve “Spartakus” gibi filmlerin aktörü Kirk Douglas, İstanbul’da kaldığı süre içinde Amerikan Haberler Merkezinin etrafına diktiği yamuk bir tahta perdenin içinde yaşamaya mecbur oldu. Aktörle yapılmak istenen iyi niyetli temas gayretleri hep “Basın Ataşemiz Mr. Miller’e danışın”, “Kültür Ataşemiz Mr, Knight’la temas etseniz”, “Ayşanım’a söylediniz mi? tarzındaki atlatmacalarla karşılandı. Aktör, Atina yoluyla Tel Aviv’e giderken İstanbul’da Türk’ten çok Amerikalı görmek zorunda kalmıştı.

PÜRÜZSÜZ gergin bir yüz. Açık kumral gür kaşların altında muzip bakışıklı yemyeşil gözler. Bir özelliği var: Kızıla kaçan sarı saçlarını sık sık elleriyle düzeltiyor… Kirk Douglas, yüzüne bakılınca, 30 – 35 yaşından fazla göstermiyen, orta boylu, ince yapılı yakışıklı bir erkek. Fakat gözleriniz aktörün ellerine ilişince gayri ihtiyari irkiliyorsunuz. Kirk’in delikanlı başında sık sık dolaşan bu iri, kemikli ve derileri buruşmuş eller, ancak yetmişlik bir dedeye ait olabilir.kirk douglasın elleri

Aktör, İstanbul’a adımını attıktan birkaç dakika sonra etrafını saran gazetecilere: «Sizden bir şey rica edeceğim,» diyor, «Sakın bana İstanbul’u nasıl bulduğumu sormayın. Bu zifiri karanlıkta İstanbul’a geldiğimi bile farketmedim. Ama güzel bir şehir olsa gerek.»

-«Atina’da Kıbrıs konusunda konuşmalar yaptığınız söyleniyor. Doğru mu?»

Kirk Douglas, kaşlarını kaldırıp ellerini yana açıyor: «Tabii, bu konuda Yunan Kıralıyla da konuştum. Ben, meselenin barış yoluyla halledileceğine inanıyorum» diyor.

-«Atatürk rolünü oynamayı düşündünüz mü?»

-«Bence Atatürk, hayata sığmayacak derecede büyük bir kahramandır. Beyaz perdede onu canlandırmayı isterim.»

Aktörün sözlerini Türkçeye çevirmekte olan Amerikan Haberler Merkezinin Türk tercümanı ise Amerikanvari Türkçesi ile aktörün iyi niyetle söylediği bu sözleri ihtimal basının şüpheyle karşılayacağını düşünmüştü. Kendiliğinden şu sözleri eklemek ihtiyacım duydu: «Mr. Douglas, ‘Atatürk rolünü oynamak zor bir iş. Buna cesaret edemem’ diyorlar.»

Aktör, perşembe günü sabah gazetelerini aldığı zaman büyük bir hayal kırıklığına uğradı. Zira birçok gazete aktörün «Ben Atatürk rolünü oynamak istiyorum,» sözünü tercümanın ifadesine uyarak, «İstemiyorum» şekline çevirmişti.

VALİ İLE

Perşembe günü Vilayette İstanbul Valisi Niyazi Akı ile karşılıklı sabah çayını içerken, Kirk Douglas tekrar Atatürk filmine temas etti. «Atatürk büyük bir kahraman.» diyordu, «gerçionu herkes tanıyor ama beyaz perdede de görmeleri lazım. Bu rolü oynamayı çok istiyorum.»

-«Türk tarihini tetkik ettiniz mi?»

Valinin bu sözleri, aktörle beraber Vilayete gelmiş olan Amerikan Başkonsolosu ile Haberler Merkezi Müdürüne birkaç saniye ecel teri döktürmeye yetmişti. Fakat aktör, hiçbir şaşkınlık alameti göstermeden: «Üniversite tahsilim sırasında Türk tarihi üzerinde resmi bir çalışma yapmadım. Fakat Türk tarihi ile ilgili yazılar elime geçirdikçe okuyorum.»

Yan koltuklarda oturan Amerikalı temsilciler bu sözleri duyunca, rahat bir nefesalıp arkalarına yaslandılar…

-«Kaç yaşındasınız, Mr. Douglas?»

Vali Niyazi Akı’nın bu sualine aktör:

-«Kırk üç yaşımdayım,» cevabını verdi. İstanbul’a gelişinden önce gazetelere Amerikan Haberler Merkezi tarafından gönderilen bültende aktörün 46 yaşında olduğu yazılıydı. Hollywood’da yayınlanan yıllıklarda ise aktör 48 yaşında gösterilmişti.

KIZ KOLEJİNDE

Arnavutköy Amerikan Kız Kolejinde kısa bir konuşma yapmak üzere sahneye çıkması beklenen Kirk Douglas, okulun müdiresinin kulağına eğilip bir şeyler söyledi ve kulise giden kapının arkasında müdireyle beraber kayboldu. Aktör, Türk kızlarına Türkçe bir şeyler söylemek istiyordu. Binlerce kilometre katedip Amerikadan Türkiye’ye gelir gelmez bir Amerikan okulunu ziyaret etmek «iyi niyet elçisi» nin tuhafına gitmişti. Beş altı dakika sahne arkasında kalıp Türkçe «merhaba, nasılsınız?» gibi kelimeleri söylemeyi prova etti.

Genç kızlar, Kirk Douglas’ın Türkçe sözlerini alkışlarla karşıladılar. Aktör onlara biraz da kadınlardan dert yandı:

-«Benim dört ablam vardı,» diyordu. «Kadını bu kadar bol bir evde yetişen bir erkeğin, artık onları kolayca idare edebilmesi, her türlü sırlarını öğrenebilmesi gerekmez mi? Fakat maalesef ben çocukluğumdaki tecrübelere rağmen kadınların iç alemini öğrenemedim. Size küçük bir Örnek vereyim. Benim hiçbir şeyden haberim yokken karım evleneceğimiz günü bile kararlaştırmış. Bana da durumu son dakikada bildirdi.»

Durmadan elleriyle işaretler yaparak konuşan aktör, bu mesleği niçin seçtiğini de şöyle anlattı: «Aktörler, büyümiyen çocuklardır. Bizler de çocuklar gibi devamlı hayal aleminde yaşarız.»

kirk douglas istanbuldaArnavutköy Kız Kolejinde hayranlarına imza veren Kirk Douglas’ı genç kızlar, kolay kolay okuldan dışarı bırakmıyacaklardı. Fakat Amerikan Haberler Bürosu, hazırladığı mükemmel (!) programı harfiyen uygulamaya kararlıydı. Buna göre, aktör öğle yemeğini Amerikan Kültür Ataşesiyle yiyecek, sonra da Amerikan Erkek Kolejine gidecekti.

SABRI TAŞIYOR

Türkiye’de bol bol Amerikalı görmek fırsatını elde edeceği için de doğrusu Kirk Douglas’ın ilgililere teşekkür etmesi gerekiyordu. Fakat Rus asıllı Amerikan aktörü kendisinden bekleneni yapmadı. Otele döner dönmez, kültür ataşesiyle tercümana «Sizlere ihtiyacım yok. Ben İstanbul’u tek başıma gezmek istiyorum. Peşimi bırakın, saat dörtte arabayı gönderin kafi,» diyerek onları kibarca başından savdı. Sonra da eşini yanına alıp Lemi İpekçi adındaki bir film ithalatçısı ile Mısır Çarşısı’na öğle yemeğine gitti.

Amerikan Erkek Kolejine giderken aktörün yüzü biraz daha asılmış, gözlerinin yeşili biraz daha koyulaşmıştı. Elbisesini değiştirmemişti bile. Fakat kolejli delikanlıların kıyafete daha fazla dikkat edeceklerini düşündüğü için mi nedir, ayağındaki mokasenleri değiştirip, mest taklidi bir Beatles pabucu giymşiti.

EVİNE DÖN, KIRK

kirk douglas ile kenan parsÖnceden kararlaştırıldığı gibi Kirk Douglas, İstanbul’da ikinci gününü Türkiye Milli Talebe Federasyonu üyelerine hasretmişti. Üniversiteli gençler, aktörü sabahtan alıp gezdirecekler, yemek yiyecekler, sonra da Belediye Sarayına götürüp «Sanatın Kaynakları» konusundaki açık oturumda konuşmasını sağlıyacaklardı. Aktör, birden kızdı ve «Ben bütün gün bir grupla beraber dolaşamam. Programın yarısını değiştirin,» dedi.

Kirk Douglas’ın üniversiteli öğrencilerle buluşması, gecikmeli ve dolayısıyle elektrikli bir hava içinde başladı. TMTF’de Amerikan Kültür Ataşesinin Türkçe «Mr. Douglas yorgun, öğrencilerin karşısına çıkmadan önce dinlenmesi lazım» sözlerine de içerliyen aktör: «Hayır, ben yorgun filan değilim. Bir an önce işimizi bitirelim» deyiverdi. Belediye Sarayındaki açık oturum, gergin bir hava içinde açıldı ve «Go Home» sözleriyle bitti.

İSTANBULDAKİ DOSTU

Bu arada Kirk Douglas, İstanbul’daki tek eğlenceli gecesini yaşadı. M.G.M. Şirketinden «Aman Kirk Douglas’la meşgul olun» tarzında bir mektup alan film ithalatçısı Lemi İpekçi, öğlenki yemekten sonra, gece de aktörü İstanbul sosyetesinin müdavimi olduğu Beyoğlundaki Polo Klübüne götürdü.

Cumartesi sabahı araba vapuru ile Boğazın karşı kıyısına geçerken, şaşkınlığını gizlemedi, «On dakikada Avrupa kıtasından Asya kıtasına geçtim,» diye sevinçli sevinçli mırıldanıyordu. Bugün Türk filmcilerinin demirbaş setlerinden biri haline gelen ve aktörün dostu Nazım Kalkavan’ın Beylerbeyindeki evinde öğle yemeğini yedikten sonra tekrar Boğazın karşı kıyısına döndü. Önce Türk – Amerikan Üniversiteliler Derneğinin kokteyline gidecek, bu arada Başbakan İnönü’ye bir nezaket ziyaretinde bulunacaktı. Gece de Türk filmcileriyle tanışacaktı.

PRODÜKTÖRLERLE VE GİDİŞ

Kirk Douglas, Prodüktörler Cemiyetinin lokalinde artistlerle tanışacağını umarken bir sürü prodüktör görünce şaşırdı ve hayretini gizlemedi. Günler çabucak gelmiş geçmiş, Kirk Douglas, zihninde tasarladıklarının hiçbirini yapamadan kendisini Yeşilköy Hava Meydanında buluvermişti. Hayal kırıklığına uğramıştı herhalde. Fakat buna rağmen hislerini saklayıp, «Ziyaretimden çok memnunum. İlk fırsatta tekrar geleceğim,» dedi ve gitti.

kirk douglas kolejli kızların arasında

KOLEJLİ KIZLARIN ARASINDA — Kirk Douglas, Amerikan Kız Koleji’nde öğrencilerin çeşitli sorularını esprili şekilde cevaplandırarak salona neşeli bir hava getirdi. Salondan çıkarken, etrafını, imza ve hatıra merakimi bir kolejli kalabalığının sardığını gördü. Kolej müdiresinin tedbirleri de para etmemiş ve genç kızlar, sanatçıyı aralarına alıvermişlerdi. O, hepsinin arzusunu teker teker yerine getirdi. Kendisine uzatılan resimlerin, kitapların, defterlerin, hatta mendillerin üzerine imzasını gülerek atıverdi.
Türk Film Prodüktörlerinin düzenledikleri yemekli toplantıda Fatma Girik de yakışıklı artistten göğsüne imza atmasını rica etti. Fakat aktör Fatma Girik’in sadece sağ koluna imzalamakla yetindi.

Kirk Douglas, İstanbul’a geldiği gece Hilton’da bir küçük kız, çekinerek onun yanına yaklaştı. Aktör de eğildi ve minik kızın elini şefkatle sıktı.

Geçen cumartesi günü öğleyin eşi ile kalkavan ailesinin beylerbeyindeki özel davetine giden sanatkar bir ara araba vapurunda güverteye çıkarak küçük bir boyacı çocuğa ayakkabılarını boyattı ve gülerek «Tekrar Türkiye’ye gelirsem gene sana boyatacağım» deyip 5 lira verdi.

Üç gece sonra Prodüktörler Cemiyetinin yemekli toplantısında ise Neriman Köksal’ın bu sempati gösterisi, Kirk Douglas’ı sevindirmiş olmaktan çok ürkütmüşe benziyordu…

Amerikan Kız Kolejinde bir konuşma yapan Kirk Douglas’ın sözleri, talebelerin zaman zaman «Spartakus, Spartakus» nidalariyle karşılandı. Çeşitli sualleri, söz altında kalmamaya çalışarak cevaplandıran yakışıklı aktör, hanımlar karşısında en iyi bir hatibin bile çok göç konuşabileceğini özellikle belirtti.

İNÖNÜ’NÜN EVİNDE Aktör, İnönü’yü Taşlık’taki evinde ziyarete gittiğinde Başbakan’ın iki Amerikalı senatörle olan görüşmesinin bitmesini bekledi. Başbakana ilk söz olarak, hakikat alemini idare eden bir şahısla görüşmenin, hayal aleminin bir adamı için büyük bir şeref olduğunu söyledi. Başbakan da gülerek, «Sanatkarlar her yerde karşılaşabilirler» cevabını verdi.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1964-tarihli-48-sayisi)

11.08.2019 13:20

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 26 Ağustos 2015 16:24

    Şennur Özbek

    hiç sevmiyodum şu adamı ya
  • Yayınlandı: 31 Ağustos 2015 17:01

    NUR HAYAT YÜZEN

    vay be ne isimdi douglas görmek fırsat olmadı ne yazık ki..