Menü

Elif Türkan’ın Derdi

Elif TürkanBizde herkes şişmanlıktan şikayet eder, artistlerin başlıca üzüntüsü kilo almaktır. Oysa Devlet Tiyatrosu oyuncularından Elif T. Atamer’in derdi zayıflıktan. Netekim prodüktörler de ona biraz daha toplamasını tavsiye ediyorlar. Şimdiye kadar yalnız tiyatroda oynamış olan Elif Türkan, bu yıl ilk defa bir filmde rol aldı.

BURSA’DA Yıldırım Keskin’in ‘İnsansızlar’ piyesini oynuyorduk. Ayrıca tiyatro halinde severek oynadığım en büyük roldü. Talihsizliğe bakın ki, bu rolü ancak 2,5 gün oynıyabildim. Çünkü çok çalışmaktan sürmenaj olmuştum. Bu yüzden rolümü bırakmak zorunda kaldım. 3 ay istirahat etmemin gerektiğini ve heyecanlı, korku romanları da okumamamı söylediler. «İnsansızlar» daki rolümü oynıyamamam içimde büyük bir acı bıraktı. Ne tesadüf, «Kanun Karşısında» adlı filmde oynamak üzere İstanbul’a gelişimin üçüncü günü rejisör Fevzi Tuna «İnsansızlar» ı perdeye aktarmak istediğini söyledi. Başrolü de bana teklif etti. Tabii içimdeki o acı kaybolur gibi oldu. Kendimi tarifsiz bir mutluluk içinde buldum.» diyen genç kadın, Ankara Devlet Tiyatrosu oyuncularından Elif Türkan… Üzerinde yeşilli, sarılı bir elbise… Siyah yakaları göğsündeki siyah gülde birleşiyor… Erotik bir sesi var… Kesik, kesik nefes alır gibi aralıklı konuşuyor. Konuşurken de çoğunlukla başını hafifçe öne eğip, alttan yukarı doğru bakıyor. Elif Türkan değişik sesi ve bu çeşit bakışlarıyle havalı bir kadın olduğunun da farkında… Ne var ki film yapımcıları onu zayıf bulup, kilo almasını tavsiye etmişler.

Elif Türkan Atamer 1940’da Kırşehir’de doğmuş. 20 senedir de Ankara’ da… Lise son sınıfa kadar okuduktan sonra 1957’de Ankara Devlet Konservatuvarı tiyatro ve şan imtihanlarına girmiş. «O zamanlar sesim güzeldi. Opera sanatkarı olmak istiyordum önceleri. Fakat imtihanları kazanınca tiyatro oyunculuğunda karar kıldım. İlk defa «Karacaoğlan» oyunuyla sahneye çıktım. Şeref Gürsoy’la karşılıklı oynadık. 4 yıldır tiyatrodayım.»

Elif Türkan’ın içine kapanık bir dünyası var. Anlattığına göre iç dünyası zaman zaman değişiyormuş. Bazan hırçın, fırtınalı, bazan yumuşak bir iç dünya…

-«Ama ne ezbere bildiğim bir şiir ne de aklımda tuttuğum bir şarkı var. Dinledikten sonra hepsini unuturum. Acayip bir sevgi belki benimkisi.»

Gönül Yazar «Kanun Karşısında» ki rolünü beğenmeyip vazgeçmeseydi, Elif Türkan’ın sinemayla ilgisi belki de daha geç olacaktı. Beklenmedik bir tesadüf, beklenmedik bir fırsat oldu.

Elif Türkan-«Sinemada oynamayı öteden beri arzu eder dururdum. Bu arada birçok teklifler de almadım değil. Fakat tiyatro durumum teklifleri kabul etmeme mani oluyordu. Bu defasında teklif ettikleri zaman hiçbir engel yoktu. Üstelik fonksiyonu olan eroinman bir kadını canlandıracaktım. Bir ikinci avantaj da Ayhan Işık ve Fatma Girik’le karşılıklı oynamamdı. Kameranın karşısına çıktığım gün korkunç diyebileceğim bir heyecan duydum. Bütün vücudum titriyordu. Zamanla bu titreyiş kayboldu. Rahatladım. Tatmin olmaya da başlamıştım. Kriz sahnesinde ise kendimi çok mutlu hissettim. O sahnede rejisör Memduh Ün ‘Eroinman bir kadını görmüş olsaydım, bundan daha farklı olmazdı’ dedi. Çalışmaya başladığımın üçüncü günü başıma spot lambalarından biri düştü. Aptallaştım. Bir saat baygın kaldım. Sinemada alışamadığım tek şey sufle oldu. Sufle alamıyorum. Diyalogları ezberlemek zorunda kalıyorum» diyor.

DEĞİŞİK BİR TİP Gerçekten de. Elif Türkan’ın alışılmamış, diğer artistlerden değişik, renkli ve kendisine has bir tipi var. Konuşurken hafif kısık sesi hemen dikkati çekiyor. Oysa bir zamanlar Elif, opera sanatçısı olmak istemiş ve Ankara Devlet Konservatuvarında uzun müddet şan dersi almıştı. Ama, kısmet tiyatro artistliğindeymiş.

(Alıntıdır. Bkz. http://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1964-tarihli-30-sayisi/)

10.02.2017 11:25

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 26 Ağustos 2015 14:02

    Sinem Selin

    Kırşehirlii memleketlim :))