Menü

Kupanın Ezeli Rakipleri

Can Bartu… Metin Oktay…

Nice Fenerbahçe – Galatasaray maçının heyecanını önceleri sahada, futbolu takımlarının kaptanı olarak bıraktıktan sonra da tribünlerde yaşamışlardı Faruk Ilgaz… Selahattin Beyazıt… Fenerbahçe ile Galatasaray’ın eski başkanları da, takımlarının maçlarını yıllar yılı tribünde binbir heyecanla izlemişlerdi.

Ve şimdi, yine büyük bir Fenerbahçe – Galatasaray maçı öncesinde, iki takımın eski kaptanlarıyla eski başkanları, en ilginç anılarını sanki o günleri yeniden yaşarcasına dile getiriyorlardı.

KRALIN ANILARI…

Galtasaray’ın eski kaptanı ve Türk Futbolunun Taçsız Kralı Metin Oktay, Galatasaray – Fenerbahçe maçlarıyla ilgili anılarını şöyle sıraladı: «Hiç unutmam, berabere bile kalsak şampiyon olacağımız bir maçta, Fenerbahçe’ ye hem de 3 – 0 yenilmiştik. Tarihini şimdi, kesinlikle anımsayamadığım bu maçtan sonra iki gün kimsenin yüzüne bakamamıştım. Ama zaman geldi biz de Fenerbahçe’ye ağır yumruklar indirdik. Örneğin herkesin bizi şanssız gördüğü bir maçta Fenerbahçe’yi 5 – 0 yendik.

Her anısı, Metin Oktay’ı o maçı yeniden oynuyormuşcasına heyecanlandırıyordu. Bu maçta Galatasaray’ın şanslı olduğunu belirten eski kral düşüncesini şu sözlerle açıkladı: «Galatasaray’ın gücü üstün kondüsyon ve düz oyunundan doğuyor. Bunun yanında, son Fenerbahçe yenilgisinin futbolcuları kamçılayacağı inancındayım. Kısa üçgenlerle oynayan Fenerbahçe bu kez karşısında bilenmiş bir Galatasaray bulacaktır. Şunu da belirtmeliyim. Sonuç ne olursa olsun, Galatasaray’ın büyüklüğü Fenerbahçe’nin büyüklüğünden, Fenerbahçe’nin büyüklüğü de Galatasaray’ın büyüklüğünden doğar.»

SİNYOR’UN ANILARI…

Zaman, durdurulmazlığının yasalarını aksaksız uygularken, Fenerbahçe’ nin eski kaptanı Can Bartu’da, Galatasaray’a karşı oynadığı büyük maçların anılarını tazelemişti. Bunların ikisini şöyle anlattı: «1959 yılının haziranıydı. O mevsim oynadığımız 64 maçta hiç yenilmemiştik. Galatasaray’la yapacağımız karşılaşmaya büyük bir güvenle hazırlanmıştık. Fakat sonuç umduğumuz gibi olmadı ve Metin’in ağı yırtan golüyle 1 – 0 yenildik. Kalemizi Özcan koruyordu. Maç bittiğinde, ağlara hayretle bakışını hiç unutmam. Tanıdık, tanımadık herkes bizimle alay etti. Bu alaylar, Galatasaray’la birkaç gün sonra oynayacağımız rövanş maçına bilenmiş kılıç gibi çıkmamızı sağladı. Naci yerinin geçilmez adamı olmuştu. Markaj adamı Avni geride. Ordinaryüs Lefter’de ilerde Galatasaray’a göz açtırmıyorlardı. Üçüncü gölümüzü de attıktan sonra dağılan Galatasaray’ı kendi sahasından çıkarmıyorduk. Geride Nedim, Seracettin ve Avni yanyana durup birbirlerine hikâye anlatmaya başlamışlardı. Böylece bir gol daha atıp maçı 4 – 0 kazanarak ağları yırtan golle yenilgimizin acısını çıkarmıştık.»

Can’ın hayatı çok ve güzel anılarla doluydu. Dağarcığı futbolla yoğurulmuştu. Zengin bir pratiğe sahipti. Ve işte bu özelliklerinden yararlanarak, final havasında oynanacak Fenerbahçe – Galatasaray maçıyla ilgili akıl yürütmesini şöyle yaptı: «Bu maçı, bence ileri uçların oyunu etkileyecektir. Fenerbahçe açıklardan oynarsa başarılı olur. Galatasaray, son Fenerbahçe maçı yenilgisinin acısını çıkarmak için sahaya çıkarken, son üç yılın diriliğinden uzak görünen defansını çok iyi kurmak zorundadır. Şevki, bu maçta bek oynatılırsa sürpriz adam olup sonucu etkiler. Bana göre bu maç berabere biter.»

39 YILLIK BİR ANI…

Türkiye Kupası’nın erken gelen final havasına kendisini kaptıranlarından birisi de Fenerbahçe’nin eski başkanı Faruk Ilgaz’dı. Fenerbahçe – Galatasaray maçlarıyla ilgili anılarını, şöyle bir tazeledikten sonra, taaa 39 yıl önceye gidiverdi ve anlatmaya başladı: «1935 yılında, ligin bitmesine bir hafta kala oynanan büyük maçta, Galatasaray, Fenerbahçe’yi 4 – 0 yenmişti. Böylece, ikisinin de puanları eşit oldu. O zaman averaja bakılmadığından, bir hafta sonra 8 Mart 1935’te ikinci maç oynandı ve 0 – 0 berabere bitti. Şampiyonluk düğümü yine çözülmemişti. İki büyük takım 15 mart 1935’te üçüncü kez karşı karşıya geldiler. Tipi halinde kar yağıyordu. 90 dakikalık süre 0 – 0 bitince hakem 15’er dakikalık iki devre oynanmak üzere maçı uzattı. Galatasaray çok sık akın yapıyordu. O sırada, bunalan Fenerbahçe defansından ileriye uzun bir pas yapıldı. Topu kapan Niyazi Sel, tipiye rağmen hızla sürüp Galatasaray ceza sahasına girdi ve bomba gibi bir şutla Fenerbahçe’yi şampiyonluğa ulaştıran golü attı.»

Ilgaz son maç ile ilgili olarak şöyle konuştu, «Böyle maçlarda kesin kararlar yanlış çıkıyor ama bence ilk maç berabere biter.»

BİR REKABET Kİ!

3 seneye yakın bir zaman Galatasaray’ın yöneticiliğini yapan eski başkan Selâhattin Beyazıt ise bu büyük maçın önemine değinirken şöyle diyordu: «Galatasaray – Fenerbahçe rekabeti yarım asırlık spor tarihimizin temel taşıdır. Bu rekabetin devamı olarak iki büyük kulübümüzün başabaş mücadelesi Türk spor hayatının dinamizmini korumasını sağlamıştır. Ve dikkat edilecek taraf Avrupa ve İngiltere’de böylesine süreli bir ezeli rekabetin görülememesidir. Örneğin İngiltere’de Arsenal – Tottenham rekabetinin yerini gün olmuş başka takımların rekabetleri almıştır. Oysa bizde Galatasaray ve Fenerbahçe her zaman başa güreşmişlerdir. Galatasaray – Fenerbahçe maçlarının özelliği tek ve büyüktür. O da ne olacağının asla kestirilememesidir. Çok heyecan vardır. Dileğim odur ki, son maçında oyuncusuyla da, seyircisiyle de gerçek bir bütünleşme içinde bulunan Galatasaray, bu bütünleşmesinden aldığı güçle oynayıp maçı kazansın.»

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/hayat-spor-dergisinin-1974-tarihli-3-sayisi/)

20.06.2017 11:08

Kategoriler:   Spor

Yorumlar