Menü

Kulüplere Sıkı Bir Denetim Şart!

TÜRK sporunu bilimsel yöntemlerle yöneteceklerini söyleyenlerin geçenlerde yaptıkları «Okkalı» bir açıklama, eğer Dünya Güreş Şampiyonası’nda karambole gelmeseydi her halde şimdilerde bu açıklamanın üzerinden «Kimler geldi, kimler geçti» şarkısı ile tef çalınırdı. Bu açıklama şöyleydi: «Kulüpleri denetleyeceğiz. Noksanlarını tamamlamayan kulüpleri 20 gün sonra kapatacağız». Eğer söylenenler yapılabilse ileriye dönük umutların yeni bir müjdesi olurdu. Ancak «denetlemek» bir yana, «Kapatmak» sözden öteye geçmeyeceğinden, bu çıkış olsa olsa kendi yağıyla kavrulan kulüplere göz dağı vermekti. Çünkü böyle bir denetlemede bulunacak eksiklikler nedeniyle, örneğin Fenerbahçe Kulübü’nü kimler kapatabilecekti.



NEDENLER NİÇİNLER…

Böyle bir kapatmaya ilkten yasalar olanak vermiyordu. Gerçi kulüpler 3530 sayılı Beden Terbiyesi Kanunu’na bağlı idiler, ama kuruluşları Cemiyetler Kanunu’na göre olurdu. Her kulüp de, bu kanunun 41. maddesine göre en az 3 yılda bir, Maliye müfettişleri veya mahalli mülki amir tarafından görevlendirilecek memurlar tarafından denetlenirdi. Yine bu kanuna göre kulüpler ancak «Mahkeme kararı» ile kapatılabilirdi.

İşte bu açık hükümlere göre kulüpler Maliye müfettişleri yerine Spor Bakanlığının kurduğu sekizi iktisatçı, ikisi hukukçu, 10 kişilik ekipçe denetlense bile, kapatılmaları olanaksızdı. Olsa olsa böyle kulüplerin tescili silinebilirdi.



Bugüne dek yapılan denetlemelerin «Gizli» olduğunu belirten Beden Terbiyesi Genel Müdürü İsmail Hakkı Güngör «Spordan 90 milyon lira gelir elde edilmektedir. Her yıl ortaya çıkan 15 milyon açığı ise hükümet karşılamaktadır. Bugün ülkemizde 450 bin kişi spor yapmaktadır. Hepsine birer eşofman almaya kalksak 20 milyon lira tutar» diyor, amacın «az sporculu» çok sayıda kulüp değil, «pek çok sporculu» az sayıda kulüp düzenini getirmek olduğunu belirtiyordu. Bu amaç çok gerçekçi ve yararlıydı, ama ulaşılma olasılığı kısıtlıydı. Çünkü 3 yıldır kulüpleri denetlediklerini belirten müfettişler her kulübün noksanının bulunduğunu, ancak yürürlükteki yasalarla bir şey yapamadıklarını anlatıyorlardı. Bu konuda bir müfettiş «iki yıl önce Galatasaray kulübünü denetlemeye gittim, defter istedim, 15 gün vermediler. Bir gün araştırdım, kulübün bir yetkilisi denetlemeyi durdurmuş» diyordu.



Konunun bir de Mali yönü vardı. Maliyeciler kaçırılan vergilerden, transferde çevrilen dolaplardan söz ediyorlar. «Normal bir denetleme yapılabildiği an ülkede kulüp diye bir şey kalmaz» diyorlardı. Kulüp yöneticileri ise tüm bu sözleri gülerek dinliyorlar, «Kimi neyle denetleyecekler? Geldikleri gün hiç bir açığımızı bulamazlar. Çünkü onlara normal defterlerimizi gösteririz. Malım kötü diyen esnaf var mıdır?» şeklinde konuşuyorlardı. İşte tüm bu gerçekler «Denetleyeceğiz, kapatacağız» çıkışını lafta kalmaktan öteye geçirmiyor, söyleyenlere «Büyük lokma ye, büyük söz etme» öğüdünü anımsatmayı gerektiriyordu.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/hayat-spor-dergisinin-1974-tarihli-29-sayisi)

01.12.2020 18:05

Kategoriler:   Spor

Yorumlar