Menü

Müziğe Tutkun

”Alo Ben Füsun…” diyerek açtı telefonu Füsun Önal. Tıpkı yıllar önce plak dünyasında açtığı telefonla gençliğin sevgilisi olan Füsun Önal’dı ahizenin öte ucundaki ses. Cıvıl cıvıl, neşe dolu olan şarkıcı yeni döndüğü tiyatro turnesinden bir nebze yorgunluk bile duymamıştı. Koca yazın nasıl geçtiğini anlatırken sözünü kestik: ”Peki senin en çok sevdiğin müzik ne oldu, şarkıcı Füsun Önal öldü mü? Mikrofonları özlemedin mi? Herkes iflas ettiğini konuşuyor. Yoksa senin de mi devrin geçti?”



Ahizenin öte ucuzdaki ses birden neşesini kaybetti. Biraz sinirli, biraz kırgın tona bürünen sesiyle hırçınlaştı Önal:

Kim demiş iflas etti diye. Onu söyleyenler benim gücümden, bitip tükenmeyen enerjimden hala korkanlardır. İstesem bugün gençlik konserleriyle gençliği avucuma alırım. Ama ben istiyorum ki, yepyeni şarkılarla plak ve televizyonda dönüşümü yapayım sonra konserlerle sürdüreyim. Üç yıldır yeni plağım için arayışlar içindeyim. Yapılanı yapmak hiçbir zaman prensibim olmadı. 50’li yılların romantizmini yaşatmak istiyorum. Belki Füsun Önal da bu çalışmasıyla ”Unutulamayanlar” arasına, girebilir. En geç 1985 İlkbaharına kadar patlayacak bombalarım. Ne tiyatro, ne güzel sanatlar hiçbir sanat beni müzikten koparamaz. Çünkü o ölünceye kadar geçmeyecek bir hastalık ruhumda…”



Füsun Önal doğru mu söylüyor dersiniz? Acaba enerjisinden korkanlar mı yayıyor ”İflas etti” dedikodularını… Bekleyelim… Baksanıza az bir zaman kalmış…

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/sey-dergisinin-1984-tarihli-2-sayisi/)

19.09.2020 21:35

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar