Menü

Mersin İdmanyurdu Sıfırdan Başlayacak

SEVİNDİRİCİ, umut veren bir olumlu başkalaşma vardır Mersin’de. Kararlı ve bilinçli bir derlenişti bu. Tohum filizlenince nasıl taş, kaya, toprak dinlenmeden güneşe doğru boylanır; Mersin İdmanyurdu’nda da öylesine coşkulu bir birikimle engel tanımaksızın kendisini yenileyen, inanç ve hırsla yeni mevsime hazırlanılan bir hava vardı.

Kaybedilenin kavgasını yapmak artık gereksizdi onlar için. Gelecek «zafer»di düşünülen, faturası ne kadar yüksek olursa olsun…



KÜME DÜŞME NEDENLERİ

İçinde bulunduğumuz çağı, kuru gürültü geçerliliğiyle değerlendirenlerden artık yakasını kurtarmıştı Mersinliler. Bu anlayışın ne ölçüde zarar getirdiği de apaçık bir gerçek olarak karşılarına çıkmıştı. Takımı İkinci Lig’e gönderenlerin eleştirisi de bu yargıyla yapılıyor ve şöyle deniliyordu: «15 kişilik Yönetim Kurulu doğru dürüst bir kez bile toplanamamıştı.. Futbolcuların gece hayatları kontrol edilemez hale gelinmişti. Zeki ve Güray bir gecede 14 bin lirayı kumarda kaybetmişler ve bunun psikolojik etkisi maçlara kadar yansımıştı. Futbolcu eşleri bile bu vurdumduymazlığa ayrı bir etken olmuşlardı. Böylesine bir ortamdaki takımın küme düşmemesine değil, kümede kalmasına şaşmak gerekirdi.»



Mersinliler kendilerine bu acıyı tattıranların Mersin’de kalmalarını bile istemiyorlardı. Güray, Zeki, Burhan, Refik, Güven, Cevher, Remzi, Selahattin ve Ömer bu yüzden «Batan geminin malları» örneği yok pahasına da olsa satılacakların başında yer alıyorlardı.

SPOR OKULU

Hasarsız elde edilen zaferin tadını «45’lik dolmuş plağının» vereceği müzik zevkine benzeten Mersinliler, Türk Sporu’nun kaderini elinde tutan cüzdanları kabarık, bilinçsiz başkanların vereceği çekler yerine, devamlı gelir elde etmek için geçerli girişimlere başlamayı kararlaştırmışlardı.



Futbol okulu kurmanın son Hazırlıklarına da nokta koyan, ancak antrenör Toma Kaloperoviç’in çalışma iznine «l-ıh» diyen Federasyon kararı için «Ferman mühürü elinde tutanındır» tanımını yapan Mersinliler, bu kez Galatasaray Lisesi beden eğitimi öğretmenlerinden Ali Gültekin’e başvuruyorlar ancak yine Federasyonun «istemezlik» kararı karşısında çaresiz kalarak «bari baştan olmaz deselerdi de biz de ona göre davransaydık» diyerek yakınıyorlardı.

HALK YÖNETİMİ

Halkın tüm temsilcilerinden oluşan yeni Yönetim Kurulu geliri 5 milyon liraya ulaşan bir eşya piyangosu düzenleyerek toplu çalışmanın ilk semeresini almıştı. 3 milyonluk borca karşılık 5 milyonluk gelirleri olduğunu söyleyen Mersin İdmanyurdulular ayrıca sendikalardan da yararlandıklarını, Trabzonspor ve Eskişehirspor’u kendilerine örnek kulüp olarak kabul ettiklerini söyleyerek «Tüm halkın katkısıyla, kuruluşunun 50. yılında Mersin İdmanyurdu’nun yeniden Türkiye Birinci Ligi’ndeki yerini alacağına inanıyoruz» diyorlardı.



Böylece Mersin İdmanyurdu derlenişin ilk aşamasında umut verici başarılar elde ediyor ve halkla bütünleşen ilk kulüp oluyordu.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/hayat-spor-dergisinin-1974-tarihli-21-sayisi)

18.01.2021 20:51

Kategoriler:   Spor

Yorumlar