Menü

Mustafa Beni Pavyona Düşürdü

Adı Sema. Pavyon sermayesi. Onu çalıştığı yerlerde Ece diye çağırıyorlar. Yaşı henüz 26. Sermaye olabilmek için yaşını iki yaş büyütmüşler. Adı Sema… Ünlü türkücü Mustafa Topaloğlu’nun aşkı uğruna pavyona düşen ve geçimini hayat kadını olarak kazanan kolejden terk bir genç kız… Birçok genç kızın başına gelen bu ibret verici olayı bir genç kızın dramını ve sayesinde şöhret olduğunu iddia ettiği Mustafa Topaloğlu’na yolladığı bedduaları okuyun. Ama mutlaka okuyun…



İstanbul’un akşam saat altıdan sonra hareketlenen bir caddesi Kazancı Yokuşu. Taksim’i Kabataş’a bağlayan dik bir yokuş. Ünü öylesine yaygın öylesine yaygın ki. İnanabilmek için yaşayabilmek gerek Kazancı Yokuşu’nda… Ve bu yokuşta yaşanan binlerce dramatik olaylardan sadece biri Kolejli Sema’nın öyküsü… Kim bu Sema? Aslında Sema gibi pavyona düşen bir yığın genç kız var. Hayat kadını olanları ise yüzlerce. Ama Sema’nın bir ayrıcalığı var. Artist olma sevdasıyla gittiği menajerlik bürosundan sonra hosteslik yaptığı lokantada tanışıp sevdiği karılık yaptığı ünlü türkücü Mustafa Topaloğlu yüzünden pavyon sermayesi olmuş Sema. Pavyonlarda kullandığı ad Ece. Henüz 26 yaşında Mustafa Topaloğlu’nu 17 yaşında tanımış. Pavyonda çalışması için yaşını iki yaş büyültmüş Topaloğlu İzmit’ten sonra Bursa’ya gitmişler beraber. Sonra… İşte şöhret olma sevdasıyla yanıp tutuşan bütün genç kızlara ibret verecek pavyon sermayesi Sema’nın dramını banttan aynen yayınlıyoruz:



– Tahsilin ne Sema?

– “Orta sondan terk…”

– Hangi okulda okudun?

– “Tarhan Koleji’nde.”

– Neden bıraktın koleji?

– “Evlenmek zorundaydım.”

– Peki neden pavyona düştün?

– “Artist olmak için. Gazetelerde ilan vardı. Gittiğim yer meğer gizli pavyonmuş. Ama ben o zamanlar lokanta olan pavyonda hostes garson olarak çalıştım.”



– Nasıl sermaye oldun?

– “Sonra çalıştığım lokanta pavyon oldu, kaçtım. Orada Mustafa Topaloğlu’nu tanıdım. Birbirimizi çok sevdik.. O zamanlar sahne boş kalmasın diye onu çıkartıyorlardı sahneye. Sonra Bursa’ya gittik beraber. Orada ben Sema Topaloğlu soyadı ile çıktım sahneye. O da çalışıyordu aynı pavyonda.”

– Peki Mustafa Topaloğlu evli değil miydi?

– “Evliydi tabii. Ama bana yalan söylemiş. İstanbul’a geldikten sonra öğrendim. Karısı İzmit’te yaşıyormuş. Biz İstanbul’a gelince Milano Oteli’ne yerleştik. Bir yıldan fazla bu otelde yaşadık. Zaten karısı da otele gelip Mustafa ile görüşüyordu.”



– Mustafa Topaloğlu şöhretli miydi o zamanlar?

– “Hayır. Onu sahneye çıkarmak için ben uğraştım. Beni başka pavyona satıp İstanbul’da Kamacı Gazinosu’na çıkarken ekstra ilanlar verdi. Ben de ona hep müşteri götürüyordum.”

– O zamanlar pavyonda ne yapıyordun?

– “Şarkıcılık yapıyordum. Programım bittikten sonra da eşi dostu toplayıp Mustafa’nın çalıştığı Kamacı Gazinosu’na gidiyorduk. Ama o sahtekar çıktı. Beni sattı.”



– Nasıl sattı?

– “O zaman ağabeyinin de bir dostu vardı. Size iş bağladık dediler. Meğer Mersin’deki pavyona o zamanın parası 150.000 liraya satmışlar ikimizi.”

– Sen mi aldın parayı?

– “Hayır, Mustafa almış. Mersin’den kurtulana kadar neler çektim neler. Mersin’deki pavyoncudan Mustafa’nın ağabeysiyle yaşayan Gül kurtuldu. Beni Antalya’daki başka pavyona sattılar. O da kafayı bana taktı. Maraş’taki pavyonuna götürmeye niyetlendi. Kurtulmak için mecburen adamla yattım.”



– Nasıl kurtuldun?

– “Adam beni Maraş’tan önce Ankara’ya götürdü. Tabii o zamanlar sıkıyönetim var. Ayrı ayrı odalar tutuldu. Adamın ceketi odamda olmasına rağmen beş kuruş almadan otelden kaçtım. Sonra ver elini İstanbul. Artık ailemin yanına dönemezdim. İşte o gün bu gün pavyonda çalışıyorum”

-Peki pavyondan sonra ne yapıyorsun?

– “Müşteriler arasında beğendiğim olduğu zaman gidiyorum onunla. Ama sık sık değil.



Şimdi üç kocam var. İdare ediyoruz işte.”

-Peki yaşamını normal yoldan kazanamaz mısın?

– “Oturduğum evin kirası 60.000 lira. Nerede çalışıp kazanayım bu parayı. Bir kere düştüm bu yola. Allah beni düşürenlerin belasını versin. Başta o imam bozuntusu Mustafa Topaloğlu’nun. Benim sırtımdan şöhret oldu. Beni satıp aldığı paralarla gazino ilanları verdi kendi adına. Şimdi yüzüme bakmıyor bile. Zatan bu gün karşıma gelse ben tanımam onu.”

Eski santral memuru kolejden terk Sema’nın ibret verici dramı burada bitmiş değil. Çünkü aramızda yüzlerce Sema var şöhret uğruna kötü yola düşen. Dileriz sonuncusu olsun.



Topaloğlu kendini savundu

Bataklığa itmedim, çıkardım”

Tele – kız Ece Bökrek’in ibret verici açıklamalarından “Eminem” türküsüyle tanınan, “Muallim” adlı türküsüyle de şöhretini sürdüren çapkın türkücüyü aradık bulduk. Yeni plağının hazırlıklarından dolayı aşkla meşkle ilgilenmediğini söyleyen Mustafa Topaloğlu sorularımızı şöyle yanıtladı:

– Leyla Sümer’den önce beraber yaşadığım Ece Bökrek’i görüyor musun?

– “Kim, kimmiş bu kadın?”



– Pavyonda çalışıyor halen, İstanbul’da uzun süre beraber yaşamışsınız. Onun sayesinde şöhret olduğunu söylüyor. Pavyonda iş bulmuş sana.

– “Öyle birini tanımıyorum. Benim hakkımda zaten çok dedikodu çıkıyor. İnsan şöhret olunca normal bu tür iddialar.”

– Peki resmini göstersek?

– “Tabii… (Fotoğrafını gösterince). Haa, bu mu? Benimle İzmit’te çalışmıştı. Biraz ilişkim oldu.”



– Senin yüzünden batağa düştüğünü söylüyor…

– “Kim söylüyor. Esas onu bataktan çıkardım. İzmit’te pavyonda çalışırken Soğukoluk’a satıyorlardı. Hoşlandığım için pavyondaki işimi bırakıp İstanbul’a kaçırdım. Onun yüzünden işimden oldum. Ama o bir kere yola düşmüş. Ailesine geri götürdüğüm halde yeniden pavyona kaçmış. Şimdi benim yüzümden mi tele – kız oldu yani?”

– Uzun süre sana bakmış, sana pavyonlarda iş bulmuş. Senin yüzünden telefonla çıkmaya başlamış. – “Yalan hepsi yalan. Ben onu bataklıktan kurlardım ama o artık bu yolun yolcusu olmuş bir kere. Ayrıca birkaç kez ilişkim oldu. Kesinlikle karı – koca hayatı yaşamadık”



Uçuruma giden yolu açan Leyla Somer günah çıkarttı

Asıl Suçlu Benim”

Pavyonda çalışırken kötü yola düşmesine sebep olarak Mustafa Topaloğlu’nu gösteren tele – kız Ece Bökrek’in toplumsal bir dram olan itirafını çapkın türkücünün son sevgilisi olarak reklam yapan ve soyunarak adından söz ettiren film yıldızı Leyla Sümer’e açtık. Bir türkü ile geniş kitleleri peşinde sürükleyen çapkın türkücüye sadece tele – kız olarak çalışan Ece Bökrek değil film yıldızı olan Leyla Somer de lanetler yağdırıyor ve kendisinden önce böyle bir ilişkisi olduğunu şöyle anlatıyordu.



– “Mustafa ile tanıştığım günlerde gözüm hiç bir şey görmüyordu. Son derece sempatik ve içten davranıyordu. Flört etmeye başladıktan sonra ilişkimiz daha da kolaylaştı. Daha sonra karı – koca yaşamına dönüştü beraberliğimiz. İşte bütün kirli çamaşırlarını o günlerde döktü. Uğruna intihar eden kadınlardan söz etti ve de son olarak pavyonda çalışan bir genç kızla yaşadığını bana anlattı. Meğer o kızı benimle tanıştıktan sonra terk etmiş. Çok içkili olduğu bir gece vicdan azabı çektiğini söyledi. Çünkü pavyonda çalışmalarına ragmen tam bir ev kadınlığı yapıyormuş Mustafa’ya. Ama beni görüncw dünyası değişmiş. Şimdi vicdan azabı çeken benim. Çünkü o kızın batağa düşmesinden sorumlu tutuyorum kendimi. Eğer ben Mustafa’ya pas vermeseydim o yine kendi dünyasında kalacak bu kadar şöhrete sahip olmayacaktı…”

(Alıntıdır.Bkz:https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/sey-dergisinin-1985-tarihli-8-sayisi/)

26.12.2020 00:58

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar