Menü

Milan Rapajić İle Tatlı Bir Söyleşi

TARAFTAR TEK KELİMEYLE MÜTHİŞ

Fenerbahçe’nin Hırvat yıldızı, Fenerbahçe taraftarı hakkında gelmeden de çok şey duyduğunu ama Kadıköy’deki atmosferin duyduklarından da mükemmel olduğunu söylüyor.

Fenerbahçeli taraftarların sevgili Rap Rap’ı Milan Rapajić Türkiye’ye geldiği günden bu yana uyguladığı basına konuşmama prensibini 1907 Vizyon Dergisi için bozdu. Rapajić ile Şamandıra Tesisleri’nde Mert Meriç’in tercü­manlığıyla kısa ama keyifli bir söyleşi yaptık. Umarız siz de zevkle okuyacaksınız.



Önce bize zaman ayırdığınız için size çok teşek­kür ediyoruz. Peruggia’nın yıldızı Rapajić, nasıl Fenerbahçe’li oldu?

Başkan Aziz Yıldırım benimle ilgilenmiş. Celalettin Bilgiç ile görüşüyorlar ve onlar önce şartlarda anla­şıyorlar. Sonrasında bana bu teklifi ilettiler. Kısa bir süre düşündükten sonra kabul ettim ve Fenerbahçe’­li oldum.

Fenerbahçe’ye transfer olmadan önce Türk futbolu ve Fenerbahçe hakkında ne biliyordunuz?

Türk futbolunu son zamanlardaki çıkışı nedeniyle genel olarak takip ediyor­dum. Fenerbahçe hakkında ise çok çok fazla bir şey bildiğimi söyleye­mem. Sadece Türkiye’nin en popüler kulübü olduğunu, camianın çok büyük olduğunu biliyordum.



Fenerbahçe’ye geldikten sonra uyumda bir sorun yaşadınız mı? Ta­bii aynı zamanda İstanbul’a da…

İstanbul’da en çok zorlandığım konu kalabalık oldu. Her yer anormal kala­balık. Fenerbahçe’ye geldikten çok kısa bir süre sonra sakatlandım. Bu da ister istemez moral olarak beni etkiledi. Ama sonuçta ben profesyonelim. Uyum sağlamak ve zorlukları aşmak zorundayım. Böyle olunca da kısa sürede uyum sıkıntım ortadan kalktı.

Fenerbahçe’de Zoran Mrkovic, Elvir Balic, Mert Meriç, Nikola Lazetic gibi benzer kültürdeki futbolcuların bulun­ması işinizi kolaylaştırdı herhalde.

Aynı dili konuşuyoruz. Tabii ki bu çok büyük bir avan­taj. En azından daha az yabancılık çekiyorsunuz…



Kelimenin tam anlamıyla bir frikik ustasısınız. Bu­nun için özel bir çalışma yapıyor musunuz? Bir de bu soruya şunu eklemek istiyorum. Frikiğin gol vuru­şunda, vuruş becerisi mi, kaleci hatası mı daha ön planda?

Bir kere ilk etapta gelen olay çalışmak… Ben serbest vuruşlar için hep özel ça­lışma yaptım. Belki şu anda bunun avantajlarını yaşıyor olabilirim. Ama bir şeyi de unutmamak gere­kir. Frikik vuruşunun gol olabilme­sinde şans faktörünü de unutma­mak gerekir. Kaleci hatası da bu­na yardımcı olan bir başka faktör. Demek ki birkaç faktörün birden bir araya gelmesi serbest vuru­şun gol olması için önemli.

Peruggia atmosferi ile Fenerbahçe atmosferi arasında nasıl bir fark var?

Bir kere beklentiler çok farklı. Peruggia’da daha sezon başından tek hedef vardır. Ligin or­ta sıralarında iyi bir yer bulabilmek. Fenerbah­çe’de ise gördüğüm kadarıyla şampiyonluk dışında hiçbir sonuç başarı olarak sayılmıyor. Fenerbahçe’de tek hedef şampiyonluk. Kulüp ve camia olarak Fe­nerbahçe çok daha büyük.

Fakat yanılmıyorsam Peruggia taraftarı da İtalya’nın en ateş­li taraftar topluluklarından birisi olarak gösterilir.

Evet, Peruggia seyircisi de takımına çok iyi destek veren bir ta­raftar topluluğudur. Benimle de diyalogları hep olumlu oldu.



Fenerbahçe taraftarı hakkında neler düşünüyorsunuz?

Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki Fenerbahçe’nin sahip oldu­ğu taraftar kitlesine sahip kulüp dünyada çok azdır. Ben Tür­kiye’ye gelmeden önce de taraftarın takımına müthiş bir destek verdiğini biliyordum. Ama sahaya ilk çıktığımda dü­şündüğümden de müthiş bir tabloyla karşılaştım. Bu kada­rını kesinlikle beklemiyordum.

Son dört sezonda İtalya ve Türkiye Ligleri’nde attığınız gollerin listesini çıkardım. Gerçekten ilginç goller var. Mesela bir karşılaşmada Roma’yı Peruggia 3-2 mağlup ederken son golü 90’ıncı dakikada siz atmışsınız. Unu­tamadığınız gol olarak hangisini gösterebilirsiniz. Bu arada ilginç de bir tablo var. Gol attığınız maçlarda takı­mınız çok az yenilgi almış…

Roma’ya attığım gol gerçekten ilginçti. Kendi sahamızda son dakika golü gerçekten keyifliydi.

Bir kez de Hırvatistan’da oynarken Dinamo Zagrep karşısın­da 3-2 galip gelmiştik ve ben yine 90’ıncı dakikada bir gol atmıştım. Her gol elbette güzel, ama bu gollerin benim için anısı biraz daha farklı…



Çok eskilere döndüğümüzde bu noktalara geleceğinizin hayallerini kuruyor muydunuz? Yani dünyanın en zor li­ginde en iyi futbolcular arasında yer alacağınızı, yurtdışında başarılı bir futbol kariyeri yaşayacağınızı hissedi­yor muydunuz?

İyi bir futbolcu olmayı tabii ki çok istiyordum. Zaten bunun için de çok çalıştım.

Bu noktalara geleceğimi kesinlikle düşünmüyordum. Çünkü zor hedeflerdi bunlar. Ama gerçekleşti ve ben de çok mut­luyum.

Bundan sonraki hedef ne?

Futbolda gelinecek en üst noktaya gelmek. Her nerede oy­narsam oynayayım başarılı olmak, alkışlanmak ve tabii ki hem oynadığım kulüplerde hem de Milli Takım’da şampiyonluklar yaşamak istiyorum.



Fenerbahçe’de kalıcı olmayı düşünüyor musunuz?

Şu anda buradayım. Her şey yolunda ve ben de çok mut­luyum. Bu nedenle de hiç başka bir şey ya da başka bir kulüp düşünmek istemiyorum. Tek düşüncem Fenerbahçe’de büyük başarılara imza atarak beklentilere karşılık vermek ve taraftar­larımızı mutlu etmek.

Kendinize futbol kahramanı olarak kimi seçtiniz?

Alan Boksiç tabii…

Alıntı; 1907 Vizyon Dergisi

26.08.2020 13:30

Kategoriler:   Spor

Yorumlar