Menü

Küçük Ağa Ne Halde!

TRT’NİN tam 98 milyon lira harcayarak yaptırdığı sekiz bölümlük yerli dizi «Küçük Ağa»nın altıncı bölümü geçen hafta yayınlandı. Dergimiz baskıya verildiği sırada ise yedinci bölüm ekranlara geldi. Belki bekleyebilir, dizinin sonunu gördükten sonra eleştirimizi yapabilirdik. Ancak düne kadar izlediğimiz altı bölümün yanlışlarına daha fazla dayanamadık, Günkü TRT’nin Kurtuluş Savaşı’mızdan bir kesiti yansıttığı söylenen bu dizisi, gördüğümüz kadarı ile bir kovboy filmi havasına sokulmuştu. Silah talimi yaparak sol elini kuvvetlendirmeye çalışan Çolak Salih, eşkiya Çakırsaraylı, daha bir hafta öncesine kadar namazında, niyazındaki padişahçı İstanbullu Hoca’nın birdenbire yaman bir nişancı ve silahşör kesilişi gibi.



Ama ibretle seyrettiğimiz ve önemle belirtmek istediğimiz bir husus daha var ki —hadi kaçınılmış demeyelim— Kuvayı Milliye’nin Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğinde bir teşkilatlanma olduğunun vurgulanması, şimdiye kadarki bölümlerde unutulmuştu. Sadece 6. bölümde bir kere adı geçti.

Filmin seyrettiğimiz bölümlerinde ortada bir Kuvva, (Kuvayı Milliye’nin kısaltılmışı) lafıdır gidiyordu. Ama Akşehir’deki subayların hareketlerini tayin eden, yönlendiren bir unsur olduğu ve bunun da Ankara olduğu gerçeği açık-seçik vurgulanmamıştı. Bu nedenle de subaylar, kendileri istedikleri gibi hareket ediyorlar duygusu yaratılıyordu izleyende… Aslında bir yerlerden birtakım emirler geliyordu —İstanbullu Hoca’nın vurulma emri gibi—. Ama bu emri verenler de emrin geldiği yer de vurgulanmıyordu. Seyircinin sağ duyusuna bırakılmış gibi geldi bize. Bu durum, ya yönetmen Yücel Çakmaklı’nın senaryoyu uygulama hatasından ileri gelmişti ya da senaryoda belirtilmemişti.



Filmin şimdiye kadar izlediğimiz bölümlerindeki bir başka unutma da, Kuvayı Milliye’yi oluşturan Türk askerlerinin, eşkiya takibine çıkarken ve çarpışırken (Çakırsaraylı bölümü) Türk Bayrağı taşıyan bir bayraktarının olmayışı idi. (Yunanlılar bölümünde Yunanlılar bayraklı, bizimkiler bayraksızdı.)

Askerlikte en basit kural ve zorunluluk olan, bir birliğin, bir suvari birliğinin önünde bayrağının gitmesi prensibi, TRT’nin keskin denetçilerinin gözünden nasıl kaçmış anlayamadık doğrusu. Bakalım son iki bölümde bu yanlış düzelecek mi?



Son olarak filmin baş kişisi olan İstanbullu Hoca’dan söz etmek istiyoruz. İstanbullu Hoca, mümkün olduğu kadar sivriltilmeden verilmek istenirken, yönetmen Çakmaklı (romandan gelen bir yanlışı) bir din adamının, bir Müslüman’ın bir eşkiyaya, canını kurtarmak üzere iltihakı ve haram lokma yemesi —eşkiya sofrası— olayını aynen çekmiş.

TRT, «Küçük Ağa»nın devamı «Küçük Ağa Ankara’da»yı da herhalde çektirir. Birkaç yüz milyon daha harcar. Türk çocukları da Türk Kurtuluş Savaşı’nı bu dizilerden öğrenerek tarih bilgilerini genişletirler.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1984-tarihli-19-sayisi)

21.01.2021 21:05

Kategoriler:   Bayat Haber

Yorumlar