Menü

Lüleburgazspor’un Kilit İsmi

SOKAKTAKİ adam antrenör Alpay’dan başkasını tanımıyordu Lüleburgaz’da… Onlara göre kulübün başkanı Alpay’dı, masörü Alpay’dı, malzemecisi Alpay’dı, antrenörü yine Alpay’dı.

Bugüne dek bir birine yakın kentler arasında süre gelen ezeli rekabetin saha dışında zaman zaman «öfkeye» dönüştüğü Trakya’da «Alpay Hoca» bir başka seviliyordu. 1950 yılında Kadıköy Yeldeğirmeninde futbol hayatını açan, Vefa ve Beyoğluspor’dan sonra 1963 yılında Beykoz’da futbolcu kartını antrenör olarak değiştiren ve bugüne dek birer yıl Nazillispor ve Kasımpaşa dışında devamlı Trakya takımlarını çalıştıran Alpay Özsu «Trakyanın spor severi bir başkadır. Alışan kopamaz, Nazilli ve Kasımpaşa’ya gittiğim yıllar bile evimi taşımadım…» diyordu.



Lüleburgazspor’un geçen mevsim küme düşmesi ve üzücü olaylardan sonra takımın başına getirilen Alpay «Yeni bir takım kurduk. Kulübe ihanet edenleri satıp en az on yıl Lüleburgazspor’a hizmet edebilecek gençlen topladım. Amacımız tekrar eski yerimize çıkmak» diyor ve «Düşenin dostu olmayışından» yakınıyordu.

Futbol kişiliği dışında taraftarlarca «eli sopalı» olarak bilinen Yeşil- Kırmızılıların antrenörü «Futbolcu disiplin ister, bulamazsa kaybolur. Şimdi Fenerbahçe’deki Aydın, burada o disiplini görmeseydi, Aydın olamazdı.» derken bir anısını şöyle dile getiriyordu: «Aydın, Lüleburgaz’ın Pelesiydi… Mektupları bile (Pele) diye geliyordu. Halbuki soyadı Çelikti… Bir gün çağırdım «Ne bu? Sen Pele’nin tırnağı bile olamazsın.» dedim. Ertesi gün antremana gelmedi. Nedenini sorduğumda sustu. Kaptım sopayı. Sıkıyı görünce bülbül kesildi. Bir kızı seviyormuş. Ben de bağırınca kaçmış antrenmandan. Ondan sonra gittik, kızı istedik, verdiler. O gün bu gündür Aydın, buraya her gelişinde beni mutlaka arar. Öpüşüp özlem gideririz.»



Sokaktaki adamın «Eli sopalı» hatta daha katı tarafların «Despot» olarak tanımladıkları Alpay’a olan sevgileri ise bir başka güzeldi. Yalnız takımı çalıştırmakla kalmayıp, kulübün her derdi ile ilgilenen Lüleburgaz spor antrenörü durumu «Şu anda 350 bin lira borcumuz var… Bizim gibi bir takım için büyük para. Küme düştüğümüz için taraftar küskün, küskün olduğu için de yardım etmiyor… Bütün umudumuz her yıl düzenlediğimiz tombala gelirlerinde. Takıma yeni bir kişilik kazandırdık. Bu yıl gözümüz tekrar grubumuzun en centilmen takımı olmak ondan sonra da şampiyonluk» sözleriyle özetliyordu.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/hayat-spor-dergisinin-1974-tarihli-29-sayisi)

20.01.2021 00:37

Kategoriler:   Spor

Yorumlar