Menü

Metin Türel Beşiktaş’tan Umutlu

BİR yenilgi ile Beşiktaş’ın kapısına kilit vurup gitmek niyetinde değiliz, demişti kulübün genç Başkanı Mehmet Üstünkaya. Ve şöyle devam etmişti: «Kim ne derse desin, bizler Beşiktaş’ın başarı yolunda olduğuna inanıyoruz. Bu başarıyı daha belirgin duruma getirmek için de çalışmalarımızı hızlandırıp, planlarımızı uygulayacağız…»



Evet, bir yenilgi Beşiktaş’ta ortalığı karıştırmış, 7 yıldır özlemi çekilen Avrupa Kupalarında tur atlama özlemi taşlaşınca bozgunculuk yaratmak isteyenlere fırsat çıkmıştı. Oysa Beşiktaş’ın başında bulunanlar futbola inanmış kişilerdi. Futbolda yenilginin, yenmek kadar yakın olduğunda birleşmişlerdi. Bu düzeyden hareket ettiklerini belirten Üstünkaya, önce maçlarda kendilerini coşturacak gerçek Beşiktaşlı taraftarlara son derece ihtiyaçları bulunduklarını belirterek bu tür seyircilerin tribünlerde kötü söz söylemediklerini de söyleyerek durumu şöyle değerlendirmişti:



KİMSENİN ALMADIĞINI BİZ ALDIK

«Biz herkes görevden kaçarken bir şampiyon takım yaratmak için Beşiktaş’ı yüklendik. Bir dolu borç vardı. Bunun yanında biz de bir dolu transfer yaparken daha da borçlandık. Genç takımı doğru dürüst işlemeyen, elinde yeterli bir kadro bulunmayan bir ekibin büyümesi için elbette transfer yapması gerekliydi. Beşiktaş neredeydi ve şimdi nereye gelmişti. Belki geçtiğimiz yıl şampiyon olamadık, belki bu yıl Avrupa Kupalarında tur atlayamadık. Yalnız Beşiktaş’da güçlü bir takım kurulmuştur ve bu takımın değeri, içinde bulunduğumuz borcun en azından iki katıdır…»



BİZ BU İŞE BAŞ KOYDUK

Kulüp yönetmenin, iş hayatından daha zorlu olduğunu ve kişi bünyesinde birtakım rahatsızlıkları meydana getirdiğini belirterek söze başlayan Genel Kaptan Sami Albayrak, «Biz bu işe baş koyduk» demiş ve giderek Beşiktaş’ın sorunlarını şöyle sıralamıştı. «Biz maddi yönden hiç bir sıkıntıya düşmeyiz. Yalnız Beşiktaş’ın «büyük»e çıkmış adının yanında idman yapacak sahasının bulunmadığı da gerçektir. Tehir maçları, okul maçları, ikinci Lig, Üçüncü Lig derken zaman kaldığında biz idman yapıyoruz Şeref Stadı’nda… Burada Çırağan’ı elden kaçıranlara değinmek istiyorum. Eğer bugün o yer elimizde olsaydı, yüz yıllarca gelir getirecek bir tesisi Beşiktaş’a kazandırırdık.»



BAĞLILIK VAR

Yönetim sorunlarını sıralayan yöneticiler daha sonra kurdukları takım hakkında bilgi vermek için sözü onun çalıştırıcısı Metin Türel’e bırakmışlardı. Türel bazı eksiklikler yanında takımından memnundu. Yalnız ileri ucun öncelikle yardımlaşma işinde gerekeni yapmamasından birtakım sorunların ortaya çıktığını söylüyor ve Beşiktaş’ı şöyle tanımlıyordu: «Orta sahadan dem vuruluyor. Hangi takımın orta sahası istenilen şekildedir? Fenerbahçe bunu kurmuş mudur? Galatasaray orta sahası hergün değişmektedir. Bizde ise ileri uç yardımlaşmaya gelse orta saha rahatlayacaktır. Ama beni en çok üzen iki bekin durumudur.



Formsuzlukları herkesçe malumdur. Zekeriya buna bir de sakatlık eklemiştir. Geriden top çıkmamakta, Niko haricinde isabetli top atan eleman bulunmamaktadır. Faruk ve Haluk sakattır. İleri uç için daha olmazsa Mesut ve Muzaffer’den faydalanacağız. Büyük umutlarla alınan Ünal bir kendini bulsa işler daha iyi gidecektir. Ama bazıları tam profesyonelliğin dışında olduklarından istenilen sonuç alınamamaktadır. Yalnız bizim yöneticilerle ve futbolcuların bizimle olan bağlılıkları bana kuvvet vermektedir. Sonra bu sezon takımın daha da güçlendiği bir gerçek. Üstelik elimizde, sakatlıklar geçerse yedek eleman bolluğu da olacak. Yedek elemanlarımızın hemen hemen tümü, kadroda bulunan ve oynayan futbolcular kadar yetenekli ve verimlidir.»



YENİ BİR TAKIM

Türel daha sonra futbolun ana özelliklerine değinmiş genç takım sorununu da şöyle sıralamıştı: «Paralı askerler sonunda hayal kırıklığı yaratıyor. Böyle olunca işin kökenine inilmeli ve öz Beşiktaşlı yetiştirilmelidir. Yöneticilere bir rapor verdim. Ben gitsem bile bu uygulanmalı ve Beşiktaş kişilik kazanmalıdır. Avrupa’da Müller, Beckenbauer, Cruyff hep böylesi genç takımlardan çıkmışlardır. Beşiktaş’ta da bu düzen uygulanmalıdır.

10 – 12, 12 – 14, 14 – 16, 16 – 18 yaşlarından kurulu futbolcular seçilmeli, her gruba ayrı ayrı antrenörler atanmalı. Ve bunların başına da bilinçli bir başantrenör getirilmelidir. Başantrenör hem oyuncuları bulup çıkaracak, hem de programları yapacaktır. Bu uygulanırsa yeni bir Beşiktaş yaratılır. Öteki düşünceler «Ha babam» sisteminden öteye gidemez.»



Evet Beşiktaş’da genç bir yönetim ve genç bir antrenör vardı. Çalışmalar hep Beşiktaş içindi. Borçların en çok iki yıl içinde temizleneceği, iyi bir tesis kurulacağı, Metin Türel’in raporunun uygulanacağı, hatta bunun için öncelikle Ziya Taner olmak üzere Samim Emek, Güngör Tetik’e teklifte bulunulacağı kesinlikle belirtilmişti. Bunun yanında seyircinin de desteğine ihtiyaç olduğu tezi de savunulmuştu. Beşiktaş için iyi günlerin yaklaştığının ortaya çıktığı bu toplantıda Başkan Mehmet Üstünkaya, yönetici Sami Albayrak, Antrenör Metin Türel bir konuya daha değinmişler ve kısa zamanda yan gelir sağlamak üzere takvim ve piyango tertipleyeceklerini Yazı İşleri Müdürümüz Odhan BAYKARA ve arkadaşımız Düşvar İYİİŞ’e açıklamışlardı. Doğan ATILGAN da objektifi ile bu oturumu kanıtlamıştı.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/hayat-spor-dergisinin-1974-tarihli-33-sayisi)

02.03.2021 00:35

Kategoriler:   Spor

Yorumlar