Menü

Muzaffer Tema’nın Evliliği Bomba Gibi Gidiyor

Pazar günü saat 11… Ayazpaşa’da, Parkotel’e bakan Kutlu sokakta gri renkli bir Mercedes araba… 27 numaralı Uğur apartmanından kır saçlı, orta boylu bir erkek çıktı. Lacivert pantolon, beyaz triko gömlek. Arkasından bir genç kadın göründü: İnce, uzun, güze!… Erkek 49, kadın 24 yaşında. Evli bir çift. Arabaya bindiler. Kimsesiz İstanbul sokaklarından Kumburgaz istikametinde çıktılar yola.



Şimdi siz yaş farkına bakıp kestane saçlı genç kadınla ondan 25 yıl daha büyük kocasının mutlulukları üzerine belki toz kondurabilirsiniz. Eğer böyle yaparsanız yanılırsınız. İki buçuk yıllık evli bu çift, yerlf sinema dünyasının en mesut karı – kocalarından biridir. Sadece iki kişi kalmamışlar, bu mutluluğa küçük Alper’i de ortak etmişlerdir. Alper de kim? İşte onu şimdi, Aksaray’dan, anneannesinin evinden alacağız. Bakın şu üçüncü kat pencerelerine. Orada genç kadının annesi ve kucağında torunu var. 49 yaşındaki erkek koşarak (atlet gibidir, ama müzisyendir) eve daldı. Oğlunu alıp geldi Mercedes’e. Bu arabayı birkaç gün sonra satın alacak… Tecrübe gezisi yapıyor. Hem ziyaret, hem ticaret misali. Gene yollara düştüler. Alper, kah annesinin, kah babasının kucağında (su çiçeğini atlatalı bir hafta olmuş) Kumburgaz’da Faik Bey’in plajına ulaştılar. Alper’in babası, «Baba Muzaffer» keyiflendi. «Ohh, gel keyfim gel,» dedi.



Alper’in balonlarını üfleyerek şişirdi. Sonra eline lastik bir ördek aldı, şişirdi. Genç eşi Gülay Tema, saçlarını düzeltmiş, kendi eliyle diktiği şapkayı, mayoyu ve aynı kumaştan entariyi giymişti.

Etraftan onları görenler, tanıyanlar vardı, «Aaaaa Muzaffer Tema’ya bak… Hala genç ve yakışıklı…» diyorlardı.

– «Hanım da ne kadar genç ve güzel… Kumrular gibi sevişiyorlar…»

Öğle olmuştu. Yemeğe oturduk. Muzaffer Tema içtikçe keyifleniyordu. Bir kadeh rakı yuvarladı. «Kardeşim bu benim beşinci evliliğim. Saadeti Gülay’da buldum. Bu yaşa gelinceye kadar meşrebime uygun kadına rastlamadıysam kabahat bende mi? Kaderin cilvesi. «Öğleden Sonra Aşk» daha tatlı oluyor. «Akşam Güneşi» daha manalıdır,» dedi.



Gülay Tema da, bir yandan Alper’e sütünü içiriyor, bir yandan konuşuyordu, «Şimdiye kadar benim sözlerimi, duygularımı hiç yazmadınız. Liseyi bitirir bitirmez Muzaffer’i tanıdım. Bir süre flört ve sonra evlenme. İki buçuk – üç yıl sonra diyebilirim ki kadın arkadaşlarım arasında en mutlusu benim. Tecrübesi, görgüsü, olgunluğu bana çok şey kazandırdı. Kendi akranlarımdan biriyle evlenseydim asla yaşayamazdım. Güzel ve sıhhatli bir oğlum var. Şöhretli ve yakışıklı bir kocam.. Evim, otomobilim, hizmetçim… Daha dünyada ne isteyebilirim? Saadet parayla ölçülmüyor ki…



Gülay Tema sözünü tamamlar tamamlamaz, soğuk bir bardak bira içti. Sigarasını yaktı. Bu sırada Muzaffer Tema, oğlu Alper omzunda denize giriyordu. Gülay da onların yanına koştu. «Alper su çiçeğini yeni atlattığı için suya sokamıyoruz. Leke kalırmış. Doktor su değmesin, dedi. Yalnız Muzaffer girecek. Ne yapalım, başa gelen çekilir.»

Birden konuyu değiştiriyor, «Bizim ayrılacağımıza dair haberler çıkarsa, sakın inanmayın,» diyor. Bütün sinema yıldızları bedbaht olacak değil ya? Bizim gibi mutlu aileler Yeşilçam’da yok mu?»

(Alıntıdır. Bkz. http://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1968-tarihli-33-sayisi)

17.09.2020 21:13

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 25 Ağustos 2015 15:12

    Sinem Selin

    oy ne tatlı bi cocuk o öyleee
  • Yayınlandı: 8 Eylül 2015 16:22

    NUR HAYAT YÜZEN

    gülay tema oldukça mutlu görünüyor
  • Yayınlandı: 8 Eylül 2015 16:22

    AHMET SEZEN

    tabi kaptı yakışıklı adamı :D