Menü

Kral Tahta Oturdu

Tam otuzdört yıldır halkın gönlünde taht kuran Zeki Müren manevi değerlerin en büyük simgesi olarak gerçek tahta oturdu… Bu tahtı ona tacıyla, asasıyla yine halk verdi… İşte böyle bir sürprizin öyküsünü sunuyoruz sizlere… Daha doğrusu Türk sanat müziğinin kralının tahta oturuşunun öyküsünü….

Bugüne kadar çok kral görmüştür tarih.



Halen de görmekte… Kimisi gerçekten tahtın gerektirdiği özelliklere sahip olduğundan şanıyla anılmış, kimisi de bu niteliklerden yoksun olduğundan yine tarihin sayfalarına gömülmüştür…

Günümüzde devlet yöneten krallar artık azaldı ama kendi dalının en üstünü, yönlendirici niteliklere sahip, sanatıyla çok büyük bir kitleye hükmeden, her zaman önde giden ve toplumun ona verdiği manevi derecelerin en yükseğine ulaşıp adının yanına bu derecenin en büyüğünü yazdıran krallar var…



Evet, Zeki Müren’de tam otuzdört yıldan beri tahtı olmasa da bir kral… Onu kral yapan da toplum ve toplumdaki hayranları… Çünkü sanatının en üstünü o… Sesiyle büyük bir kitleye hükmetmiş, her yeniliğin önde gideni olmuş ve şanıyla, şöhretiyle halktan en yüksek dereceyi alarak adının yanına “Kral” yazdırmış.

İşte bu kralın da otuzdört yıl sonra bir tahtı oldu. Halkı temsil eden bir kişi, yine halk adına Zeki Müren’e tahtını sundu, o da yıllar yılı sergilediği sanat ihtişamıyla tahtına oturdu.



İstanbul Antikacılar Çarşısı’nda tarihi eşyalar satan dükkanın sahibi olan Neşe Şengün isimli hanımdan aldığı davet üzerine Antikacılar Çarşısı’na giden Zeki Müren’e, dükkan sahibi Neşe Şengün’ün bir sürprizi vardı: “Paşam, siz yıllarca sevenlerinin gönlünde taht kurmuş Türk sanat müziğinin kralısınız. Bugüne kadar bir tahta oturmadınız ama halkın gönlüne yerleştiniz… Bunun simgesi olarak ben halk adına, hakettiğiniz tahtı size armağan ediyorum…” diyen Neşe Şengün daha sonra da Osmanlı devrinden kalmış antika kral tahtına benzer bir koltuğu Zeki Müren’e armağan etti. Ve otuzdört yıl sonra “Kral” hakettiği tahtına duygu dolu olarak oturduğu zaman ağzından şu cümleler döküldü: ”Kral halkın sevgisiyle yaşar… Beni böyle bir mertebeye layık gördüğünüz için minnettarım efendim… Ömrüm boyunca halkım için yaşadım ve son nefesime kadar da halkım için yaşayacağım…”



Evet, kral tahtına oturdu… Ya başındaki taç, elindeki asaya ne diyeceksiniz? Onları da halk verdi ona…

(Alıntıdır.Bkz:https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/sey-dergisinin-1984-tarihli-26-sayisi/)

21.02.2021 23:31

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar