Menü

Muzaffer Tema’nın Mutlu Günü

Muzaffer Tema'nın Mutlu GünüO dayı dolduranlar uzunca bir masanın etrafına sıralanmışlardı. 1966 yılının 9 kasımında saatlerin 04.45’i gösterdiği sırada bir yanında annesi, bir yanında babası üzerinde iki mum yanan yaş günü pastasının mumlarını söndürdü… Aynı anda oda alkışla doldu, davetliler sanki sözleşmiş gibi hep bir ağızdan, «Daha nice yıllara, Allah analı babalı büyütsün, inşallah mürüvvetini de görürsünüz,» demeye başladılar. Davetlilerin sofra başında toplanmalarını fırsat bilip Muzaffer Tema’yı bir köşeye çektik ve dereden tepeden konuşmaya başladık.

Biricik oğlunun yaş gününü kutlayan bir baba ne konuşur? Durmadan çocuğunu anlatır değil mi? Muzaffer Tema da bu kaideyi bozmadı. Yarım ağızia Alper’in yaramazlığından şikâyet ettikten sonra başladı oğlunu anlatmaya… Arada bir de davetlilerin öpücük yağmuruna tuttukları oğlunu iftiharla süzüyordu. Alper de fırsat buldukça babasına elle selamlar gönderiyor, gülücükler yapıyordu.

Muzaffer Tema'nın Mutlu GünüBaba – oğulun bu muhabbetleri aklımıza ister istemez Tema’nm Ankara seyahatini getirmişti. Biliyorsunuz, Muzaffer Tema Ankara’da bir piyeste oynayacak ve haftanın 5 gününü başkentte geçirecek. Yani biricik oğlundan uzak kalacaktı. Kendisine bunu hatırlattığımız zaman gülümsedi ve, «Karar öyleydi ama olmadı,» dedi. «Bazı sebepler yüzünden şimdilik Ankara’ya gitmiyorum. Bana göre bir piyes bulmak işi biraz uzun sürdü. Bu arada tiyatro mevsimi de açıldı. Tabii bana teklif yapan tiyatro perdelerini hazır bir eserle açtı. Benim oynayacağım piyes belli olur olmaz hemen çalışmalara başlayacağım.»

Oysa geçen konuşmamızda Muzaffer Tema bize hemen önümüzdeki günler içinde Ankara’ya gidip tiyatroya başlayacağını söylemiş, hatta bu yüzden filim tekliflerini bir süre kabul edemeyeceğini de sözlerine eklemişti. Kendisine bunu hatırlattığımız zaman güldü ve, «Mani zail olduğu için yeni mukaveleler imzaladım,» dedi. Böylece konumuz da tiyatrodan sinemaya atlamış oldu.

İlk filmini 1948 yılında çeviren Tema sinema konusunda hemen herkes gibi dertli. O dert yanarken bizim aklımıza da şöyle bir soru geldi: Muzaffer Tema sinemaya tam 20 yılını vermişti. Peki ama acaba sinema ona ne vermişti? Bunu sorduğumuz zaman şöyle bir güldü ve «Dikili bir ağacım bile yok ama,» dedi, «manevi bakımdan çok kazançlıyım. Seviliyorum, beğeniliyorum. Yurt dışına birçok defalar çıkıp mesleki tetkikler yaptım, herkesin hayalinde yaşayan Hollywood’da iki yıl kalıp Fox Şirketinin mukaveleli aktörü olarak çalıştım.»

Muzaffer Tema'nın Mutlu GünüO sırada Alper yanımıza gelmişti. «Babacığım bak,» diyerek kolunu gösterdi. Küçük Tema’nın kolunda bir çizik vardı. Baba Tema «Öpeyim de geçsin,» dedikten sonra bize döndü ve «Bugün annesi, Alper ve ben çocuk bahçesine gitmiştik. Her halde o zaman olmuş olacak,» diye çiziğin sırrını faş etti!

Evden ayrılırken kapı önünde aklımıza geliveren soruyu da, sormadan edemedik. Biliyorsunuz, Muzaffer Tema bugüne kadar tam 5 defa evlenmiştir. İlk dört eşiyle arasında yaş farkı falan da yoktu. Ama dört evliliğin dördünün de yürümediğini görenler, Tema beşinci defa kendinden çok küçük bir kızla evleneceği zaman, «Onlar yürümedikten sonra bu haydi haydi yürümez,» demişlerdi. Kendisine bunu hatırlattık ve, «Biraz garip olacak ama, aile saadetinizin sırrını söyler misiniz?» diye sorduk. Muzaffer Tema şöyle iki tarafına bakındıktan sonra kulağımıza eğildi ve «Olgunluk yaşla falan ilgili değildir,» diye sırrını açıkladı. Karım genç ama en azından benim kadar olgun. Birbirimizi seviyoruz, birbirimize inanıyoruz. Yetmez mi? Hem dört defa evlenip ayrıldım diye mutlaka nenim geçimsiz olmam gerekmez ya. Beşinciyle mesut olduğuma göre demek suç pek bende değilmiş.»

Muzaffer Tema belki bu konuda bize başka şeyler de söyleyecekti, ama içerden Alper’in sesi geldi: «Babaciiiii.»

(Alıntıdır. Bkz. http://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1968-tarihli-48-sayisi)

10.08.2019 22:51

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 25 Ağustos 2015 13:52

    Soner Çiftalan

    atlı karınca kırılıcakmış gibi duruyoo alın o cocugu ordan
  • Yayınlandı: 7 Eylül 2015 18:30

    SERDAR KANIT

    hayırlı baba be helal olsun :D