Menü

Lillian Hellman’a Veda

SANAT dünyası bir ustasını daha kaybetti. Yaşamı filmlere, oyunlara konu olmuş bir ustasını… Son yüzyılımızın en seçkin yazarını… Lillian Hellman’ı…

Lillian Hellman'a VedaEdebiyat dünyasına birbirinden eşsiz eserler kazandıran Lillian Hel- man 77 yaşındaydı. Modern tiyatro repertuarına değerli birçok yapıt katan Hellman, en önemli oyunları arasında «Çocukların Saati» ve «Küçük Tilkiler»! gösterirdi. Çocukları çok sevdiğini söyleyen sanatçı, zamanının çoğunu onlar için çeşitli eğitici yapıtlar hazırlamakla geçirirdi. Aynı zamanda başarılı bir senaryo yazarıydı da Lillian Hellman… Yaşamında hazırladığı üç ciltlik anıları gerek eleştirmenler, gerekse okurlar tarafından büyük bir ilgiyle karşılanmıştı. O ise hakkında yazılan tüm eleştirileri büyük bir hoşgörüyle karşılamıştı. Lillian Hellman’ın en büyük özelliklerinden biri de olumlu – olumsuz tüm eleştirilere karşı son derece açık olmasıydı.

Sanatçılığının yanı sıra kişiliğiyle de ilgileri üzerinde toplayan Lillian Hellman, çeşitli etkinlikleriyle Amerika Birleşik Devletleri’nde ilk modern feministler arasında yer almıştı, Kadın haklarının en koyu savunuculuğunu yapan ünlü yazar bunu gizleme gereğini duymamış, hatta yapıtlarında bile yansıtmıştı bunu… Haksızlığa kesinlikle dayanamayan sanatçı, 1936 yılında İspanya’ya gidip de tekrar Amerika’ya geri döndükten sonra İspanya İç Savaşı’ndaki Cumhuriyetçiler için geniş çaplı bir yardım kampanyasına girişmişti. Bu tutumunun ülke içinde çeşitli tepkilere yolaçması, hatta çeşitli çevrelerce yapılan engellemeler bile onu bu hareketinden dolayı yıldırmamış, o inandığı yolda yürümesini bilmişti…

Lillian Hellman1925 yılında yazar Arthure Kober ile evlenen Lillian Hellman, daha sonra onunla birlikte Paris’e gitmişti. Başlangıçta çok iyi anlaşmalarına karşın evlilikleri çok kısa süreli olmuştu. Birbirlerine yalnızca bir yıl süreyle dayanabilen Hellman ve Koher, daha sonra da ayrılmışlardı. Paris’te kaldığı süre boyunca bir dergiye kısa öyküler yazan Hellman, Koher’den ayrıldıktan sonra bu işini de bırakmış ve New York’a geri dönmüştü… New York’ta ünlü yayınevi Horaca Liverright’la anlaşan ünlü yazar, bu yayınevi için «Horace’da işe başlamam hayatımın dönüm noktasını oluşturur diyebilirim. Çünkü Dashiell’la tanışmama burası sebep oldu» diyor…

1930 yılının başlarında tanıştığı ünlü polisiye yazarı Dashiell Ham- mett, Lilian Hellman’ın tek ve gerçek aşkıydı. Onu çok sevdiğini, kişiliğine büyük değer verdiğini söyleyen Lillian Hellman, Dashiell Hammett için «Hayatımda tanıdığım en eşsiz insan, en iyi yazar ve harika bir erkek» diyordu… Hammett’in ölümüne kadar otuz yıl boyunca yaşamını onunla paylaşan Hellman, çeşitli hareketleri nedeniyle McCarty döneminde de Hammett’le birlikte kara listeye alınmıştı…

Hammett’in ölümünden sonra kendini tümüyle edebiyata adayan ünlü yazar bu arada anılarını kağıda dökmeye karar verdi. Bunları üç kitap halinde oluşturmayı düşünen Hellman, ilk çalışmalarına 1960’larda haşladı. İlkini 1974 yılında «Pantimento» adıyla yayınladı. Hatta bu daha sonra geçtiğimiz yıllarda sinemalarımızda da gösterilen «Julia» filmine konu oldu. Sinemaseverler tarafından büyük bir beğeniyle izlenen filmde Hellman’ı sinema dünyasının başarılı sanatçılarından Jane Fonda canlandırmıştı…

JULIA FİLMİ ONUN HAYATIDIR

Lillian Hellman'a Veda (2)Lillian Hellman’ın hayatı bu yazıda da kısaca bahsettiğimiz gibi son derece enteresandır. Birçok olaya karışan, başına çeşitli olaylar gelen sanatçı, kendi olağanüstü gücü i!e bunların üstesinden gelmeyi her zaman başarmıştır.

«Julia» filmi 1980’in başlangıcında büyük ödüller kazandı. İki kadın oyuncusunu ödüllere boğdu. Oscar’dan da bolca nasibini aldı. Bu film gerçekte Lillian Heilman’ın gençlik yıllarında, daha doğrusu İkinci Dünya Savaşı başlamadan önce başından geçen bir olayı anlatıyor. Fred Zinnemann’in yönettiği filmde 4 güçlü oyuncu birden rol alıyordu. Bunlardan biri Lillian Hellman’ı canlandıran Jane Fonda. İkincisi onun yakın arkadaşı olan ama sonra savaşın kurban ettiği kişilerde biri Juiia. Bu rolü İngiliz sinemasının ünlü oyuncusu Vanessa Redgrave oynamıştı. Üçüncü star Maximilian Schell… O da filmde küçük Alman rolü ile seyirci karşısına çıkmıştı. Dördüncü kişi Amerikan sinemasının yine en iyi karakter oyuncularından Jason Roberts… Julia’nın en büyük aşkı Dashiel Hammett rolünü üstlenmişti. Bu sanatçıyı da Türk televizyon seyircisi «Kapalı Kapılar Ardında Washington» filminde Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olarak tanımışlardı…

Lillian Hellmann çocukluğunda ve genç kızlığında Avrupalı bir arkadaş edinmiştir. Son derece soylu ve kültürlü olan bu genç kızın adı Julia’dır. Lillian ondan çok etkilenir. Arkadaşlıkları Lillian Amerika’ya döndükten sonra da devam eder. Ama bir süre sonra Julia’nın Lillian’a yazdığı mektuplar kesilir. Yıl ise tam İkinci Dünya Savaşı’nın çıkmak üzere olduğu sıralardır. Lillian Hellmann (Jane Fonda) arkadaşını aramak üzere Avrupa’ya gelir. Onun izini uzun zaman bulamaz. Ama sonra araştırmaları onu Avrupa içinde seyahate sürükler ve Hitler yönetiminin Avrupa’yı ne hale getirdiğini daha yakından izleme fırsatı bulur. Avrupa tam bir felaket içindedir.

Genç kadınla ilişki kuran Maximilian Schell ona bazı izler verir. Sonunda Julia ile karşılaşır. Ama savaşın ve baskının etkisi ile Julia, tanıdığından başka türlü bir insan olmuştur. Artık sakattır. Üstelik savaş sırasında bir de çocuğu olmuştur. Eski canlı, kadından geriye adeta bir iskelet kalmıştır.

Lillian Hellmann arkadaşı Julia’dan, anılarında da bol bol söz ediyor. Bu arada onun varlığının kendisini her bakımdan nasıl etkilediğini anlatıyordu.

Lillian Hellman VedaLillian Hellmann’ı sinemada canlandıran Jane Fonda bakın onun için neler diyor: «Benim hayatımda rehber aldığım bir kişidir. Onun hayatını anlatan filmde Hellman’ı oynamam teklif edilince inanın ne yapacağımı şaşırdım. Bundan daha onurlu bir durum olamazdı. Bu yüzden filmden önce onun anılarını tekrar tekrar okudum. Bir süre de onunla birlikte oldum. Sonunda zor bir imtihana girmiştim. Film beğenildiği halde şüpheliydim. Ama gösterimden bir gün sonra Bayan Hellman bana telefon etti. ‘Jane aynada kendimi seyrediyormuş gibi oldum. Teşekkür ederim’ dedi. Bana bundan daha büyük bir iltifat, sanatıma daha büyük bir övgü olamazdı. Bence ‘Julia’ filminin bütün yaşamımda çok önemli bir rolü vardır» diyor.

Onun «Küçük Tilkiler» oyununu son olarak Broadwav’de oynayan Liz Taylor da Heilman’ın kaybı karşısında büyük ölçüde sarsılmış görünüyor. «Bayan Hellman son derece saygın bir kadındı. Onunla konuşmak başlı başına bir zevkti. Ben ‘Küçük Tilkiler’ sayesinde bu zevki fazlasıyla yaşadım.» diyor.

«Julia»dan başka ünlü yazarın yaşamının konu olduğu oyunlardan biri de geçtiğimiz tiyatro sezonunda sahnelerimizde sergilenen «Güneyli Bayan» adlı oyunda… Işık Yenersu’nun canlandırdığı ve hatta ona oyundaki rolünden dolayı ödül kazandıran «Güneyli Bayan», ünlü yazarın yaşamını sergileyen en son yapıttı…

Yaşamını tümüyle edebiyata adayan bir yazardı Lillian Hellman… Ömrünün son günlerine kadar sürekli eserler üreten bir kişi… Sanat dünyası eksikliğini uzun süre hissedecektir…

HAMMETT’IN HAYATI DA BİR FİLME KONU OLMUŞTU

DASHIELL HAMMETT… Polisiye roman sevenler için önemli bir isim. Ama bunların ötesinde de hayatı filmlere konu olmuş, edebiyat dünyasına geçmiş biri… Edebiyat dünyasında tanınması, en büyük aşkı Lillian Hellman sayesinde gerçekleşmiş. Filmlerden birine, yani kendi adını taşıyana hayatındaki bir bölümle aktarılmış. Bunun dışında Lillian Heilman’ın hayatından bir bölümü anlatan «Julia»da da Hammett yine var. Hem de sevdiği kadınla içine girdiği çeşitli olaylarla. Bu filmde Hammett’i sinema dünyasının en güçlü oyuncularından Jason Roberts canlandırıyordu.

Hammett yaşadığı sürece, Lillian Hellman’a büyük mutluluk vermişti. Mutluluğu ve acıyı yaşamları boyunca paylaşmayı bilen çift Hammett’in ölümüne dek ayrılmamışlardı. Ancak Hammett ölümü ile Lillian’a hayatının en büyük acısını tattırmıştır.

(Alıntıdır. Bkz. http://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1984-tarihli-29-sayisi)

01.08.2019 09:52

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar