Menü

Michele Mercier’in Rekabeti

Madrid’deki Almeria Oteli uzun bir süre Fransız filimcilerinin karargahı olmuş, otel idaresi, gedikli müşterilerini bile özür dileyerek geri göndermek zorunda kalmıştı. Fransız sinemasının ünlü yıldızı Brigitte Bardot, perdenin James Bond’u Sean Connery ve İngiliz asıllı aktör Stephen Boyd’un baş rollerini oynadıkları «Shalako» filmi Madrid yakınlarında çevriliyordu. Filimciler de Almeria otelinde karargah kurmuşlar, sabah akşam sete gidip geliyorlardı. Brigitte Bardot’ya otelin en büyük, en lüks dairesi ayrılmıştı. Otelin diğer büyük dairelerinde de Sean Connery, Stephen Boyd ve diğerleri kalıyordu. Buna, filimde vazife alan teknisyenler, fotoğrafçılar, makinistler de ilave edilince Almeria oteli, Shalako karargahı olmuş çıkmıştı.

Tabii filimcilerin sorumsuz davranışlarından sıkılan otel idarecileri de filmin kısa zamanda tamamlanmasını istiyorlar, filimcilerin bir an önce Fransa’ya dönmeleri için dua ediyorlardı.

Binbir gürültü patırtı içinde günler geçti ve nihayet Shalako filmi tamamlandı. Otelciler de artık rahat bir nefes alacaklarını düşünerek ferahladılar. Turist mevsiminin yaklaştığı şu sıralarda bir sürü filimciyle uğraşmak için oteldeki ikametlerini hafta sonuna kadar uzattıklarını bildirdikleri gün, otelin sahibine Paris’ten bir telgraf geldi. Bir başka filim ekibi, Almeria otelinde karargâh kurmak istiyordu. Filim ekibinde Michele Mercier ve Robert Hossein gibi ünlü artistler bulunduğu için otel idaresinin filimcilere oda ayırmakta tereddüt etmemesi gerektiği de telgrafın sonuna «mühim bir not» olarak eklenmişti. Otel müdürü bu kötü haberi alır almaz, kısım şeflerini toplayıp filimcileri nasıl atlatacağını onlarla kararlaştırmak istedi. Fakat maalesef çıkar yol yoktu. Çaresiz, Shalako’cular gider gitmez bir başka filim ekibi otele yerleşecekti.

Brigitte BardotMichele Mercier ve Robert Hossein’in Brigitte Bardot ile arkadaşları oteli terk etmeden oraya gelmeleri, otelde bir süre elektrikli bir hava esmesine sebep oldu.

Brigitte Bardot ile Michele Mercier birbirlerini pek soğuk karşıladılar. Brigitte Bardot, Michele Mercier’nin de Shalako’nun çevrildiği yerde bir kovboy filmi çevireceğini öğrenince genç meslektaşını iğnelemekten kendini alamadı.

Michele Mercier ise Brigitte’in sözlerini anlamamış gibi görünmeyi tercih etti. Otelde bir münakaşa çıkarmayı arzulamadığı her halinde belli oluyordu Genç yıldız, nişanlısı Claude Bourillot ile evlenmeye hazırlandığı günlerde meslekî bakımdan bir skandalin çıkmasını doğru bulmuyordu.

Shalako’cular oteli terkedinceye kadar, iki filim ekibi arasındaki münasebet soğuk bir hava içinde fakat gürültüsüz, patırtısız devam etti. Nihayet Shalako’cular Fransa’ya dönünce, başta Michele Mercier olmak üzere herkes rahatladı.

Brigitte Bardot’dan sonra Michele Mercier’nin de aynı yerde, aşağı yukarı aynı hava içinde bir kovboy filmi çevirmesi, Fransız sinemasının bu iki şöhretli yıldızı arasındaki rekabetin iyice kızışacağına bir işaretti.

«Shalako», Brigitte Bardot’nun ilk kovboy filmi olmuştu. «Un Corde Un Colt» isimli filim de Michele Mercier’nin ilk kovboy filmi olacaktı.

Brigitte Bardot’nun karşısında Sean Connery vardı. Michele Mercier’nin karşısında ise Robert Hossein. Yalnız, Shalako’nun sonunda Brigitte Bardot, mutluluğu Sean Connery’nin kolları arasında buluyordu. Michele Mercier ise Robert Hossein’in kurşunlarıyle son nefesini verecekti. İki filim son sanheneleri hariç birbirine çok benziyordu.

Sinemada Anjelik rolleriyle şöhret yapmış olan Michele Mercier’ye, «Brigitte Bardot’yu taklit ettiğiniz söyleniyor, buna ne dersiniz?» diye sorulduğu vakit, «Ben kimseyi taklit etmiyorum,» cevabını verdi. «Eğer İspanya’da çevirmeye başladığım filmin Brigitte’in Shalako’ suna benzemesinden bu sonucu çıkarıyorsanız, hemen şu kadarını söyleyeyim, ben İspanya’ya gelinceye kadar Shalako’nun da, benim baş rolünü oynayacağım filmin de konusunu bilmiyordum. Anjelik filimlerinden sonra seyircinin karşısına değişik bir hüviyetle çıkmak bana cazip gelmişti. Hele kovboy filimlerinin son zamanlarda çok tutulduğunu de bildiğim için şansımı bir de kovboy filminde denemeyi kararlaştırdım. Ama şanssızlıklar birbirini takip etti ve beni Brigitte Bardot’nun taklitçisi olmakla itham ettiler…»

Brigitte Bardot ise Michele Mercier’nin onu taklide yeltenmesi ihtimalini, hiç önemsemiyor. «Biz bir bölüğün askerleri gibiyiz. Savaşa elbette beraber katılırız ve aynı düşmanla çarpışırız, ama ikimiz de değişik silahlar kullanırız,» demekle yetiniyor.

Michele Mercier ve Brigitte Bardot belki de açıktan açığa rekabete girişmeyi ve aralarındaki düşmanlığı artırmayı istememişlerdi, ama çevrelerindeki insanlar bu iki şöhretin birbiriyle dostça geçinmelerini doğru bulmamış olacak ki, bir filim meselesinden ortalığı kızıştırıp bir zamanlar Sophia Loren ile Gina Lollobrigida’nın arasında başgösteren rekabete benzer bir hava yaratmak istiyorlar. Sophia Loren de, Giana Lollobrigida da bu rekabet meselesinden bir hayli yararlanmışlar, ikisi de bu sayede kısa zamanda şöhrete ulaşmıştı.

İki artist arasındaki rekabet hikayesi sık sık tekrarlanıyor, özellikle artistlerin yeni filimleri piyasaya çıkınca bu hikayelere yeni kısımlar eklenip basında yer alması sağlanıyordu.

Gerçi ne Brigitte’in ne de Michele Mercier’nin şöhrete ulaşmak için didinmeye ihtiyaçları yok, ikisi de Fransız sinemasının en şöhretli artistleri arasında başta geliyorlar, ama günün birinde seyircinin onlardan da bıkacağını düşünerek böyle bir rekabet hikâyesiyle şöhretlerini bir süre daha devam ettirebilirler.

(Alıntıdır. Bkz. http://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1968-tarihli-16-sayisi)

04.08.2019 15:43

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar