Menü

Kötü Bir Kopya

Televizyon yeni yayın dönemiyle birlikte kendi adına olumlu puan toplamaya başladı… Ancak bu güzel programlar arasında yayınlanan ve yıllar öncesinin beğenilen güldürü programı “Gülünüz Güldürünüz”ün kötü bir kopyası olan “Bu Yarış Başka Yarış” televizyona kötü bir leke sürdü.

Bazımıza “Kralın hakkı krala” diyerek başlamak istiyoruz. Renkli yayın dönemine geçtiğinden bu yana gerek yabancı, gerekse yerli dizileri ve programlarıyla birlikte içeriğine de ağırlık vermeye başlayan TRT bu yeni anlayışıyla olumsuz eleştirileri de bertaraf ederek gerçekten olumlu puan topladı. Ancak bu arada Levent Kırca, Oya Başar ve Köksal Engür’ün çabalarıyla (!) ortaya çıkan “Bu Yarış Başka Yarış” adlı sözüm ona güldürü programının birincisi “İstisnalar kaideyi bozmaz” dedirtirken, ikincisinin yayınlanmasıyla birlikte bu deyişin hoşgörüsünü de gerilerde bıraktırarak “Doğrusu pes bu kadarı da olmaz hani” dedirttiği gibi yeni program anlayışına da leke sürdü. Evet zaten kısa olan yayın saati içinde izleyiciyi de gözönüne alarak yerli bir güldürü programı düşünen ve bu düşüncelerini de Levent Kırca’nın başı çektiği ekibe hazırlatarak “Bu Yanş Başka Yanş” adı altında onbeş günde bir ekranlara getiren TRT, bu yayının amacının ne olduğu sorusunu kafalara çengel gibi astı…

Önünde bundan yıllar önce izlediğimiz Öztürk Serengil’in hazırlayıp, sunduğu “Gülünüz Güldürünüz” programı gibi güzel bir örnek bulunmasına karşın “Bu Yarış Başka Yarış” gerçekten de adına yakışır bir başkalıkta (!) ve ne yapılmak istendiği belli olmayan bir amaçsızlıkla çıkıyor karşımıza. Peki, diyelim ki, şu sıralarda birlikte yaşadığı sevgilisi Oya Başar ile aynı tiyatroda sahneye çıkan Levent Kırca, yanına eski arkadaşı Köksal Engür’ü de alarak ve Başar’a öyle herkesin bir çırpıda yapamayacağı sunuculuk görevini de vererek reklam potansiyelini yaratmak istemiş olsun. Ya bu reklama bir yandan sanatçı taklidinden öteye gitmeyen üstelik bu taklitleri de katleden bir takım ekran meraklılarına hak etmedikleri puanlar verilerek, diğer yandan ise ucuz espri anlayışında amaca ulaşmayan parodilerle alet olan ve milyonlarca izleyicinin zamanını boşu boşuna çalan devletin, halkın malı TRT’ye ne demeli?..

Evet, bu programı kendi reklam anlayışı doğrultusunda Levent Kırca hazırlamış olabilir ama kesme biçme sanatıyla ünlü ve kendilerinin onayı alınmaksızın bırakın yayınlanmasını, böyle bir programın çekilmesine bile olanak olmayan TRT ilgilileri acaba gözleri kapalı mı izliyor bu kötü kopyayı ve dolaylı kötü reklam programını!..

Evet, acaba amaç ne? Güldürmek mi yoksa Levent Kırca’ya reklam araçlarının en etkilisi olan televizyonla destek mi olmak? Artık bu soruya reklamının ters tepki yaratacağı tehlikesi de olan Levent Kırca kadar görevli TRT yetkililerinin de acilen bir yanıt bulmaları gerekiyor. Çünkü hani birde bakarsınız istisna istisna olmaktan çıkar da kaide haline geliverir…

Öztürk Serengil “Levent Kırca benim bıraktığım yerde otluyor…”

Yıllar öncesinin beğenilen programı “Gülünüz Güldürünüz”ün yaratıcısı Öztürk Serengil’e “Bu Yarış Başka Yarış’ın size göre başkalığı var mı?” diye sorduk ve şu yanıtı aldık…

Var tabii… Olmaz olur mu. Ben ünlü komedyenleri buluşturur, yine onlara taş çıkartacak yetenekde kişiler bulur yarıştırırdım. Levent Kırca’da benim yaptığımı yapmaya çalışmış ama doğrusu hâlâ bıraktığım yerden geride kalmış. Taklit hem basitleştirmiş, hem de çirkinleştirmiş. Ben bu programda herhangi bir yenilik, bir güzellik göremedim, öte yandan benim yaptığımı beğenmeyen TRT yetkilileri bu güzel televizyon yayınlan içerisinde böylesine kötü programlan yaşatarak nasıl da bazı kişilere alet oluyor şaşmamak elden gelmiyor!..

Özdemir Erdoğan “Sanatçılığımdan ödün vermem”

Öztürk Serengil’i dinledikten sonra ilk programda ”Bu Varış Başka Yarış”ın müziğini yapan Özdemir Erdoğan’a ayrılma nedenini merak ederek kulak verdiğimizde ise şunları duyduk…

Levent Kırca büyük umutlarla bu programa girişti ve bana da müziği konusunda öneride bulundu, önce cazip geldi. Ancak sonra benden her değişik konu için yeni şiirler ve besteler isteyince benim için olay bitti. Çünkü ben sanatçıyım ve sipariş üzerine çalışamam. Ayrıca şu dönemde bir yandan Eurovision, diğer yandan solo konser hazırlıkları nedeniyle çok yoğunum. Onbeş günde bir ısmarlamayla ekrana gelmek bana kazanç yerine zarar getirirdi. Çekilmeyi en çıkar yol gördüm. Kendilerine de aynı davranışı öneririm.”

(Alıntıdır.Bkz:https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/sey-dergisinin-1984-tarihli-11-sayisi/)

19.07.2019 01:06

Kategoriler:   Bayat Haber

Yorumlar