Menü

Modern Caz Dörtlüsü

Caz tarihi on yıllar sonra eşelendiğinde, akla ilk gelen önemli gruplardan biri Modern Jazz Quartet olacak. Müzikle olan yoğun ilişkileri yarım yüzyılı bulan dört müzisyenden oluşuyor bu grup. Dörtlünün birlikte çalmalarıysa kırk yıla yakın bir zamandır sürmekte. Gerçi dörtlünün 1974-81 yıllan arasında gruptan tamamen kopuk çalışmalar yaptığını herkes bilir, ama ikinci buluşmayla beraber bu 7 yıllık kopuşu fazlasıyla telafi ederler.



MJQ deyince iki açıdan, iki kanaldan değerlendirmek lazım. Biri grubun uzun soluklu serüveniyken, diğer yan üyelerin gmp öncesi ve dışı yaptığı çalışmalar. Müzisyenlerin kendi enstrümanlarıyla, cazın adını duyduğumuzda tüylerimizi ürperten isimlerle gencecik yaşlarda çaldıklannı biliyoruz. Bir başka özellikleriyse, -en çok da John Lewis- sanatçıların Avrupa merkezli Klasik Batı Müziği’ni son derece iyi öğrenip, devamlı caz/klasik sentezi deneylere yılmadan girmeleri. Bu özellikleri, grubu ve üyelerini daha detaylı tanıyarak keşfetmek mümkün.

John Lewis



1920 doğumlu olan John Lewis, gençlik döneminde, cazın efsanevi virtüözlerinin gruplarında çalar. Bu isimler arasında Thelenisus Monk, Dizzy Gillespie ve Kenny Clarke ilk elde aklımıza gelen isimler. 1942-45 arasında Ordu orkestrasında yetkin bir piyanist olan Lewis, özellikle Gillespie’nin grubunda besteleri ve yorum yeteneğiyle hemen dikkat çeker. 1947-48 yıllarındaysa Charlie Parker albümlerinin kopmaz bir piyanistidir. Bu dönem ünlü Miles Davis’in grubuna katılmıştı sanatçı. İki yıl sonraysa Lester Young’ın grubunda gözükmektedir.

Yanında çaldığı isimlerle, oluşan kariyerinin niteliği de kolayca anlaşılır sanırız. Lewis, tüm bu gruplarda kendi müzikal kişiliğini tüm açıklığıyla sergilerken; grubun MJQ olacak girişiminin çalışmalarında bulunacaktır. Bu kadroda Jackson’m yanında Kenny Clarke ve Ray Brown bulunmaktadır. Bu dörtlü aslmda, Gillespie’nin kadrolarında yer alan ve bu yolla birbirini tanımış isimlerdir.



1954 yılına gelindiğindeyse basçı Brown’ın yerine, bugünkü kadronun parçası olan Percy Heath gruba katılır ve ekibin adı yalnızca MJQ olur. Bir yıl sonraysa Kenny Clarke gruptan ayrılır, onun yerineyse yine 40 yılın davulcusu Connie Kay sırayı alır. Lewis, bu dönem gözde bir müzik direktörüdür artık. Önemli film müziklerine imzasını atarken, baladlar, sahne oyunları ve TV dökümanterleri için de müzik yapmaktadır. Bunlardan da önemli olan yanıysa; klasik müzik, özellikle de Barok müzik: Alanında dünya çapmda bir uzman olarak bilinir. Cazla klasiğin buluşması sonucu tanımlanan “Üçüncü Akım’ın (Third Stream) en ünlü temsilcilerinden biridir. Sayısız önemli ünvana sahip olmasının en önemli yanı da bu sentezi kovalayışıdır.

Milt Jackson



Milt Jackson ise, az önce değindiğimiz gibi 1940’lı yılların büyükleriyle müziğe profesyonel olarak girer. Ana enstrümanı olan vibrofonu tüm detaylarıyla caza taşıyan ilk kişidir Jackson. Howard McGhee, Todd Dameron ve Theleurous Monk, bu dönem birlikte çaldığı en önemli isimler arasındadır. 1949-50 arasında Woody Harmanla çalar. 1950-52 arasındaysa tekrar Gillespie’nin grubundadır. MJQ’ın altyapısı olan dörtlüsünü de bu dönemde kurar. Daha sonraki süreçte Coleman Hawkius, John Coltrane ve Wes Montgomery gibi devlerle de çalar. Birlikte plak yaptığı isimlerse Kenny Clarke, Miles Davis Quartet ve Quincy Jones’dur. Melodik ve lirik müzikal atmosferlerde ayrıcalığı ve müzik tadıyla hemen dikkat çeker sanatçı.



Ray Brown’ın yerini alan Percy Heath ve Clarke’ın yerine grubun davulcusu olan Connie Kay de aynı zenginliklerle grubun müzikalitesini tamamlarlar. Percy Heath’in kariyerinin oluşmasında önemli payı olan iki müzisyen, birlikte çaldığı Miles Davis’le Fats Navarro’dur. Daha sonra, Monk’tan Clifford Brown’a birçok ismin de basçısı olur. Connie Kay de hemen aynı düzeyde bir serüvenden sonra MJQ’a katılır.

MJQ ve Cool Jazz

MJQ’in en önemli döneminin 1955-60 arası olduğu söylenebilir. En önemli yetileri kollektif bir doğaçlamanın zirvelerinde gezinmeleridir. Barok müzikle cazın buluştuğu noktada ilginç bir sound yakalarlar. Bu dönemin simgesi Cool Jazz’ın en ünlü temsilcisidir MJQ. Fantessa, Django ve European Concert akla gelen en ünlü albümleridir bu yıllarda.



1960’lı yıllarda ise, yeni yapıtlardan çok eskilerin yorumlarıyla dikkat çekerler. Gershwin’in Porgy And Bess ilk akla gelen yorumlanndandır. Lewis’in klasik sentezi Blues On Bach da bu sürecin ünlü yaratılan arasındadır. Grubun bu yoğun temposu 1974’e kadar sürer ve Last Concert albümüyle noktalanır. Üyeler yeni solo ve grup çalışmalanna akarlar. Bu ara dönemde önemli ürünler çıkarırlar. Ancak bağımsız imzalarla.

Grup 1981 yılında yine birlikte çalışmaya başlar. Artık klasik altyapısı son derece güçlü ürünlerle var olurlar. MJQ’nun ilk albümlerinden başlayıp, bugüne kadar prodüksiyonu ve kayıtlarıyla ilgilenen Nesuhi ve Ahmet Ertegün olur. Nitekim son dönem, Ertegün’ün özel label’i East-West’te yayınlarlar çalışmalarını.



İlginç ve güçlü doğaçlama yetileri, virtüöz kimlikleriyle bu son dönemin antika bir grubudur MJQ. Böyle bir grubu İstanbul Festivali bünyesinde bir kez daha izlemek gerçekten heyecan verici. Hele müzisyenlerin bugünkü yaş ortalamasının 70 olduğunu da düşünürsek! Grubun son dönemlerinde bizi en çok etkileyen çalışmaları Three Windows ve For Ellington Dileğimiz İstanbul konserinde yalnız son dönemle yetinmeyip; kendi caz tarihlerinin de panoramasını çizmeleri.

Caz ve klasik müzik tutkunlan 7 Temmuz gecesi umanz konserde buluşacaklardır.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/tiyatro-dergisinin-1992-tarihli-17-sayisi/)

22.02.2021 17:37

Kategoriler:   Bayat Haber

Yorumlar