Menü

Müjdat Gezen’in Okulu

Müjdat Gezen özel bir konservatuar niteliğinde ve herhalde “dünyanın ilk parasız özel okulu” olan bir sanat merkezi açtı. Bu okula sınavla öğrenci alınıyor; amaçlanan “2000’li yılların sanatçılarını” yetiştirmek.

-Bize okulunuz hakkında bilgi verir misiniz? Bu okulun nasıl ayakta duracağını açıklar mısınız?



-Okulumuz özel bir konservatuar niteliğinde. Şimdilik, tiyatro, Türk sanat müziği, Türk halk müziği, Türk hafif müziği, opera ve gitar bölümleri var. Tiyatro ana sanat dalı bünyesinde sinema, televizyon dersleri de veriliyor. Öğrencilerden hiçbir konuda para alınmadıktan başka okulun onlarla ilgili giderleri, örneğin öğretmenlerin maaşları, bizim tarafımızdan ödeniyor.

-Bir vakıf mı kurdunuz?

-Hayır, vakıf kurmadım. Okulun altında bir tiyatro salonu, küçük bir kabare salonu, bir de küçük sineması var. Buradan gelen gelirlerle öğrencilerin ve öğretmenlerin masrafları çıkacak.



-Tiyatro salonunda kimler oynayacak?

-Ben oynayacağım. “Komikler Ağlamaz” adlı kitabımı oyunlaştırdım, Macit Koper sahneye koyacak, Savaş Dinçel sanat danışmanımız, bu sene onu oynayacağım. Tiyatro salonunu, çocuk tiyatrolarına kiraya vereceğiz ve bu gelirlerle okulu döndüreceğiz.Eğer, okulun kendi giderlerini bu yolla karşılayamazsak, ben kendi cebimden vereceğim. Başka yerde çalışıp kazanırım.

-Öğretmenlerin masrafları dediniz. Onlara maaş verecek misiniz?



-Öğretmenlerimiz beşyüzer bin lira maaş alıyor. Bu hem sembolik bir maaştır, hem de aile

bütçesine bir katkıdır. Onun dışında ulaşımlarını sağlıyoruz ve yemeklerini veriyoruz. Öğretmenlerimizin haftada bir günlerini alıyoruz, derslerini aynı güne yoğunlaştırıyoruz.

-Okulunuz üniversite düzeyinde mi, diploma verecek misiniz?



-Diplomamızın bir kağıt parçası kadar hükmü olmayacaktır. Diğer üniversitelerin tiyatro bölümlerinde eğitim görenler üniversite mezunu oluyorlar ve birçoğu da diploma almak için orada öğrenim görüyorlar. Bize 316 müracaat oldu, bu üniversitelerin kapasitelerinin üzerinde bir sayıdır ve başvuranlar bizden alacakları diplomanın hükümsüz olduğunu biliyorlar. O zaman şöyle bir gerçek ortaya çıkıyor: Bizden mezun olacak kişi yalnız sanatçı olmak için bize geliyor, diploma sahibi olmak için değil.

-Konservatuarda verilen eğitim gibi bir eğitim mi vereceksiniz, yoksa bir farklılığı olacak mı? Bu eğitimin süresi nedir?



-Üç yıl süren bir eğitim vereceğiz, birinci yıl hazırlık. Dersler sabahtan akşama sürüyor. Normal okul statüsünde olacak ama bizim farklı derslerimiz var.Bir alternatif eğitim vereceğiz diye yola koyulduğumuza göre bir farklılığımızın da olması gerek. Bir kere bütün dersleri anında videoya alıyoruz, öğretmen ve öğrenci kendini denetleme olanağı buluyor. Üzerimizde YÖK gibi bir baskı yok. Daha demokrat bir eğitim yapıyoruz. Demode değiliz, araştıran, ikibinli yıllara sanatçı yetiştirmeyi amaçlayan bir okul olacağız. Bu yüzden öğrencilerimize dışarda profesyonel oyuncu olarak çalışma izni vermiyoruz. Çünkü, öğrencilik içinde profesyonelliğe gidildiği zaman profesyonellikten alman biçimle öğrencilikten aktarılmak istenen bilgi farklılık arzediyor.



Konservatuar öğretmenlerinin birçoğu tiyatro patronu olduğu için öğrencileri orada profesyonel olarak oynatıyorlar. Bu bence yanlış. Ben öğrencinin yetenekli de olsa, okulunu bitirip diplomasını aldıktan sonra profesyonel yaşama geçmesinin iyi olacağını düşünüyorum. Başka iş yapabilirler ama okul parasız olduğu için buna da gerek olmadığını sanıyorum.

-Müjdat Bey, neden böyle bir okul kurmayı düşündünüz?

-Ben on yıldır konservatuarda öğretmenlik yapıyordum. Konservatuar YÖK’e bağlandıktan sonra gördüğüm çarpıklıkların bende rahatsızlıklar uyandırdığına inanır oldum. Bu yıl kendi okulumu açtığım için istifa edip kendi okulumla uğraşacağım.



Ben tiyatrocuyum. Bu meslekten kazandığımı bir oto galeriye veya bir tostçu dükkanına yatırmak yerine yine bu mesleğe geri döndürmek amacıyla bu mesleğin okulunu açmak istedim. Okulun içindeki ünitelerde tiyatro var, sinema var. televizyon stüdyosu var, kabare tiyatrosu var. Bu saydığım yerler de benim mesleğimle ilgili. Böyle bir okul kurmak gibi bir idealim vardı, otuziki yıllık tiyatro yaşamım sonunda bunu gerçekleştirmek kısmet oldu. Artık, herhalde okulun içinden çıkmayacağım.

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/tiyatro-dergisinin-1991-tarihli-11-sayisi/)

23.02.2021 16:47

Kategoriler:   Bayat Haber

Yorumlar