Menü

Mylene Demongeot Muradına Erdi

Mylene Demongeot Muradına ErdiNikah memuru, gözlüğünü düzeltti, karşısında imtihana girmeye hazırlanan okullu çocuklar gibi heyecanla bekleyen genç çifte dikkatle baktı, sonra belden kemerli şık bir tayyör giymiş olan sarışın genç kadına yanında duran damat adayıyla evlenmeyi kabul edip etmediğini sordu. Genç kadın soruyu cevaplandırırken onun titrek sesine, yanındaki erkeğin gür sesi de karıştı, ikisi birden «evet» dediler. Salondaki davetliler, yıllardan beri devam eden bir aşk macerasının mutlu bir şekilde sonuçlanışını alkışlıyorlardı. Tören biter bitmez, yeni evliler kol kola girip neşe içinde salondan dışarı çıktılar. Fakat Paris havası onlara azizliğini yapmış biraz önce ortalık günlük güneşlikken şakır şakır yağmur yağmaya başlamıştı. Yağmurun aşkta iyi bir işaret sayıldığına inanan Parisliler, ünlü yıldız Mylene Demongeot ile kocası Marc Simenon’un nikah dairesinden çıkar çıkmaz yağmura yakalanmasını da genç çiftin kuracağı yuvanın uzun ömürlü olacağına yordular. Hemen oracıktan temin edilen şemsiye Marc Simenon’un eline tutuşturuldu. Sinema yıldızı Mylene Demongeot’nun yerini alan Mylene Simenon yağmurdan ıslanmamak için kocasına biraz daha sokuldu.

AŞKININ KERAMETİ!…

Mylene Demongeot ile ünlü romancı George Simenon’un oğlu Marc Simenon, on yıl önce Simenon’ların evindeki bir partide tanışmışlardı. Parti gecesi Mylene’nin tuvaletinin askısı kopmuş, ünlü romancı George Simenon genç misafirini içinde bulunduğu müşkül durumdan kurtarmış, bu arada, «Bir genç kadının tuvaletinin askısı yabancı bir evde koparsa o kadın ilerde bu yabancı evin gelini olur,» diye de bir inançtan söz etmişti. Tabiî Mylene, baba Simenon’un bu sözlerine o zaman sadece gülmekle yetinmiş, üzerinde durmamıştı. Ancak yıllarca sonra çeşitli tesadüfler ünlü romancının oğlu Marc Simenon’la onu karşı karşıya getirince hele birbirlerinden ayrılmalarına imkan olmadığını anlayınca, Mylene de ister istemez, müstakbel kayınpederinin on yıl önceki kehanetini hatırlamak zorunda kalmıştı.

EVLİLİK NİÇİN BU KADAR GEÇ OLDU

Mylene Demongeot Muradına ErdiMarc Simenon, ilk eşi Denise’den boşanmak istediği halde çeşitli güçlüklerle karşılaşmış bu yüzden sevgililer, kanun dışı bir ilişki kurmak zorunda kalmışlardı. Bu arada Mylene, sinemadaki şöhretini artırmak için elinden gelen gayreti de sarf etmiş, genç yönetici Marc Simenon’un çevirdiği fil imlerde rol almıştı. Fakat her şeye rağmen istikbal Mylene Demongeot’ya pek karanlık görünüyordu. Günün birinde Simenon soyadını taşımaya resmen hak kazanacağını ise aklının köşesinden bile geçirmiyordu.

Nasıl geçirebilirdi ki?… Mylene’nin eşi Henri Coste karısından resmen ayrılmayı kabul etmiyordu. Aynı şekilde Marc Simenon da hiç sevmediği eşine koparılması imkansız bağlarla bağlıydı. Sevgililer, her şeye rağmen beraberliklerini devam ettiriyorlardı, ama ne de olsa, içleri rahat değildi. Mylene, sevgilisiyle bir arada olabilmek için filim tekliflerinin çoğunu geri çeviriyordu. Marc Simenon da aynı şekilde sevdiği kadın uğruna birçok fedakarlıklara katlanmak zorundaydı. Gerçi genç adam durumundan hiç şikayetçi değildi, ama sevdiği kadınla tam manasıyla mutlu olabilmesini önleyen aksiliklere de çok sıkılıyordu.

Hayali gerçekleşince Mylene sevinçten ne yapacağını şaşırdı. Genç kadın Paris’te Marcel Achard’ın bir piyesinde başrolü oynadığı için kocasıyle halayına çıkamadı. Ama ne ziyanı vardı, sevdiği erkekle evlenmişti ya…

(Alıntıdır. Bkz. https://www.tozlumagazin.net/shop/urun/ses-dergisinin-1968-tarihli-42-sayisi)

10.08.2019 22:38

Kategoriler:   Ana Sayfa

Yorumlar

  • Yayınlandı: 25 Ağustos 2015 15:25

    Lale Kamacı

    hadi biz çıkalım kerevetine
  • Yayınlandı: 7 Eylül 2015 10:32

    HALİT KUMRU

    hiç hatılamıyorum kendilerini ya benim pek ilgimi çekmemiş yada fazla ünlü değillerdi zamanında :D